• BIST 82.477
  • Altın 147,865
  • Dolar 3,7883
  • Euro 4,0490
  • Aksaray 8 °C
  • Konya -2 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 2 °C

Utangaç veya utanmaz çocuk!

Sait Çamlıca

 Kendisinin çektiği sıkıntıları, kendisinin yaptığı hataları çocuklarının yapmasını istemiyor. Aşırı korumacı aileler, çocuklarına iyilik yapalım isterken, kötülük yaptıklarının farkında değiller. Kendi hayat tecrübelerinden yola çıkarak edindikleri davranış ve tutumlar, çocuklarının sıkıntı çekmesini engellemiyor. Sadece farklı alanda sıkıntı çektiriyorlar çocuklarına.

Maddi sıkıntısı olmayan çocuklar mutlu olsaydı, intihar eden, psikologlara sürekli giden çocukların önemli bir kısmı, zengin ailelerin çocukları olmazdı.

Çocuklarının eğitimi ile ilgilenmeyen anne babalar için, ben dahil birçok yazar, kalem oynatıyoruz. Çocuklarla ilgilenmek, her istediklerini yapmak anlamına gelmiyor. Mutlaka bir denge kurulmalı.

Hiçbir isteği yerine getirilmeyen çocukların hayatları kadar, her isteği yerine getirilen çocukların hayatları da problemli geçer. Sevgisiz büyüyen çocuk ne kadar hırçın olursa, aşırı sevgiyle büyümüş çocuklarda o kadar hırçın oluyor. Susuz bırakılan çiçeklerde kurur, aşırı su verilen çiçeklerde kurur. Her şeyin ölçüsü dengedir.

Annesi babası tarafından fazla şımartılan, her istedikleri yapılan çocuklar anne ve babalarına yönetmeye başlıyorlar. Küçük yaşta evin patronu gibi davranmaya başlıyorlar. Aynı ilgiyi okulda ki öğretmenlerden, mahallede ki arkadaşlarından göremeyince, okulda mutsuz olan, sosyal hayatta arkadaşsız kalan çocuklar yetişiyor. Anne babasından hiç “hayır” lafını duymamış bir çocuğu okutmak zorunda kalan bir öğretmen, o çocukla nasıl baş edecek?

Okul ve arkadaş çevresinde istediği ilgiyi bulamayan çocuklar, yalnızlığın intikamını, tüm nazlarını çeken anne balarından alıyorlar.

Uzman görüşleri

….. Yani “kötü yola” düşmemesi için (madde bağımlılığı, evden kaçma gibi) fazlasıyla taviz veriliyor. Ama sanılanın aksine çocuk, sınırlarını bildiği ortamda kendini daha güvende hisseder. Sınırların kalktığı durumlarda doyumsuzluk başlıyor. Annenin ısrarcı tutumuna karşılık çocuk ayaklarını yere vurup, yumruğunu ve dişlerini sıkarak “Beni çok fazla sinirlendiriyorsun. Hoşlanmıyorum ve seninle konuşmak istemiyorum” diyebiliyor.

(Şenay Yılmaz – Çocuk Gelişim Uzmanı)

Son 30-40 yıldır orta, üst sosyo-ekonomik seviyedeki anne babaların tutumları tavizkar. “Biz çocukken baskı gördük, ailemizde çok sevgi görmedik, çocuklarımıza bunu yaşatmayalım” diyorlar. Çocuğa aşırı bağlanma da nedenlerden biri. Tavizkâr aile modelinde çocuklar anne babaları üzerinde güçlerini kullanırlar. İleride anne-babası dışındaki insanlar ona tavizkar davranmayacağı için diğer insanlara karşı güveni de azalabilir. Çok içlerine kapalı ya da saldırgan olabilir. Doğruyu, yanlışı ayırt etmekte, bir başka deyişle, iç-denetim geliştirmekte zorlanırlar.

(Serkan Kahyaoğlu – AÇEV)

Aileyi ebeveynler yönetir. Çocukların fikrini almak, çocuğun fikirlerine önem verildiğini düşünmesi açısından faydalı ama özellikle önemli konularda son karar yetişkinlerin olmalı. Çünkü çocuklar kısa dönemli düşünür ve kararların sonuçlarını gerçekçi biçimde değerlendiremeyebilir.

Örneğin “kardeşin olsun mu” ya da “boşanmayı düşünüyoruz ne dersin?” türünden sorular çocuğun doğru değerlendirebileceği ve sonuçlardan dolayı sorumlu tutulabileceği sorular değil. Anne babalar çocukları mutlu olsun diye onları üzmekten korkuyor. Ama sınırlar ailede öğretilmezse çocuk dışarda çok daha acımasız biçimde öğrenmek zorunda kalır. Çocukerkil ailelere dönüşümün toplumun tüm kesimleri için geçerli olduğunu düşünmüyorum. Bir tarafta çocuğun kişiliğine pek az değer veren ebeveynler, diğer yanda neredeyse çocuğu yaşamının tek amacı haline getirmiş ebeveynler…

(Prof. Dr. Emine Zinnur Kılıç – Yeditepe Üniversitesi)

Reklamcılar bunun farkında!

Araba reklamlarında bile sürekli çocukların oynatılmasının amaçlarından biriside, evi yöneten kişilerden birisinin çocuklar olması değil mi?

Her istediklerini yaptırmayı başaran çocukların sayısını çoğaldığı için, Alışveriş merkezlerinin giriş kısımları, çocukların aldırtabilme ihtimali olan ürünlerle donatılıyor.

En kötü özgürlük…

Kainatı ayakta tutan şey dengedir. Şımarık çocuk yetiştirmek ile pısırık bir çocuk yetiştirmek arasında kalmaya engel olacak olan şey yine denge olmalı. Utangaç bir çocuk veya utanmaz bir çocuk arasında ki farkı ve dengeyi, anne baba ayarlayabilmeli. Hakkını aramasını bilen, haksız olduğunda özür dilemesini bilen çocuk, dengeyi öğrenmiştir. Her istediği alınan çocukların istekler bitmeyecek. Hiçbir istediği alınmayan çocuk arsız olacak.

Çocukların her istediğini yapmak, geçici bir mutluluk yaşatsa da, uzun vadeli sıkıntılar yaşamanıza sebep olur. Anne baba frene basmazsa, uçurumdan aşağı yuvarlanmaya engel olamazlar.

Sadece gaz pedalı olan, fren sistemi çalışmayan bir araba imal etmek, kimseye fayda sağlamaz.

Unutmayın: En kötü özgürlük sınırsız özgürlüktür.

Bu yazı toplam 817 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.