• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Aksaray 14 °C
  • Konya 12 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 12 °C

Zehirli Metaller

Prof. Dr. Mustafa Pehlivan

 Zehirli metal canlı vücuduna alındığı zaman ona zarar verir. Farklı metallerin zehirlilikleri de farklıdır. Aynı zehirli metal farklı canlılara farklı etki edebilir. Ayrıca canlının vücuduna giren zehirli metalin miktarı artarsa zehirliliği de artar.

         Tabiatta bilinen elementlerden 84 tanesi metaldir. Metalleri zehirli olanlar ve zehirli olmayanlar diye ikiye ayırabiliriz. Zehirli olanların sayısı zehirli olmayanlara göre daha azdır. Zehirli metallerin en yaygın olanları Civa ve Kurşundur.

         Yerkabuğunda bulunan metaller, zehirlik bakımından ikiye ayrıldığı gibi bolluk bakımından da ikiye ayrılabilir. Bol bulunan metaller; Aluminyum, Demir, Kalsiyum, Sodyum, Potasyum, Magnezyum, Titan gibi sıralanabilir. Eser oranda bulunan metaller ise; Baryum, Vanadyum, Nikel, Çinko, Bakır, Kurşun, Berilyum, Uranyum, Kalay, Kadmiyum Civa, Gümüş, Altın, vb., sıralanabilir.

         Canlılar bol bulunan metallerle jeolojik devirler boyunca haşır neşir olmuşlar hatta bu metallere vücutlarında yer vermişlerdir. Sodyum, Potasyum, Demir, Çinko vb., bunlara en iyi örnektir.

         Canlılar eser oranda bulunan elementlerle jeolojik devirler boyunca fazla karşılaşmadıkları için bunlara uyum sağlayamamışlardır. İnsan faaliyetlerinin endüstri alanlarında artması, canlıları endüstri devriminden günümüze bu eser elementlerle karşı karşıya getirmiştir. Bugün bu elementlerin zehirlilik etkileri de ortaya çıkmaya başlamıştır.

 

         Acaba zehirli metaller çevreye nasıl yayılmaktadırlar?

Çevremize bir bakalım, metalin olmadığı bir yer var mıdır? Hemen her yerde metalleri görüyoruz. Peki bu metaller nasıl kullanılabilir hale gelmişlerdir. Bir başka ifadeyle zehirli metaller; cevherden kazanılması, işlenmesi, transportu, kullanılması, korozyonu ve sonunda çöp halinde atılması sırasında çevreye yayılırlar. Bunlara bazı örnekler vermeye çalışalım: Kurşunlu benzin olarak bildiğimiz benzinde, tetraetil kurşun kullanılmıştır. Bu madde motordaki vuruntuyu önleyerek, motorun iyi bir şekilde çalışmasını sağlamıştır. Fakat egzoz gazları ile de kurşun bileşikleri çevreye atılmıştır. Almanya’da 1988 yılına kadar 4500 ton kurşun benzinde kullanılmış ve çevreye çeşitli bileşikleri halinde atılmıştır. Bu senaryo diğer ülkeler içinde aynıdır. Çevreye atılan metal kaybolmaz, bir yerden bir yere taşınabilir.

         Civa ise, Fenilciva asetat bileşiği olarak tarımda tohum koruyucu madde olarak kullanılır ve bu şekilde çevreye yayılır. Fosil yakıtlardan kömür yakıldığında ise çevreye; Civa, Kalay, Berilyum, Germanyum, Galyum, Molibden, Kobalt, Çinko, Krom, Nikel, Bakır gibi metaller yayılır. Yayılan metaller yüzeysel suları ve yeraltı sularını kirletirler. Suların kirlenmesi, şehir endüstriyel atıklarından ve zirai atıklardan olabileceği gibi atmosfere verilen metalik kirlenmelerden de olabilir.

         Zehirli metaller çevreye yayıldıklarında gıda yapısında birikirler. Sürekli olarak bu gıdaları alan canlılar ise zehirlenebilir. Çünkü insan vücudunun zararlı metalleri biriktirme özelliği vardır. Kurşun insan vücudunda 2920 gün, Civa 140 gün, Kadmiyum ise 400 gün kalarak ona zarar verir.

         Canlılara zarar veren çok tehlikeli metaller; Civa, Kurşun ve Berilyum’dur. Çevreyi kirletme ihtimali büyük veya kullanılma yerleri çok olan tehlikeli metaller ise; Bakır, Baryum, Çinko, Kadmiyum, Kalay, Mangan ve Vanadyum olarak sıralanabilir.

         Burada canlılar için gerekli olan elementleri de belirtmek gerekir. Bu elementler canlı vücudunda gerektiği kadar olmak zorundadır. Bu elementler gerektiğinden fazla miktarda olursa vücuda zarar verirler. Canlı için gerekli elementler 13 tanedir. Hafif ve Bol bulunanlar; Sodyum, Potasyum, Kalsiyum ve Magnezyumdur. Ağır ve Eser olan elementler ise; Bakır, Çinko, Demir, Kalay, Kobalt, Krom, Mangan, Molibden ve Vanadyum olarak sıralanabilir. Örnek olarak, Sodyum başlıca hücre dışı katyonu iken, Demir canlı için en önemli element olup, hemoglobin ve enzimlerde bulunur.

 

Kaynak: Gündüz T. (2004), Çevre Sorunları, Gazi Kitapevi, Ankara

Bu yazı toplam 2610 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Haber Fark | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.