Sayın Başbakan Yahudi Cesaret Ödülünü İade Etmelidir

Sayın Başbakan Yahudi Cesaret Ödülünü İade Etmelidir

MHP Aksaray İl Başkanı Op. Dr.Rıfkı Karabatak Hükümetin Dış politikasını eleştirerek "Sayın Başbakan Yahudi Cesaret Ödülünü İade Etmelidir"dedi

Geçtiğimiz yıl, ağır bir kuşatma altında tutulan Gazze’ye yönelik denizden yapılan insani yardım girişimine, İsrail’in barbarca saldırısı ve sonrasındaki gelişmeler içinden geçtiğimiz zaman dilimindeki gerginliğin en temel kaynağı olmuştur. İsrail’in uluslararası sularda Türk bayraklı yardım gemilerine insaf, hukuk ve insanlık değerlerini hiçe sayarak yaptığı kanlı operasyon ve Mavi Marmara gemisinde bulunan okuz vatandaşımızı katletmesi bu ülkenin terörist yöntemlerden nasıl beslendiğini de açıkça kanıtlamıştır. Ancak unutulmamalıdır ki; o gemiyi vurulacağını bile bile Gazze’ye gönderende, gemide ki AKP li vekilleri başlarına bir şey gelmesin diye indiren de bizzat AKP dir.

KOMŞULARLA SIFIR SORUN POLİTİKASI İFLAS ETMİŞTİR

İçinden geçtiğimiz  sıkıntılı süreçte  Türkiye’yi küresel ve bölgesel barışa katkıda bulunan sorun çözücü bir niteliğe kavuşturma amacı ile uygulanan dış politikalar bugüne kadar bir sonuç doğurmamıştır. Üstelik komşularla ‘Sıfır Sorun Politikası’ adıyla yürütülen yüzeysel ve içi boş politika manevraları  komşularının tamamıyla sorunu olan bir ülke haline gelmemiz  nedeniyle iflas etmiştir. Komşu coğrafyalarda istikrar ve barış ikliminin yeşermesi uğruna icra edildiği söylenen temelsiz ve nafile girişimler daha dün dostumuz dedikleri ülkelerle ciddi sorunlar yaratmıştır.

Birleşmiş Milletler Rapor’unun resmi olarak yayımlanmadan, ABD’deki bazı gazetelere el altından sızdırılması Birleşmiş Milletler’in güvenirliğine ve ciddiyetine büyük bir darbe vurmuştur. Rapor’un İsrail’i aklayan ve hunhar saldırısına gerekçe oluşturmaya çalışan bir içeriği olduğu açık ve meydandadır.Nitekim Gazze’ye yönelik deniz ablukasının meşru gösterilmesi ve İsrail’in uluslararası sularda askeri müdahalede bulunmasına zımnen onay verilmesi başlı başına skandal ve çarpıklıktır. Filistin halkının haklı ve meşru davasının, sözde insan hakları ve özgürlük savunucuları tarafından dikkate alınmaması en başta insanlık adına rezelet ve utanç vericidir.

Ayrıca söz konusu Rapor’da İsrail’in sivil yardım gemilerine yaptığı saldırı sebebiyle; özür dilemesi, tazminat ödemesi ve Gazze’ye uyguladığı ablukayı kaldırması konusunda herhangi bir umut verici ifadeye rastlanılmamıştır.Uluslararası alanda sözü dinlenmeyen, teklifleri kabul görmeyen AKP zihniyetinin; iç politikada mevzi kaybetmemek ve Füze Kalkan Projesinin kurulma tartışmalarını önlemek adına sahte bir İsrail düşmanlığı rolüne büründüğü  izlenimi gittikçe güçlenmektedir.

Bu itibarla hükümet, Birleşmiş Milletler Raporu’nu hükümsüz ilan etmiş ve İsrail’e karşı beş maddelik bir yaptırım paketi uygulamaya koyarak geri dönülmez bir yola girmiştir.Türk-İsrail ilişkilerinin ikinci katip düzeyine indirilmesi ve askeri anlaşmaların askıya alınması gibi geç kalmış hususlar, AKP’nin zorunlu olarak başvurduğu tedbirler olarak ortaya çıkmıştır.

Ne var ki, Milliyetçi Hareket Partisi Sayın Genel Başkanımızın yaptığı 31 Mayıs 2010 tarihinli yazılı basın açıklaması marifetiyle AKP hükümetinden;

İsrail’deki büyükelçimizi derhal ve süresiz geri çekmesini,

Bu ülkeyle olan askeri alandaki ve savunma sanayindeki işbirliğini kesmesini istemiştir.

İktidarın yaklaşık 1,5 yıllık bir gecikmeyle, partimizin görüşlerine benzer bir tavır alması yerindedir.

AKP hükümetinin, aniden İsrail karşıtı sert bir tutum takınmasıyla, bu ülkeyi İran’a karşı korumak üzere planlanan Füze Savunma Sistemi’nin, ülkemize yerleştirilme zamanlaması arasındaki paralellik dikkat çekicidir. Eğer AKP, Füze Savunma Sistemi’nin kurulmasıyla ilgili sürecin gölgelenmesini sağlamak ve bu kapsamda gündem değiştirmek adına İsrail kartını ileri sürüyorsa, bu yaptığı tezgâh kısa sürede deşifre olacak ve bunun bedelini de mutlaka ödeyecektir. Milliyetçi Hareket Partisi, milli menfaatler konusunda atılacak her türlü adımın ve mazlum Filistinli kardeşlerimizin haklarını savunmak için yapılacak girişimlerin elbette destekçisi ve takipçisi olacak ve mutlaka arkasında duracaktır.

Başbakan Erdoğan’ın bundan sonra, Filistinli kardeşlerimizin yüreğini serinletmek ve inandırıcılığını göstermek için sahibi olduğu ‘Yahudi Cesaret Ödülü’nü bir an önce iade etmelidir.

Bu haber toplam 1027 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.