Uzmanlardan Kumar Bağımlılığı Uyarısı: "Kaybedilen Sadece Para Değil"

Uzmanlardan Kumar Bağımlılığı Uyarısı: "Kaybedilen Sadece Para Değil"
Kumar bağımlılığının yalnızca maddi kayıplarla sınırlı olmadığı, bireyin beyin yapısından aile ilişkilerine kadar birçok alanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olduğu belirtildi.

Uzmanlar, bağımlılığın kişinin iradesinden çok daha karmaşık bir süreç olduğunu ve profesyonel destek alınmasının önem taşıdığını vurguluyor.

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Tıbbi Direktörü Prof. Dr. Kültegin Ögel, kumar ve bahis bağımlılığında beynin çalışma sisteminin değiştiğine dikkat çekerek, "Kumar bağımlılığında beyin ve öncelikler değişir. Beyin yanlış olsa da her şeyden önce kumar ve bahise önem vermeye başlar" değerlendirmesinde bulundu.

Kumar bağımlılığında temel noktanın kazanmak değil, kazanma ihtimalinin oluşturduğu beklenti olduğunu belirten Prof. Dr. Ögel, dopamin sistemindeki değişikliklerin kişinin karar verme, planlama ve muhakeme yeteneklerini etkileyebildiğini ifade etti.

Prof. Dr. Ögel, yapılan değerlendirmelerde kumar bağımlılarında bazı bilişsel bozulmaların gözlendiğini belirterek, "Beynin aktivasyonunda yüzde 30 düşüş gözleniyor" dedi.

"Bağımlılık bir aile hastalığıdır"

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Elif Sena Özata ise kumar bağımlılığının sadece bireyi değil, ailesini ve yakın çevresini de etkilediğini söyledi.

Özata, bağımlılığın kişinin kimliğiyle özdeşleştirilmesinin tedavi sürecini zorlaştırabileceğine dikkat çekerek, "Kişilerin ve ailelerinin damgalanacağı düşüncesiyle yaşanan sorunları gizlemesi, yardım aramayı ertelemesine neden olabilir" ifadelerini kullandı.

Kumar bağımlılığının aile bütçesi, güven ilişkileri ve geleceğe yönelik planlar üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini belirten Özata, "Bağımlılık bir aile hastalığıdır. Tedavi sürecine yalnızca oynayan kişinin değil, etkilenen yakınların da dahil olması önemlidir" dedi.

"İyileşme sadece kumarı bırakmakla sınırlı değil"

Uzmanlara göre kumar bağımlılığında tedavi süreci yalnızca davranışın sona erdirilmesinden ibaret değil. Kişinin kumar oynama davranışını sürdüren düşünce, duygu ve tetikleyicileri anlaması, riskli durumlarla baş etme becerileri kazanması ve yaşam düzenini yeniden oluşturması gerekiyor.

Elif Sena Özata, tedavi sürecinde yaşanan zorlanmaların veya yeniden oynama durumlarının başarısızlık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, bu durumların tedavi planının yeniden ele alınması gereken süreçler olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Kültegin Ögel ise bağımlılık geliştikten sonra kişinin verdiği sözlerin tek başına yeterli olmayabileceğine dikkat çekerek, "Bağımlı olduktan sonra kişi iradesini kullanamaz. Bu nedenle zorunlu kısıtlamalar, ilaç tedavileri ve psikoterapi iyileşme sürecinde önemli rol oynar" dedi.

Uzmanlar, kumar bağımlılığıyla mücadelede en önemli adımların erken farkındalık, doğru yaklaşım ve profesyonel destek olduğunu belirtiyor.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.