Arık, "Bütün veriler kuraklığın artacağını gösteriyor"

Arık, "Bütün veriler kuraklığın artacağını gösteriyor"

Ovadaki tehlike çanları artık daha güçlü çalıyor. Felaket kapıya dayandı. Tarımsal üretimin başkenti Konya'da yaşanan kuraklık ve beraberindeki olumsuz etki, her geçen gün artıyor.

Ova, çoğu yönden alarm veriyor. Kuraklığın şiddetini artırması kötü gidişatı körüklüyor. Barajlardaki doluluk oranı endişe verici boyutlara ulaştı. Barajlardaki doluluk oranı, yüzde 50'den fazla azaldı. Konya, doluluk oranında son yılların en düşük seviyesine ulaştı. Son günlerde kuraklıktan ötürü canlı türlerinin ölümleri de artışa geçti. Tarımsal üretimde de ciddi verim kaybının beklendiği dile getirildi.

BİR SÜRE SONRA KONYA'DA GÖL KALMAYACAK!

Konya’da dünyanın nazar boncuğu olarak bilinen Meke Gölü başta olmak üzere, birçok göl ve sazlık kurudu. Bilinçsiz sulama ve yaşanan şiddetli kuraklık, göllerde vahim bir görüntü ortaya çıkardı. Eşmekaya sazlığı, Eskil'deki bir çok pınar ve göz, Tuz Gölü, Suğla Gölü, Arapçayırı Çumra Ovası, Güvenç Gölü, Yarma Bataklığı, Hotamış Sazlıkları, Samsam Gölü, Akşehir Gölü, Karapınar Ovası, Ereğli Sazlıkları susuzluktan can çekişiyor. Beyşehir Gölü'nde ise su, kıyıdan yaklaşık 50 metreden fazla çekildi. Su seviyesinde beklenenin üstünde azalma oldu. Konya'nın Karapınar ilçesindeki volkanik patlama sonucunda oluşan Acıgöl'de ise su seviyesi gün geçtikçe azalıyor. Altınapa Barajı’nda da aynı görüntüler ortaya çıkıyor. Gölün bir süre sonra tamamen kurumasından endişe ediliyor.

61 YILLIK BARAJDA BİNLERCE BALIK TELEF OLDU

Konya'da 61 yıl önce inşa edilen ve su seviyesi büyük oranda düşen barajda binlerce balık öldü. Akören ilçe sınırlarında May Çayı üzerinde sulama ve taşkın önleme amacı 1960 yılında inşa edilen barajda binlerce balığın öldüğünü görenler üzülüyor. Ahmediye Mahallesi’nde sulama ve taşkın önleme amacıyla 1960 yılında yaptırılan May Barajı'ndaki sular, bu yıl Konya Ovası’nı etkisi altına alan meteorolojik kuraklık nedeniyle çekildi. Sudaki oksijen miktarının azalmasıyla da barajdaki binlerce sazan türü balık öldü. Ölü balıklar, barajın kıyı sularında tabaka oluşturdu. Devlet Su İşleri (DSİ) yetkilileri, baraj ve ölü balıklardan örnekler aldı. Örneklerde yapılan ilk incelemelere göre, balık ölümlerinin dış etken kaynaklı olmadığı tespit edildi. Balık ölümlerinin, baraj suyundaki alg patlaması, bununla birlikte oksijen miktarındaki ani düşüş nedeniyle yaşandığı kaydedildi.

KURAKLIK NEDENİYLE YÜZLERCE FLAMİNGO ÖLDÜ

Tuz Gölü kuraklıktan en çok payını alan doğal varlıklardan birisi haline geldi. Her sene yüz binlerce flamingo, yaz aylarının daha sıcak geçtiği bölgelerden Mart ayının ortalarından itibaren kuluçka dönemi için Tuz Gölü'ne gelirken, küresel ısınmanın oluşturduğu etkilerden birisi olan su rezervlerinin tükenmesi ve yoğun su kullanımı olumsuz etkiler ortaya çıkarıyor. Konya, Ankara ve Aksaray sınırları içerisinde yer alan Tuz Gölü'nün Konya'nın Cihanbeyli ilçesi Gölyazı bölgesinde yaşanan flamingo ölümleri dehşete düşürdü. Her yıl eşsiz manzaraların oluştuğu bölgedeki kuraklık nedeniyle yüzlerce flamingo öldü. Küresel ısınmayla birlikte Tuz Gölü'nün suyunun çekilmesine bağlı olarak yeterli besin bulamayan yüzlerce yavru ve yetişkin flamingo Tuz Gölü'nde ölü olarak bulundu.

300-400 METREDEN VURULMASINA RAĞMEN SU YOK!

Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Prof. Dr. Fetullah Arık, sahada gezdiklerini, kuraklığın izini çoğu yerde gördüklerini dile getirdi. Konya'daki kış yağışlarının son 20 yılın en düşük ikinci yılı olarak kayıtlara geçtiğini hatırlatan Arık, “Su kaynaklarımız yok denecek kadar az” dedi. Havzada kuraklığın izlerinin uzun zamandır olduğunu, tarım sektöründe ciddi sıkıntıların yaşandığının altını çizen Başkan Arık, bu yıl Ova'da buğday ve arpa rekoltesinin beklenilenin çok altında olacağını da ifade etti. Kış yağışlarının yeterli olmamasından kaynaklı, vatandaşın yer altı suyuna yüklendiğini aktaran Arık, daha sonra şunları söyledi: “Aşırı yer altı suyu kullanımı dolayısıyla su seviyesi ciddi şekilde azaldı. Bu yıl bazı alt havzalarda 6-7 metre düşüşlerin olduğu gözlemleniyor. Bazı havzalarda da 300-400 metreden kuyu vurulmasına rağmen su bulunamıyor. Sıkıntılı bir dönem başladı. Gelecek dönemlerde bu gidişatın daha iyi olacağını öngörmüyoruz. Bütün veriler kuraklığın artacağını gösteriyor.”

YAPACAK TEK ŞEY ELDEKİ KAYNAKLARI DOĞRU KULLANMAK

“Mevcut kaynaklarla verimli üretim nasıl olmalı konusunda kafa yorulması gerekir” diyen Arık, “Havza bazlı üretim modeline geçilmeli. Çok su isteyen bitkiler her yerde ekilmemeli. Az su tüketen ürünlere yönelmeliyiz. Su kaynağımız yok. Başka havzalardan su getirilmesiyle ilgili öneriler oluyor. Yukarı Göksu Havzası’ndan Mavi Tünel Projesi'yle su getirildi. Bu su, havzanın ihtiyacının 30'da birini karşıladı. Yukarı Göksu Havzası'ndan su getirmenin dışında başka havzalardan su getirebilmek çok pahalıya mal oluyor. Diğer havzalardan su aktarımı ile ilgili projelerde çalışmalar bu süreçte verimli görülmüyor. O yüzden elimizdeki kaynakları doğru kullanmalı, ona göre üretim yapmalıyız. Konya'da bitkilere ihtiyacından daha fazla su veriliyor. Bu konuda da bir bilinçsizlik var. Bu sorunun da önüne geçmeliyiz. Su kullanımını planlayamıyoruz. Belgesiz kuyular var. Ne kadar su tüketildiği bilinmiyor. Kaçakların önüne geçilmeli, ruhsatlandırma yapılmalı” şeklinde konuştu.

EMRE ÖZGÜL/merhabahaber.com

Bu haber toplam 953 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum