Konya'da Anadolu’yu Karış Karış Gezen İngiliz Arkeologun İzleri Ele Alındı
Konya Aydınlar Ocağı’nın geleneksel Selçuklu Salı Sohbetleri programında bu hafta araştırmacı gazeteci Murat Sarıbaş, Anadolu başta olmak üzere Orta Doğu coğrafyasını gezen ve geride binlerce fotoğraf bırakan İngiliz arkeolog ve seyyah Gertrude Bell’in hayatını anlattı.
Konevi Derneği salonunda gerçekleştirilen programın açılış konuşmasını yapan Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, Gertrude Bell’in Orta Doğu tarihindeki etkisine değindi.
Dr. Güçlü, Bell’in Osmanlı sonrası Orta Doğu’nun şekillenmesinde etkili isimlerden biri olduğunu belirterek, günlüklerinden örnekler verdi.
Daha sonra kürsüye gelen araştırmacı gazeteci Murat Sarıbaş, Gertrude Bell’in çocukluğu, eğitimi, seyahatleri ve arkeoloji çalışmalarına ilişkin bilgiler paylaştı.
Oxford’dan birincilikle mezun olan ilk kadın
Gertrude Bell’in 14 Temmuz 1868 tarihinde İngiltere’nin Durham Kontluğu’nda dünyaya geldiğini anlatan Sarıbaş, Bell’in tarih eğitimi almak üzere gittiği Oxford Üniversitesi’nden birincilikle mezun olmayı başaran ilk kadın olduğunu ifade etti.
Bell’in dağcılık alanında da önemli çalışmalar yaptığını aktaran Sarıbaş, 1902 yılında Alp Dağları’nda gerçekleştirdiği tırmanışlarla yeni rotalar keşfettiğini ve bir zirveye "Gertrude Zirvesi" adının verildiğini söyledi.
İran’dan Anadolu’ya uzanan yolculuk
Gertrude Bell’in İran’ın başkenti Tahran’da bulunduğu dönemde Orta Doğu’ya büyük ilgi duyduğunu belirten Sarıbaş, Bell’in Farsçayı ileri seviyede öğrendiğini ve Hafız Divanı’nı İngilizceye çevirecek kadar dile hâkim olduğunu ifade etti.
Bell’in daha sonra Anadolu’ya yöneldiğini aktaran Sarıbaş, 1905, 1907 ve 1909 yıllarında gerçekleştirdiği gezilerde Anadolu’nun birçok şehrini ziyaret ettiğini söyledi.
Sarıbaş, Bell’in İstanbul, Afyon, İzmir, Aydın, Antalya, Isparta, Konya, Karaman, Aksaray, Niğde, Kayseri, Mersin, Adana, Antakya, Mardin, Şanlıurfa ve Diyarbakır gibi birçok bölgede incelemelerde bulunduğunu belirtti.
Konya ve Binbir Kilise çalışmaları
Gertrude Bell’in Konya’ya özel önem verdiğini anlatan Sarıbaş, 1907 yılında Binbir Kilise kazıları için Konya’ya geldiğini ve bölgede çok sayıda fotoğraf çektiğini ifade etti.
Bell’in İskoç arkeolog Prof. Dr. William Ramsay ile birlikte Karadağ’daki Binbir Kilise’de çalışmalar yürüttüğünü aktaran Sarıbaş, Bell’in çektiği fotoğrafların bugün tarihi araştırmalar açısından önemli bir kaynak olduğunu dile getirdi.
Sarıbaş, Bell’in Konya’da çektiği İnce Minare fotoğrafına da değinerek, fotoğraftaki kişinin kendisine rehberlik eden bir kişi olduğunu anlattı.
Orta Doğu’nun şekillenmesinde etkili oldu
Gertrude Bell’in Kudüs, Suriye, Irak, Ürdün, Filistin, Mısır ve Arabistan’da çalışmalar yaptığını belirten Murat Sarıbaş, Bell’in özellikle Arap aşiretleri ve bölge coğrafyası konusunda uzmanlaştığını söyledi.
Bell’in İngiliz siyasetinde ve Orta Doğu’nun şekillenmesinde önemli rol oynadığını ifade eden Sarıbaş, Irak’ın yönetiminde ve sınırların belirlenmesinde etkili olduğunu aktardı.
"Çöl Kraliçesi", "Çöl Kızı" ve "Irak’ın Taçsız Kraliçesi" gibi unvanlarla anılan Bell’in 12 Temmuz 1926’da Bağdat’ta hayatını kaybettiğini belirten Sarıbaş, ölüm şeklinin ise hâlâ tartışmalı olduğunu söyledi.
Murat Sarıbaş, Gertrude Bell’in geride bıraktığı 8 binden fazla fotoğrafın günümüzde de önemli bir arşiv niteliği taşıdığını ve bu fotoğraflardaki bölgelerin güncel hallerini görüntüleme çalışmalarına devam ettiğini ifade ederek konuşmasını tamamladı.


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.