Konya’da Uyuşturucu Uyarısı: Bağımlılık Suça Sürükleyebiliyor

Konya’da Uyuşturucu Uyarısı: Bağımlılık Suça Sürükleyebiliyor
Liman Ayık Yaşam Derneği Konya Temsilcisi Oğuz Şahin, madde bağımlılığının bireysel ve toplumsal sonuçlarına dikkat çekerek kullanım yaşının ortaokul seviyelerine kadar düştüğünü söyledi.

Şahin, ailelere erken müdahale ve profesyonel destek çağrısında bulundu.

Uyuşturucu bağımlılığı, yalnızca kişinin sağlığını ve yaşamını değil, aile ilişkilerini ve toplumsal hayatı da etkileyen önemli sorunlar arasında yer alıyor. Bağımlılık alanında saha çalışmaları yürüten Liman Ayık Yaşam Derneği Konya Temsilcisi Oğuz Şahin, madde kullanımı ile suç arasındaki ilişkiye, gençlerin karşı karşıya olduğu risklere ve iyileşme sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Merhaba Haber’e konuşan Şahin, bağımlılığın ilerlemesiyle birlikte kişinin madde temin etmek için giderek daha fazla paraya ihtiyaç duyabildiğini, bu durumun bazı kişileri madde satışı ve hırsızlık gibi suçlara yöneltebildiğini ifade etti.

Bağımlılık, suç riskini artırabiliyor

Uyuşturucu kullanma ve uyuşturucu madde ticareti suçlarının yıllık suç istatistiklerinde üst sıralarda yer aldığına dikkat çeken Şahin, bağımlılığın suçla ilişkisi değerlendirilirken kişinin yaşadığı zihinsel, ruhsal ve sosyal sorunların da dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Şahin, madde temin etme ihtiyacının kişinin maddi kaynaklarını tüketebildiğini belirterek, gerekli müdahale yapılmadığında bazı bağımlıların zamanla madde satışı veya hırsızlık gibi suçlara yönelebildiğini dile getirdi.

Bağımlılıkla mücadelenin yalnızca suçun sonuçlarına odaklanarak yürütülemeyeceğini belirten Şahin, sorunun temelindeki bağımlılık döngüsünün de ele alınması gerektiğini vurguladı.

Madde kullanımı ortaokul yaşlarına kadar iniyor

Sentetik uyuşturuculara erişimin kolaylaşmasının gençler açısından ciddi risk oluşturduğunu ifade eden Şahin, derneğe başvuran danışanların önemli bir bölümünün maddeyle ilk tanışma yaşını 12-18 aralığında bildirdiğini aktardı.

Aile içinde yeterli aidiyet duygusu bulamayan, travmatik deneyimler yaşayan veya olumsuz arkadaş çevrelerinin etkisinde kalan gençlerin bağımlılık riskiyle karşı karşıya kalabildiğini belirten Şahin, sosyal medya ve bazı popüler kültür unsurlarının da madde kullanımını özendirici biçimde sunulmasının bu riski artırabileceğine dikkat çekti.

Şahin, gençlerin korunması için ailelerin, okulların ve toplumun birlikte hareket etmesi gerektiğini kaydetti.

“Cezaevinde ayık kalmak, iyileşmekle aynı değil”

Bağımlılığın yalnızca irade eksikliği olarak görülmemesi gerektiğini belirten Şahin, bunun tıbbi ve psikososyal yönleri bulunan bir hastalık olduğunu ifade etti.

Cezaevinde maddeye erişimin kesilmesiyle kişinin bir süre madde kullanmayabileceğini dile getiren Şahin, kalıcı iyileşme için bağımlılığın altında yatan nedenlerin ele alınması gerektiğini söyledi.

Kişinin cezaevinden çıktıktan sonra eski çevresine dönmesinin yeniden madde kullanımına başlama riskini beraberinde getirebildiğini belirten Şahin, tedavi sürecinin psikolojik destek, sosyal uyum ve rehabilitasyon çalışmalarıyla desteklenmesinin önemini vurguladı.

Aileler hangi belirtilere dikkat etmeli?

Şahin, ailelerin çocuklarında görülen ani değişimleri dikkatle takip etmeleri gerektiğini belirterek şu belirtilere karşı duyarlı olunmasını önerdi:

  • Davranışlarda ve arkadaş çevresinde ani değişiklikler

  • İçe kapanma ve aile içi iletişimin azalması

  • Uyku ve iştah düzeninde belirgin değişimler

  • Gözlerde kızarıklık veya konuşma biçiminde farklılıklar

  • Evden eşya kaybolması ya da açıklanamayan para talepleri

Bu belirtilerin tek başına madde kullanıldığını kanıtlamayacağını hatırlatan Şahin, şüphe durumunda çocuğu suçlamak veya yargılamak yerine sakin ve destekleyici bir iletişim kurulması gerektiğini söyledi.

Ailelerin sorunu görmezden gelmemesi, profesyonel destek almak için gecikmemesi ve gerektiğinde tıbbi tedaviyle birlikte rehabilitasyon sürecini değerlendirmesi gerektiğini belirtti.

“Liman Modeli ile yüzde 80 başarıya ulaşıyoruz”

Kendisinin de geçmişte bağımlılıkla mücadele ettiğini ifade eden Oğuz Şahin, dernek bünyesinde uyguladıkları “Liman Modeli” kapsamında ortalama yüzde 80 başarı oranına ulaştıklarını öne sürdü.

Şahin'in aktardığı modele göre süreçte, farklı şehirlerden gelen danışanlar için destek grupları oluşturuluyor. Eski madde kullanıcılarından oluşan sertifikalı bağımlılık danışmanları, psikologlar ve manevi değerler eğitmenleri çalışmalara katkı sunuyor. Aile eğitimi ve kişinin sosyal yaşamla yeniden bağ kurmasına yönelik destekler de sürecin bir parçası olarak yürütülüyor.

Tıbbi tedavinin yanı sıra kişinin özsaygısını yeniden kazanmasının ve sosyal çevresini güçlendirmesinin önemine değinen Şahin, bağımlılıkla mücadelede eğitim çalışmalarının yaygınlaştırılması çağrısında bulundu.

Şahin, üniversitelerde, okullarda ve mahallelerde bağımlılıkla ilgili bilgilendirme seminerlerinin artırılması gerektiğini belirterek, gençleri korumak için toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk alması gerektiğini ifade etti.

Bu haber toplam 55 defa okunmuştur
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.