Üreticiyi düşünen yok

Üreticiyi düşünen yok
Süt üreticisi temsilcileri süt alım fiyatının sanayiciler tarafından keyfi olarak belirlendiğini kaydederek, üreticinin ağır zarara uğradığını dile getirdi

Süt fiyatlarında yaşanan dalgalanma hem süt üreticilerini, hem de tüketiciyi olumsuz etkiliyor. Fiyatların kaliteye göre belirlenmemesi ve belirli bir taban fiyatının olmaması da süt üreticilerini zarara uğratıyor. Konya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mehmet Parlak, süt alım fiyatlarının 55 kuruşa kadar düştüğünü, devletin sanayiciye, işadamına verdiği desteğin yarısını üreticiye vermediğini, bu nedenle süt üreticisinin çok zor durumda olduğunu söyledi. Süt fiyatlarına taban fiyat belirlenmesi gerektiğini belirten Parlak, “Devletin destek verdiği sanayiciler, işadamları süt fiyatlarını istediği gibi belirliyor, fiyatları istediği kadar düşürebiliyor. Devletten zaten desteğini alan sanayiciler fiyatları istediği gibi belirlerken üreticilerin kazançları heba ediliyor, emekleri hiçe sayılıyor. Süt üreticisi devamlı dalgalanan fiyatlar nedeni ile zor durumda kalıyor. Üretici para kazanamaz hale geldi” dedi. Parlak, süt fiyatlarında dalgalanma olmaması gerektiğini, Süt Konseyi’nin belirlediği 0, 685 kuruşun taban fiyat olarak uygulanması gerektiğini vurguladı. Parlak, “Bakanlığımız acilen Süt Konseyi’nin belirlediği fiyat olan 0,685 kuruş olan rakamını taban fiyat baz alarak uygulamaya sokmalıdır. Bu fiyat üzerinde önceden 0,04 kuruş olan süt desteklemelerini 24 Şubat 2011’de yayınlanan kararla 0,06 kuruş yapmışlardır. Bu desteklemeler senelik olarak değil de, süt piyasasının durumuna göre aylık itibari ile süt fiyatları düştüğü zaman artırılarak ödenmesi gerekir” diye konuştu.

DEVLET ÖNCE SÜT ÜRETİCİSİNE DESTEK VERMELİ

Devletin kaliteli süt üreticisine birçok destek verdiğinin altını çizen Parlak, ancak üreticinin sütü satarken kaliteli ve kalitesiz süt fiyat farkının uygulanmadığını ifade etti. Süt üreticisinin ürününü süt sanayicisinin belirlediği fiyatın, yani üretim maliyetinin altında satmak zorunda kaldığını vurgulayan Parlak, şöyle devam etti: “Sütü ürettiğimiz için zarar ediyorsak, akşam sağıp sabah bu sütü satıyorsak, depolama, saklama gibi imkanı olmayan bir üretim yapıyoruz. Durum böyle iken hala üretmeye devam ediyoruz ama ne zamana kadar? Bizler çocuklarımızın rızkını şu anda hayvanlarımıza yedirip, hayvanlarımızı ayakta tutmak için uğraşıyoruz. Acaba ileride şartlar iyileşir ve sütten para kazanır mıyız, düşüncesindeyiz. Sütü bizler üretmez isek bugün süt sanayicisi acaba kendisi kaç ineğe bakıp da sanayisine süt üretecek? Süt üreticisi artık zor günler yaşıyoruz, devlet desteğini sanayiciye değil de üreticiye vermelidir.”

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın hayvancılığa vermiş olduğu desteklemelerden daha iyi faydalanmak istediklerini aktaran Parlak, bu desteklemelerin anaç sığır, süt ve suni tohumlamadan doğan buzağı yetiştiriciliği için kullanılması gerektiğini dile getirdi.

İTHALAT İÇ PİYASANIN DENGESİNİ BOZAR

Geçen yıl başlatılan canlı hayvan ithalatının geçen yıl için olumlu sonuçlar doğursa bile artık durdurulması gerektiğini belirten Parlak, Türkiye’deki hayvan sayısının Bakanlar tarafından bile yeterli bulunduğunu söyledi. Geçen yıl canlı hayvan ithalat vergisinin yüzde 239 iken ithalatın artması için düşürüldüğünün altını çizen Parlak, “İthalat vergisi neredeyse yüzde sıfıra kadar düşürüldü. İthal hayvanlar o dönemde piyasayı rahatlatmış olabilir. Ancak şu an için ithalata hiç gerek yok. Ama ithalat vergilendirmesi halen önceki gibi yüze 239 seviyelerine getirilmedi. Canlı hayvan ithalatı sektörü sıkıntıya sokuyor, dışarıdan gelen her hayvanın hem ete, hem süte olumsuz etkileri oluyor. Süt piyasasında üreticinin ve tüketicinin menfaati sıkıntıda. Üretici de, tüketici de zarar ediyor” diye konuştu. Parlak, üreticinin sadece sütü satarken değil, üretirken de yem fiyatlarına gelen zamlar nedeni ile zarara uğradığını ifade ederek, “Böyle ticaret olmaz. Yem fiyatları almış başını gidiyor. Her ay yemin torbasına zam geliyor. Böyle bir durumda biz nasıl üreteceğiz. Üretici kâr etmek zorunda. Süt üreticisi, ancak maliyetin üzerinde kâr edebilirse ayakta durabilir. Bu da ancak Bakanlığın belirleyeceği makul bir taban fiyatı ile gerçekleşir” dedi.

MEHMET AKİF ACAR: “SÜTTE 2008 YILINDAKİ GİBİ KRİZ ÇIKABİLİR”

Meram Süt Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Akif Acar da Mehmet Parlak gibi sütte taban fiyatının devlet tarafından belirlenmesi gerektiğini vurguladı. Acar, sütte taban fiyat belirlenmediği takdirde et ve sütte kriz yaşanabileceğini, süt üreticilerinin zarar ettiği için hayvanlarını kesmeye başlamasının yakın olduğunu ifade etti. Acar, 2008 yılanda süt ve ette yaşanan krizin tekrarlanabileceğini belirterek, “Taban fiyat olmamasından dolayı süt fiyatları sanayicilerin iki dudağının arasında yer alıyor. Fiyatı belirleyen sanayiciler olunca, istedikleri fiyatı koyuyor, süt üreticileri sütünü maliyetinin altına satmak zorunda kalıyor. Süt sektöründe 2008 yılında yaşanan tekrarlanabilir. Şu anda süt üretiminde zarar eden besici bu gidişle hayvanlarını kesmek zorunda kalacak. Şu anki tablo bize krizin eşiğinde olduğumuzu gösteriyor” diye konuştu. Acar, birlik başkanlarının sütte taban fiyatı olması için çaba gösterdiğini, ancak devletin taban fiyata hiç yanaşmak istemediğini ifade etti. Sanayicinin süt tozu desteklemesi aldığının altını çizen Acar, “Sanayiciler süt tozu ile devletten çok iyi destek alıyor. Ancak süt üreticisi ise sanayici gibi destek alamıyor. Süt üreticisi de sanayici gibi devletten destek almalı” ifadelerini kullandı. Acar, süt sektöründeki dalgalanmanın önüne ancak devletin koyacağı taban fiyat ile geçilebileceğini sözlerine ekledi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.