3600 Ek Gösterge ve Düşündürdükleri
3600 Ek göstergenin memurlar tarafından sürekli olarak gündemde tutulmasının sebebi, çalışırken ek göstergenin memur maaş katsayısı ile çarpılarak bulunan tutarın ödenen ücrete ilave edilmesi, emeklilikte de ödenecek ücrete doğrudan katkıda bulunması, yani ödenecek ücret baremini yükseltmesi ile yakinen ilgili olmasından kaynaklanmaktadır. Ek gösterge artışı, çalışırken ve emeklilikte ücret artışı sağlamaktadır.
Üniversite mezunları memuriyete 9 derecenin 1 kademesinden başlarken, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa 36 madde ortak hükümlerine göre Mühendis, Eczacı, Doktor, Diş Hekimleri vb bazı meslek personeli 1 üst derece verilerek göreve başlatılmaktadır. Yani 8. Derecenin 1. Kademesinden göreve başlatılmaktadır. Bu personelden, 4 yıllık okul mezunları 1 derece, 5 yıllık okul mezunları 1 derece 1 kademe, 6 yıllık okul mezunları 1 derece 2 kademe ileriden göreve başlatılmaktadır. (Biz çalışırken, mühendislerde normal memurda olmayan temininde güçlük zammı isminde bir ilave yan ödemede vardı. Halen devam ediyor mu bilemiyorum. Şu anda mühendis temin etmede acaba bir güçlük var mı? Bundan 30 sene öncede mühendis temin etmede güçlük yoktu, ancak; bu ödeme yapılıyordu). Yine emniyet personeline, yeterlik alması nedeniyle stajyerliği kalkan müfettişlere, kaymakamlara da bir üst derece verilmektedir.
İşletme, iktisat, kamu yönetimi, idari bilimler, bankacılık, pazarlama, finans vb konularda eğitim alan memurları 9/1 dereceden göreve başlayıp, müktesepleri 1. dereceye geldiklerinde 2200 ek göstergeye ulaşırlar. Mühendis, eczacı , doktor, diş hekimi, müfettiş gibi görevdeki personel 1. dereceye ulaştığında 3600 ek gösterge alırlar. Teknik hizmetler sınıfından gelmeyen il müdürü (Ticaret İl Müdürü, Tapu Kadastro İl Müdürü, Nüfus İl Müdürü, Yazı işleri Müdürü )gibi görevlerdeki amir personelinde ek göstergesi 2200 ve ya 3000'dir. Öğretmenleri n memuriyete başlama derecesi 9/1 dir. 1. Derecede aldıkları ek gösterge 3000'dir. İl müdürlerinden mühendis olanlar ile il idare kurulu üyesi olan Tarım ve Hayvancılık Müdürü, Sağlık Müdürlüğü gibi görevlerin ek göstergesi 3.600'dür. Bunlar dışında il Müftülerinin ek göstergesi 3.600 dür. Müdürler içinde İl Müftülerine torpil geçilmiştir. Hiçbir ünvanı olmayan 1. dereceye ulaşan düz memurunda ek göstergesi de 2200, aynı durumdaki öğretmenin ek göstergesi 3.000'dir. Görüleceği üzere, amir personelle memur, üst kademedeki personelle ve ast kademedeki personel arasında, özlük hakları ve emeklilik hakkı açısından bir farklılık yoktur. Burada her yönü ile amir personel mağdur edilmiştir. Gündemde; imam, sağlık personeli, uzman asker, polis, öğretmen gibi bazı meslek sahiplerinin 4 yıllık okul bitirenlere 3600 ek gösterge verileceği ile ilgili internette bilgi paylaşımı yapılmaktadır. 2 yıllık yüksek okul mezunlarına 3600 ek gösterge verilmeyecek denilmektedir. Gümrük muayene memuru, gümrük memuru, vergi memuru, tapu memuru, nüfus memuru kitlerde personel ve muhasebe memuru ve diğer kamu kuruluşlarında genel idari hizmetler sınıfında çalışan sosyal bilimler fakültelerinden mezun personele de 3600 ek gösterge verileceğine dair bir bilgiye rastlamadım. Gümrük muayene memuru ülkemizdeki en yetkili memurdur. Ek gösterge verilecek ve verilen üst kademe yöneticilerinden daha önemli bir görevdir. Milyarlarca değere ulaşan ithalat ve ihracat ürünleri onun imzası ile gerçekleşir. Muayene memuru dünyada üretilen tüm eşyayı tanımak ve onun gümrük tarife cetvelindeki yerini bularak doğru vergilendirilmesini sağlayan elit bir görevdir. Muayene memuru sadece kendi gümrük mevzuatını değil, kambiyo mevzuatını, dış ticaretle ilgili tüm kamu kuruluşlarının mevzuatını bilmek ve uygulamak durumunda olan bir görevdir. Bu önemli görev meslek insanlarına 3600 ek gösterge yok, ama günde 2 saat hizmet yapan imama 3600 ek gösterge var. Bu nasıl adaletse?
Geçmişte hâkim ve savcılarında ek göstergeleri düşüktü, 4505 sayılı yasa ile bu durum düzeltilmiştir. Hâkimlik savcılık mesleği Türk Milleti adına adaleti uygulayan itibarlı meslektir. Bu nedenle yapılan düzeltme işlemi yerinde bir uygulama olmuştur. 1. dereceye ulaşan yani 2 yılda bir derece terfi yaparak müktesebi 1. dereceye ulaşan hakim ve savcılara 7600 Ek gösterge verilmektedir. Bu gösterge Bakanlık Müsteşarı ve il Valilerinin aldığı göstergedir. Büyükşehir Belediye Başkanları dahil kasaba, ilçe il ve büyük şehir belediyelerinin ek göstergesi 4800'dür. Hakim ve savcılar ile birlikte sayıştay denetçileri, meslek memurları ve üyeleri de aynı haklardan yararlanmaktadır. Meslekte bir hakim yada savcı 16 yıllık fiili hizmet süresinin doldurduğunda, terfisinde bir aksama olmadığında, kolayca 7600 Ek göstergeye ulaşmaktadır. Benzer durum askeri personelde de vardır. Genelde Albay rütbesine kadar terfi normal devam etmekte ve albay rütbesinde 4 yıl çalışmayı tamamladığında albaylar için tanınan (5800) en yüksek ek göstergeyi almaktadır.
Hemşire ve sağlık personelinin ek göstergesi yükseltildiğinde hekimle aynı seviyeye gelecektir. Bu da sağlıkta hiyerarşiyi bozacaktır. Bu cümleden hareketle hemşirelerin ek göstergesi yükseltilirken hekimlere de görevlerine uygun ek gösterge düzenleme yapılması mecburiyeti vardır. Gelişmiş ülkeler dahil dünyada meslekler önem derecesine göre sıralandığında( ülkelere göre ufak tefek değişme olmakla birlikte) ilk sıra hekimlerin bunun hemen akabinde hâkim ve savcılar gelmektedir. Diğer meslekler bunlardan sonra gelmektedir. 1990'lı yıllarda hakim ek göstergeleri yükseltildiği dönemde doktorlar part-time çalışma sistemi ile devlette çalışıyor, dışarıda da muayene hane açıyordu. Günlük 25-30 hasta muayene eden bir hekim bu günkü para ile ortalama aylık asgari 500-600 bin TL den daha aşağı para kazanmıyordu. Bu nedenle hekimler devletin vereceği ücreti ve ek göstergeyi önemsemedi. 4 yıl üniversite okuyan bir görevliye 7.600 Ek gösterge verilirken; 6-7 yıl ve uzmanlıkla birlikte 11-12 yıl okuyan bir kamu görevlisine 3.600 ek gösterge vermek eşyanın tabiatına aykırı bir uygulama. Yasama, yürütme ve yargı şeklindeki erkin birini oluşturan hâkim ve savcılara verilen ücret ve ek gösterge onların yürüttüğü görev açısından uygundur. Ancak, doktor ve diğer personele verilen ek gösterge uygun ve adil olmadığı gibi görevin önem derecesi ile de bağdaşmamaktadır. Tıp fakültelerine girmek hukuk fakültesine girmekten çok daha zor ve okumakta zor ve meşakkatlidir. Pratisyen hekimlikten sonra asistanlık dönemi oldukça sıkıntılı meşakkatli bir devreyi kapsamaktadır. Uzmanlığı kazanmak için gecesini gündüzüne katarak çalışmak ve sınavı da kazanmak ayrı bir meşakkat ve sıkıntıdır. Nöbetçi olan asistan 36 saat istirahat etmeden çalışmaktadır. Ayda 10 dan fazla nöbet tutan bir asistan doktor yorgunluktan ve uykusuzluktan perişan olmaktadır. Hekimlerin çalışma şartları çok zordur. Uzmanlık eğitimi alan hekimlerin bir çoğunun sinir sistemleri bu şartlardan olumsuz etkilenmiştir. Gecenin bir yarısında birkaç defa icaba gitmektedir. Bir gece oğlum 5-6 defa icaba gittiğine şahit olmuş bir insanım. Bunu yaşamayanın bilmesi anlaması mümkün değildir. Şimdi doktorların dışarıda muayenehane açma hakları kısıtlanınca verilen ücretlerde düşük olunca pratisyen hekimler 7.600 ek gösterge, uzman hekimlerde haklı olarak özlük haklarının düzeltilmesi için 8.000 ek gösterge istemektedir. Günümüzde her yıl 1500 kadar doktor ülkemizdeki çalışma şartlarından memnun olmadığı için yurtdışına gitmektedir. Son üç yılda 4-5 bin kadar doktor yurt dışına gitmiştir. Bir o kadar da yurt dışına gitmek için sıra bekleyen doktordan bahsedilmektedir. Tıp eğitimi hem devlete pahalı hem de eğitimi yapana pahalıdır. Beyin göçü ile hem milli servet heba edilmekte hem de değerlerimiz yitirilmektedir. Örneğin Almanya da biontech aşısını bulan hekimlerimiz burada çalışsa ve aynı aşıyı ülkemizde üretselerdi ülkeye milyarlarca dolar kazandıracaktı.
1982 yılında müfettiş yardımcısı olarak göreve başladığımda 26.500 TL ücret alıyor bir aylık harcırahımızda 40.000 TL civarında idi. Aldığım harcırah maaşımın 2 katına yakındı. 1. derecede başmüfettişin aldığı maaş bu gün ortalama 15.000-16.000 TL civarındadır. Müfettiş yevmiyeleri bakanlık müsteşarı yevmiyesinin 1.3 katı idi. Şimdi bu tutar 104 TL'dir. Bu yevmiye tutarı, büyük şehirde göreve giden müfettişin bir öğünlük yemek ücretidir. Bu gün müfettişin bir ayda aldığı yevmiye yaklaşık 3.000 TL dir. Göreve giden müfettiş geçici görev mahallinde aldığı harcırah yanında, ailesine çocuklarına ve evine harcayacağı maaşını da harcamak zorunda kalmaktadır. Bu şartlarda müfettiş geçici göreve gitmek istemeyecektir. Aksaray’ımızın yetiştirdiği az sayıda vergi müfettişlerinin bu dönemden olumsuz etkilenerek bir bir görevden ayrıldığını ve yeminli mali müşavirlik mesleğine başladığını görüyoruz. Biz mesleğe başladığımızda özlük haklarımız yargıçlardan daha iyi durumdaydı. Bu gün mesleğe özel yarışma sınavı ile alınan, üç yıl yaptığı stajyerlik döneminde olumlu sicil alarak hazırladığı raporlarla kendini kanıtlayan ve nihayetinde yeterlik sınavından geçen tek kariyer meslek olan müfettişlik mesleği sıradan önemsiz bir görev haline getirilmiştir. Sıradan uzmanlık adı verilen görevlerle müfettişlik mesleği aynı özlük haklarına tabi tutulmuştur. Sayıştay denetçileri ile müfettişler aynı görevi ifa etmektedir. Sayıştay denetçileri 7.600 ek gösterge müfettişler ise 3.600 ek gösterge almaktadır.
Büyükşehir belediye başkanları dahil, belediye başkanlarının ek göstergesi 4800 iken, belediyenin iktisadi kuruluşunun (BİT) Genel Müdürünün ek göstergesi 6.400 dür. Başkanın ek göstergesi emrindeki görevliden daha düşüktür. Bu çelişki değil midir? Belediye başkan yardımcılarının ek göstergesi 2.200 veya 3.000 dir. Belediye başkanlarının ek göstergelerinin hepsinin aynı olması da adil değildir. Büyükşehir Belediye Başkanlarına 7000, İl Belediye Başkanlarına 6.400 Seviyesinde, İlçe belediye Başkanlarına Kaymakam seviyesinde, belde belediye başkanlarına da ilçe belediye başkanlarından bir kademe düşük olmak üzere ek gösterge verilmesi yapılan göreve ve hiyerarşiye uygun olur. Keza, belediye başkan yardımcılarına da bu pozisyona uygun ek gösterge verilmesi hiyerarşiye uygun olacaktır.
Yukarıda özetlemeye çalıştığım bilgiler ışığında sadece ek göstergelerin değil; ücret adaletin sağlama açısından; sistemin sil baştan düzeltilmesine ihtiyaç olduğu izahtan varestedir. Bu günkü sistem açık öğretimden mezun sıradan bir meslek insanı ile Boğaziçi üniversitesinden mezun yabancı dili olan çalışana aynı ücreti vermektedir. Bilginin yaratıcılığın özendirilmesini sağlayan bir sistem yoktur. Atom ve uzay teknolojisinde çalışan bir bilim adamı ile sıradan bir mühendisin ücretlendirmede arasında çok bir fark yoktur. Öncelikle mesleği edinmenin, mesleğin çalışma şartları, mesleğin hukuki - cezai sorumluluğu ve yaptığı hizmetin ehemmiyeti, mesleği icra etmek için gerekli olan bilgi seviyesi, beceri ve mesleğin güçlüğü dikkate alınarak mesleklerin liyakate göre değerlendirilmesi ve ödenecek ücretlerinde bu tespitler neticesine göre yapılması gerekir.
Yıllar önce İnşaat Mühendisi olup, DSİ müdürlüğü yapan eniştemi ziyarete gittiğimde lojman kapısında bekçilik yapan ilkokul mezunu görevlinin aldığı maaşın kendi maaşının 2 misli olduğunu söylemişti. Sümerbank Ereğli Fabrikasının İvriz santralında çalışan görevlilerin aldığı ücret ve fazla mesai toplamı müessese müdürünün aldığı maaşın 2 misline yakındı. Devlette zaman zaman bu şekilde adaletsiz ve hakkaniyete uymayan ücret sistemleri oluşmaktadır. Bundan çalışma barışını ve adalet olumsuz etkilenir.
AKP'nin 20 yıldır iktidarda kalmasının en önemli sebeplerinden biri sağlık sisteminde yaptığı düzenlemedir. Vatandaşın ücret ödemeden kolayca muayene olması ve hekime ulaşmasıdır. İlaç fiyatlarının düşürülmesidir. Bundan sonra duble yol gelmektedir. AKP’nin uzun süre iktidarda kalmasını sağlayan bu sistemden doktorlar rahatsız olmaya başladığından, doktorların talepleri artmaya ve sesleri çıkmaya başlamıştır. Doktorların şikayetlendiği hususlar düzeltilmediği takdirde, sağlık hizmetinde oluşacak aksamadan vatandaş rahatsız olacaktır. Bundan ülke de zarar görecektir. iktidarı uzun süre ayakta tutan sistemde haliyle bozulacaktır dolayısıyla İktidarın halk desteği de bundan payını alacaktır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.