Başkan Alçay’ın En Büyük Eksiği

 

Çünkü halkın tamamını memnun etmen imkânsızdır. Yaptığın bir işten dolayı onlarca övgü alırken aynı işten dolayı onlarca yergide alabilirsin. Bundan dolayı yaptıklarına yapmadıklarına çok ama çok dikkat etmelisin. Çünkü bu tür sorumluluk gerektiren işlerde bir yanlışın bile senin halkın gözünde düşmene sebep olabilir. Dağın zirvesinden atılan bir kartopu misali çığ gelip düşer önüne yaptıkların. Bende bu hafta bu sorumluluğu alan Eskil Belediye Başkanı Sayın Niyazi Alçay’ı değerlendirmek istedim. Ben bu yazımı Başkan Alçay’ı eleştirmek için yazmıyorum. Yaptığı doğru işleri yanındaki arkadaşları zaten her zaman söylüyordur. Önemli olan yanlışlarını söylemektir ki ideal bir başkan olabilsin.

 

Başkan Alçay’ın en çok eleştirilen yanı halk arasına çıkmaması. Normal bir belediye memuru gibi mesai saatlerinde makamına gelip gitmesidir. Ağzıyla kuş tutsa yapmadık hizmet bırakmasa halkın arasına girmeyen, parkta, kahvehanede, çay ocağında halk ile iki bardak çay içip dertlerini dinlemeyen kişi sevilmez. Açık bir şekilde ifade ediyorum ki bu davranışı kendini halktan büyük görmektir. Halk sizin makamınıza gelip size ihtiyaçlarını sıkıntılarını arz etmekten sıkılıyor utanıyor olabilir. O halde siz halkın makamına gideceksiniz. Bu belki bir ev, belki bir dükkân, belki bir kahvehane, belki bir köşe başı, belki bir çay ocağı olabilir. Varacaksın bir topluluğun yanına selam vereceksin, halini hatırını soracaksın, dertlerini dinleyip not edeceksin, ihtiyaçlarını elinden geldiği kadar göreceksin halk böyle başkanı sever. Sen halktan ne kadar kopuk olursan halkta kendini sana o kadar uzak durur. Belki başkan bana “Bana işimi mi öğretiyorsun?” diye kızabilir. Ama bunlar halk arasında konuşulan ve başkan Alçay’ın en çok eleştirilen yanı.

 

Hani halk arasında en kullanılan bir söz vardır “Ben olsam şöyle yapardım” diye. Bende bu yazımda biraz empati yapmak istiyorum. Ben başkan olsam ne yapardım? Ben başkan olsam öncelikle halk ile ilişkilerimi hiç kesmezdim. Mümkün olduğu her yerde halk ile sohbet eder, onların sıkıntıları dinler çözümle üretmeye çalışırdım. Belediye adına aylık bir dergi yayını yapmaya başlardım. Bu dergide daha önce yaptığım hizmetleri ve işleyişleri hakkında halka bilgi veririm. O günden sonra yapmayı planladığım hizmetler hakkında ve geldiği nokta hakkında halka bilgi veririm. Halk ile yaptığım söyleşileri yayınlarım. Yeni baş gösteren sıkıntılar hakkında görüşlerimi iletirim. Bu konulardan haberdar olduğumu ve çözüm için çaba sarf ettiğimi halka hissettiririm. Mesela son günlerde çevre sorunu olarak ortaya çıkan açık besicilik sorununun çözümünde başkanın bir projesi var mı yok mu kimse bilmiyor. Haftada birkaç sefer Eskil’de sular kesiliyor bunun çözümü için adım atılıyor mu atılmıyor mu halk bilmiyor. Eskil’in bazı mahallelerinde kanalizasyon ve parke yol çalışmaları yapılmıyor bunun sebebini kimse bilmiyor ve doğal olarak yanlış düşünülüyor. Bunun gibi onlarca sayabilirsiniz. Halka kendini anlatma ve yanlış anlaşılmaları önleme adına bu tür çalışmalar yapılsa başkanın kendi imajı adına faydalı olacağı kanaatindeyim. Kimse unutmasın ki en büyük hizmet halk ile iç içe olmaktır.

Bu yazı toplam 1619 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar