Eskil’de 58 Yıllık Çobanlık Rekoru: Hüseyin Ermiş’ten Doğa, Emek ve Huzur Hikayesi
Aksaray’ın Eskil ilçesinde yaşayan 67 yaşındaki Hüseyin Ermiş, 9 yaşında başladığı çobanlık mesleğini 58 yıldır sürdürüyor. Yıllara meydan okuyan azmi ve doğa sevgisiyle dikkat çeken Ermiş, mesleğinin sadece bir iş değil, bir yaşam biçimi olduğunu söylüyor.
“Ben mesleğimi çok seviyorum. 58 yıllık çobanım. 32 senedir de sadece bir yıl ara vererek sığır çobanlığı yapıyorum” diyen Ermiş, doğa ve hayvanlarla iç içe olmanın kendisine huzur verdiğini ifade etti.
Her Gün 20 Kilometre Yürüyor
Eskil merkezde çobanlık yapan Ermiş, Ada Yaylası’na gidip gelerek her gün yaklaşık 20 kilometre yol yürüyor. Bu zorlu tempoya rağmen mesleğini severek yaptığını belirten Ermiş, çobanlığın kendisine sağlık kazandırdığını dile getirdi.
“Bahar gelince çobanlığa başladım, bütün rahatsızlıklarım geçti. Burada ne gıybet var ne dedikodu. Manevi olarak huzurluyum” sözleriyle doğayla iç içe yaşamın etkisini anlattı.
“İnekler Benim Dostum”
Hayvanlarla kurduğu bağı da anlatan Ermiş, “İnekler benim dostum gibi. Onlar mutlu olunca ben de mutlu oluyorum” diyerek mesleğine olan sevgisini dile getirdi.
Hayvancılıkta Çarpıcı Gerçek: “Çoban Yok, Mal Yok”
Yıllar içinde hayvancılıkta yaşanan değişime dikkat çeken Ermiş, bugün gelinen noktayı çarpıcı bir sözle özetledi:
“Çoğu üretici çoban bulamıyor, biz ise hazırız güdecek mal bulamıyoruz. Geçmişte Eskil'de 500’e yakın ineğin meralarda beslendiğini, bugün ise bu sayının 16’ya kadar düştüğünü belirterek dikkat çeken açıklamalarda bulundu.”
Bu durumun hem üretimde hem de kırsal yaşamda ciddi bir değişime işaret ettiğini belirten Ermiş, gençlerin artık bu mesleğe yönelmediğini söyledi.
Eskiden Eskil’de iki ayrı mahallede büyük sürülerin oluştuğunu belirten Ermiş, “Bizim mahallede yaklaşık 150, diğer mahallede ise 350 inek olurdu. Toplamda 500’e yakın hayvan meralarda serbest şekilde beslenirdi” dedi.
Doğal Süt Yerini Yem Sütüne Bıraktı
Geçmişte yetiştirilen hayvanların tamamen merada beslendiğini vurgulayan Ermiş, o dönem elde edilen sütün kalitesine dikkat çekti. “O zamanlar herkesin küçümsediği kara sığır ırkı vardı ama yılın 12 ayı merada beslenirdi. Sütü hem çok yağlı hem de son derece lezzetliydi” diyen Ermiş, günümüzde ise hayvanların daha çok saman ve yemle beslendiğini belirtti.
Bugün “doğal” olarak nitelendirilen sütlerin bile eskiyle kıyaslanamayacağını ifade eden Ermiş, “Şimdi en doğal denilen süt bile yemle beslenen hayvandan geliyor. Bunun ne kadar sağlıklı olduğu ayrı bir tartışma konusu” diye konuştu.
Doğa Alarm Veriyor
Doğadaki değişimlere de değinen Ermiş, su kaynaklarının azalmasının büyük bir tehdit olduğunu vurguladı. “Eskiden her yer sulaktı, şimdi sular çekildi. Doğa can çekişiyor” diyerek yaşanan dönüşüme dikkat çekti.
Gençlere Çağrı: Üretimden Vazgeçmeyin
Gençlere üretken olmaları yönünde çağrıda bulunan Ermiş, “İnsan ürettiği sürece vardır. Bu işler zor ama değerli. Gençler artık bu zahmete girmek istemiyor” dedi.
“Çobanlık Onurlu Bir Meslek”
Çobanlığın küçümsenmemesi gerektiğini vurgulayan Ermiş, bu mesleğin sabır ve emek gerektirdiğini ifade etti. Geçmişte Muammer Tümer Hoca’nın kendisini hutbede örnek göstermesinin kendisini gururlandırdığını belirtti.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.