Ramazan Mutlu
Gümrükte Geçen Yıllar ve Bir Memuriyet Hatırası
Bu yazımda biraz nostalji yaparak çalışma hayatımın belirli bir kesitini ve yaşadıklarımı anlatmaya çalışacağım.
Ankara Başkent İktisadi İlimler Yüksek Okulu'nda okurken, 12 Mart 1975 tarihinde Gümrük ve Tekel Bakanlığına memur olarak atandım. 1977 yılında okuldan iyi derece ile mezun oldum. O tarihte 1. Milliyetçi Cephe Hükümeti görevdeydi. Atamam yapıldığında Gümrük ve Tekel Bakanı Sayın Orhan Öztrak idi. 1977 yılında kurulan 2. Milliyetçi Cephe Hükümeti döneminde ise bu bakanlık MHP'ye verildiği için Sayın Gün Sazak bakan olmuştu.
Orhan Öztrak'ın bakan olduğu dönemde ben Ülkücü Memurlar Derneği'ne bağlı Gümrük Obası Başkan Yardımcılığı görevini yürütüyordum.
1977 yılı hac sezonunda bakanlık beni, 10 arkadaşımla birlikte geçici görevle Kilis Öncüpınar Sınır Kapısı'na gönderdi. Görevimiz hem işlemlere yardımcı olmak hem de usulsüzlükleri önlemekti. Yaklaşık 40 gün boyunca, gece gündüz 24 saat açık olan gümrükte iki gruba ayrılarak 12'şer saat kesintisiz görev yaptık. Yaptığımız faydalı çalışmalar nedeniyle bakanlık tarafından takdirname ile ödüllendirildik.
Biz daha Kilis'ten Ankara'ya dönmeden, bakanlık merkezinde oluşan memur fazlalığını eritmek, gümrüklerdeki çalışma düzenini iyileştirmek ve usulsüzlükleri önlemek amacıyla merkezdeki birçok personel taşraya tayin edildi.
O dönemde üniversitedeki muhasebe kürsüsü hocamız Prof. Dr. Sedat Ünalan'dan, derslerimdeki başarım nedeniyle asistanlık sözü almıştım. Lisede fen kolundan mezun olduğum için İşletme Bölümü'nde zorlanmadan okudum. Özellikle muhasebe, matematik, mali cebir, ticari aritmetik, işletme fonksiyonları ve revizyon gibi matematik ağırlıklı derslerde başarılıydım. Hocam beni asistan olarak almayı düşünüyordu. İlk tavsiyesi ise yabancı dil seviyemi geliştirmem için kursa başlamam olmuştu.
Ancak bakanlığın resen yaptığı tasarruf sonucunda İstanbul Haramidere Akaryakıt Gümrük Müdürlüğü'ne şef olarak atandım.
Burada Kabotaj Kanunu uygulamalarının yürütüldüğü ihrakiye servisinde görevlendirildim. Yurt dışına giden ve gümrüklenmemiş yakıt alan tüm gemilerin takibi bu serviste yapılıyordu. Gümrüklenmemiş yakıtın usulsüz kullanımları ise vergiye tabi tutuluyordu.
Ankara'da Savunma Sekreterliği'nde çalıştığım için gümrük mevzuatını yeterince bilmiyordum. Ancak üniversite mezunu olmam nedeniyle bana şeflik görevi verilmişti. Göreve başladığımda önce çalışanlardan işi öğrenmeye çalıştım. Ardından mevzuatı okuyarak ve araştırarak konulara hâkim oldum.
Ham petrol taşıyan tankerlerin kabotaj değişiklikleri ve yük değişikliklerinin çok dikkatli takip edilmesi gerekiyordu. Gümrük muhafaza memurlarınca düzenlenen tutanakların da titizlikle incelenmesi şarttı. Bu nedenle herhangi bir hata veya eksiklik yaşanmaması için tankerlerin takibini bizzat kendim yapmaya başladım.
Vergilendirmeyi gerektiren bir işlem tespit ettiğimde kullanılan yakıt miktarını belirliyor, vergi tahakkuku yapılması için müdürlüğe müzekkere yazarak dosyayı muayene memuruna havale ettiriyor, hesaplanan verginin tebliğinden tahsiline kadar tüm süreci takip ediyordum.
Benden önceki dönemde ham petrol taşıyan gemilerin aldığı ve ham petrol taşımacılığı dışında kullandığı gümrüklenmemiş yakıtlar için vergi tahakkuku yapılmadığını gördüm. Yoğun iş yüküme rağmen geriye dönük 8-10 yıllık dosyaları tarayarak 1978-1979 yıllarında devlete milyarlarca lira gelir sağladım.
Başmüdürlükte icra müdürlüğü bulunmasına rağmen, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile ilgili Maliye Bakanlığı avukatlarından birinin yazdığı kitabı satın alarak vergi tebligat ve tahsil işlemlerini de kendim yürüttüm.
Yapılan yüksek tahsilatlar sonrasında beni Başmüdürlüğe çağırdılar. "Çok çalışkansın. Ekonomik sıkıntıların yaşandığı bu dönemde bakanlığa önemli gelir sağladın. Seni müdür muavinliğine terfi ettirmek için teklifte bulunacağız ve Başmüdürlük Gümrük İşleri Müdürlüğü'nde görevlendireceğiz." dediler.
Ben ise 5-6 ay sonra askere gideceğimi, asker dönüşünde de başka bir kamu kurumunda görev almak istediğimi söyledim.
Nedenini sorduklarında şu cevabı verdim:
"Gümrükte sürekli insan nefsiyle mücadele etmek gerekiyor. Harama bulaşmak istemedim. Memuriyete başladığım gün nasılsam, çalışma hayatım boyunca da öyle kalmak isterim. Bu nedenle bana herhangi bir işlem yapmayın."
1977 yılı sonunda tayinim İstanbul Haramidere Gümrüğü'ne çıktığında Savunma Sekreterliği'nden ilişiğimi kestim, maaş nakil ilmühaberimi aldım ve yasal süremin büyük bölümünü kullanarak İstanbul'a gittim.
Bu sırada hükümet değişikliği yaşanmış, Bülent Ecevit hükümeti kurulmuştu. Pazar akşamı haberlerde tayinlerin durdurulduğuna ilişkin genelgeyi duydum.
Ertesi gün göreve başlamak için Başmüdürlüğe gittim. Başmüdür Oğuz Anter Bey, "Başbakan tayinleri durdurdu, sizi göreve başlatamam." dedi.
Kendisine, hükümet değişmeden önce ilişiğimi kestiğimi ve işlemlerimin tamamlandığını anlattım. Ancak göreve başlatılmadım. Başmüdürlük bu duruma ilişkin bir yazı verdi.
Ankara'ya dönerek yazıyı Müsteşar Namık Kemal Zeybek Bey'e sundum. Kendisi Başmüdürlüğe yazı göndererek göreve başlatılmam talimatını verdi. Buna rağmen tekrar İstanbul'a gittiğimde yine göreve başlatılmadım.
Bunun üzerine yeniden Ankara'ya dönerek Personel Genel Müdür Yardımcısı Vecihi Kutengiz Bey ile görüştüm. Yaklaşık 40 gün bakanlıkta geçici görev yaptık. Daha sonra bakanlıktan atandığımız yerlerde göreve başlatılmamız için gerekli muvafakat alındı.
Tekrar İstanbul'a gittiğimde Başmüdür bu kez beni Haramidere yerine başka bir birimde görevlendirmek istedi. Bunu kabul etmedim. Aramızda ciddi bir tartışma yaşandı.
Kendisine üç kez emre aykırı davrandığını, gerekirse hakkında işlem başlatılabileceğini söyledim. Benim belirli bir göreve atandığımı, farklı bir yere verilmemin hukuka aykırı olacağını ifade ettim.
Sonunda direncim sonuç verdi ve atandığım görev yerine başladım. Aynı durumda olan bir arkadaşımı ise Sirkeci Gümrüğü'ne göndermişlerdi. Personel Genel Müdür Yardımcısı Vecihi Bey ile görüşerek onun da mağduriyetini giderdik ve eski görevine dönmesini sağladık.
Başmüdürlük Personel Müdürü Nuran Doğu Hanım beni bir kenara çekerek:
"Gümrükte çalışacaksan başmüdürle iyi geçin. Önemli görevlerin adayı olarak görülüyorsun." diye uyardı.
Ancak gençliğin verdiği heyecanla bu uyarının önemini o günlerde tam olarak kavrayamadım.
Nitekim kısa süre sonra Oğuz Anter Bey bakanlığa müsteşar muavini olarak atandı. Sonradan anladım ki Personel Müdürü beni haklı olarak uyarmıştı.
İlginç olan şuydu ki; CHP hükümeti döneminde beni atandığım yere vermek istemeyen idare, daha sonraki yıllarda yaptığım çalışmalar nedeniyle beni terfi ettirmek istemişti.
Ben ise hem terfi tekliflerini kabul etmedim hem de gümrük ortamında rüşvet ve benzeri olumsuzluklarla karşılaşmamak için farklı bir kurumda görev yapmayı tercih ettim.
Askerlik dönüşünde çeşitli sınavlara girdim ve müfettiş olarak Sümerbank'a atandım. Böylece gümrükte geçen memuriyet hayatım sona ermiş oldu.
Eskil'de Çocukluğumuzda Yaşadığımız, Bugün Kaybolan Güzellikler (2)
06 Haziran 2026 Cumartesi 12:22Eskil'de Çocukluğumuzda Yaşadığımız, Bugün Kaybolan Güzellikler (1)
05 Haziran 2026 Cuma 10:21Marmara’daki Sanayi Tesislerinin İç Anadolu ve Doğu Akdeniz’e Kaydırılması Aksaray’a Ne Kazandırır?
03 Haziran 2026 Çarşamba 14:56Emekli Aylıklarında Düzeltme Olacak mı?
14 Nisan 2026 Salı 15:25Marmara’daki Sanayi Tesisleri İç Anadolu ve Doğu Akdeniz’e Taşınıyor
26 Mart 2026 Perşembe 15:02Aksaray’ın Kronik Su Sorunu ve KOP İdaresi Çalışmaları
19 Mart 2026 Perşembe 12:202026-2029 Dönemi Emlak Vergisi: Arsa ve Arazi Değerlerinde Büyük Artış Bekleniyor
05 Eylül 2025 Cuma 10:26Emekli Maaşlarının Düşüşü ve 5510 Sayılı Yasa Sonrası Durum
11 Nisan 2025 Cuma 14:45Eskil’de Eğitimde Yaşanan Zorluklar ve Çözüm Önerileri-2
05 Nisan 2025 Cumartesi 12:03Eskil’in Eğitimde Yaşadığı Zorluklar ve Çözüm Önerileri
28 Şubat 2025 Cuma 14:37
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.