Otizmde Bir Başarı Öyküsü…

Otizmde Bir Başarı Öyküsü…
8 aylık doğan ve yaklaşık 2 yaşına kadar tam tanılaması yapılamayan Bilgehan için kendine kurduğu farklı bir dünyada, renkli, sesli ve dönen cisimlere karşı olan ilgisi ile iletişim kurmada güçlük ve konuşmama problemleri bugün yoğun bir eğitim programı v

 

 Konya Üçboyut Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezine devam eden Hüsnü Bilgehan KAYA, eğitimin, inancın ve sabrın bir örneği oldu…

Anne Öznur Kaya, çocuğunun doğumundan bugüne yürüdüğü yolda Otizm’i bilmeyen insanlarla olan mücadelesi, sosyal hayattan uzaklaştırılması, hor görülmeleri, uygun anaokul bulamamaları vb. yaşadıkları sorunların hepsini çocuğuna sahip çıkarak, eğitimin gücüne inanarak aştıklarını ifade etti.

İnsanların rehabilitasyon merkezlerine bakışı ile ilgili olarak da “ bugün çocuğum akranlarıyla aynı sınıfta eğitim alabiliyor ve aynı becerilere sahip olabiliyorsa, devam ettiğimiz Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinin uzman personeli ve sağladıkları danışmanlık hizmetlerinin katkılarıdır. Eve verilen ödevlerin düzenliliği, takibi, aile eğitim programları, gerektiğinde doktora yönlendirmeleri gerektiğinde bizlere bu yoğunluğun getirdiği yorgunluğu atmada sağladıkları inkâr edilemez” dedi.

 

Bu tür kurumlara ihtiyaç duymadan da insanların gelip ziyaret etmeleri ve engelli çocuk yakını olmanın ne demek olduğunu anlamaları ve böylece bir engelliye ve yakınına nasıl davranmaları gerektiğini söylerken, engelli olarak yaşamak bazen bir seçim olabiliyor ancak biz çalışarak, inanarak, sabrederek tüm engellerimizi eğitimcilerimizle aşabildiğimizi gördük, tüm engelli yakınları önce inansın sonra da çalışmaktan vazgeçmesin dedi. Biz başardık, herkes başarabilir…

 

Bilgehan’ın öğretmeni Gülsüm Zorba DEMİRBİLEK ise Bilgehan kurumumuza başladığı gün ve bugün arasındaki farkı anlatmak için kelimeler yetersiz kalır dedi. Sınıf içerisinde durmayan, sürekli hareket eden, göz teması kurmaktan kaçınan, üzerine fazla gidildiğinde kendine zarar veren, konuşmayan ama iletişime geçmek için işaret dili geliştiren bir çocukken, bugün göz teması kuran, 45 dakikalık derslerde sakince yerinde oturabilen, dikkat süresini akranlarıyla aynı süreye çıkaran, okuma yazma öğrenmiş, parayı tanıyan ve kullanabilen bir durumda olduğunu belirtti. 

Bakanlığın aylık sekiz saatlik eğitim programı Bilgehan gibi çocuklar için çok yetersiz, o yüzden ailemizin de birer eğitimci olması, ev programına birebir uymaları gerekliliği izah edildi. Biz burada referans eğitimi verip, ders sonlarında ailemize evde çalışmaları gereken konuları ödev halinde veriyoruz ki bu programa uyan ailelerimizle başarımız kaçınılmazdı ki Bilgehan da bu azmin bir sonucudur. Anne, abiler, baba ve Bilgehan ile iletişime geçen herkes anne ya da bizler tarafından bilgilendirildi. Bu sayede herkes üzerine düşen sorumluluğu aldı. Tabi bu yolda yürürken hiç mi engelimiz olmadı tabi ki oldu… Bilgehan’ın sosyalleşme sürecinde market, sinema, kreş, vb. yerlerde hep yalnızdık ancak inat ettik ve ulaşabildiğimiz her yeri yeniden yapılandırdık. Böylece bugün rahatlıkla alış veriş merkezlerine gidebiliyorlar, market alış verişi, sinema ve en önemlisi akranlarıyla aynı sınıfta ders görebiliyor.

Kısaca şunu belirtmek gerekiyor, “Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezleri, engelli çocuklar ve aileleri için çok önemli. Uzman personeli olan kurumlar tercih edilmeli ki ailelerin bilinçlendirilmesi ve ev programına destek vermeleri sağlanmalı. Biz bu anlamda Bilgehan gibi çocuklarımızı taburcu edebilmenin haklı onurunu taşıyoruz” dedi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.