Mevlüt Keskin

Mevlüt Keskin

Uğurlar olsun

Uğurlar olsun

Kendisine has üslubu ile milyonları etkileyen siyasetçi.

Tek başına adım attığı siyasal yaşamında “tek çiçekle bahar gelmez” sözüyle kendisini yolundan döndürmek isteyenlere “Evet tek çiçekle bahar gelmez ama o tek çiçek baharın müjdecisi olabilir” ifadesiyle azim ve kararlığını gösteren ve 54’üncü hükümete Başbakanlık yapmış bir isim.

Kendisi Türkiye’nin fotoğrafını geniş bir vizyonla çekmeyi başarmış, söylemlerini eleştirenlerin bile daha sonra “Hoca, ‘rantiyeciler, Siyonizm, Emperyalizm’ derken doğru söylüyormuş” itirafında bulunmaları...

Erbakan Hoca’yı geçtiğimiz günlerde kaybettik. Kendisine Allah’tan rahmet sevenlerine başsağlığı diliyorum.

Nerde o eski maçlar

Geçen hafta Beşiktaş deplasmanda Dinamo Kiev ile Avrupa Kupası maçında karşı karşıya geliyor. 5 dakika gibi bir süre dikkat kesildiğim maçta top Beşiktaş’tan hangi oyuncuya gelse yabancı futbolcu ismi söylüyor spiker. Yanımdaki arkadaşlara sordum, Ya bu Beşiktaş’ta kaleci dışında Türk oyuncu yok mu? Diye. Oradan birisi espriyi patlattı. “Mert Nobre var”

Evet 70 milyonluk bir ülke, Beşiktaş nüfusu 13 milyona dayanan bir şehir olan İstanbul’un takımı ama bu kadar büyük bir nüfusa sahip ve genç nüfus oranı da o kadar yüksek olan bir ülkenin takımı sahaya çıkardığı onbirde üçüncü Türk’ü bile çıkaramaktan aciz. Ve bu takım sıradan bir Rus takımından iki maçta 8 gol yiyor.

Oysa eskiden hangi takım olursa olsun Avrupa kupası maçı oldu mu ayrı bir heyecan sarardı. Galatasaray’ın o Jupp Derwall, Mustafa Denizli ikilisi ile Türk’ün ayak seslerini yavaş yavaş Avrupa’da duyurmaya başladığı kadro yıllar geçse de belleğimizde: Simoviç, İsmail, Semih, Cüneyt, Erhan, Muhammet, Uğur, Prekazi, Mirsad, Tanju, İlyas.

Fenerbahçe’nin Veselonoviç döneminde 103 golle rekorları alt üst ettiği sezonun kadrosunda bir birinden kaliteli oyuncular vardı. Schumacher, Taygun, K. Şenol, Ergin, Müjdat, Turan, Hakan, Rıdvan, Oğuz, Hasan, Serdar.

Ve bir kolej takımı havasındaki yıllarca betonlaşmış kadrosu ile Gordon Milne’nin Beşiktaş’ı: Zafer, Recep, Kadir, Ulvi, Gökhan, Rıza, Feyyaz, Metin, Ali, Ferdinand, Şifo Mehmet,

Evet artık yapay tatlandırıcılar gibi futbolunda tadı kalmadı sanki. Sahaya 9 yabancı ile çıkan bir Beşiktaş yense de yenilse de senin için bir anlam ifade etmiyor doğrusu.

Eskiden bilmiyorum belki de Türk futbolcuların sahadaki mücadelesinde kendinden bir şeyler buluyorduk. İşte Fenerbahçe’nin deplasmanda Bordox’u 3-2 yendiği maç yıllarca belleklerden silinmedi, ikinci turda bir hakem faciası ve 4 oyuncusunun kırmızı kart gördüğü Göteborg maçı…

Beşiktaşlı Recep’in bir panter gibi zıplayıp vole ile topu doksandan kendi kalesine gönderdiği Mölme maçı unutulur mu?

Ve Galatasaray…

Simoviç, Prekazi, Falco Götz, Stumpf, Hagi, Popescu, Filipescu, İlie, Jardel, Taffarel...

Zaman zaman Dünya’nın en iyi futbolcuları ile harmanlanmış takımı izlerken ayrı bir haz verirdi.

Öyle maçlar var ki sunucunun sahadaki söylediği bir çift söz bile yıllar geçse de belleklerde.

Bir Banik Ostrova maçı...

İlk maçta sahasında 1-0 yenilen Galatasaray deplasmanda 2-1 önde Ostrova bastırdıkça bastırıyor kalede Hayrettin harikalar yaratıyor. Hayrettin degaj kullanıyor Spikerin “O top yere hiç inmesin.” Sözü.

Tarihi Manchester United maçı Arif’in füzesi neticesinde Schmaichel’ın

 şaşkınlığı ve Ümit Aktan’ın "Bu golü değil Şımaykıl, bütün Maykıllar bir araya gelse çıkaramaz!" sözü.

Neuchatel Xamax maçında Galatasary 1-0 yenik durumda iken İlker Yasin’in, “Sahanın en kötülerinden Luti’de top” sözünden az sonra Luti’nin 2 gol birden atıp maçı 3-0’a getirmesi.

Bir Şampiyonlar ligi maçında Galatasaraylı Kubilay’ın kontratağında Hayri Hiçler’in o kısık sesiyle “hadi Kubilay hadi Kubilay” diye bağırması.

Maçın rövanşında Tanju’nun 3 Uğur’un 2 gol atması ile birlikte Levent Özçelik’in “Ağlamak istiyorum ağlamak istiyorum” sözleri ile hüngür hüngür ağlaması ve aynı maçı birlikte sunan İlker Yasin’in “Tanju Tanju durdu durdu vurdu” sözleri… UEFA Kupası finalinde maçın uzatmalarının son dakikalarında Taffarel'in 90'a giden topu son anda çıkarması neticesinde Levent Özçelik'in Taffarel, Tafffarel, Tafffarel diye bağırması. (devam edecek….)

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum
Mevlüt Keskin Arşivi