Yiğit Muhtaç Olmuş Kuru Samana!

“Geleceğimizi yakmayın!”

sözleri ile dilimizde tüy biterdi.

Yetkililer, artık uyarmaktan biçare halde iletişim metotlarının hepsini kullanırdı.

Jandarma kırsalda adeta nöbet tutardı.

Bizim uyanık bir kere kararlı.

O anızı mutlaka ama mutlaka yakacak.

Gecenin bilmem kaçında gider rüzgarı da arkasına alarak anızı yakar evine mutluluk içinde döner, şükrünü eder ve yatardı.

Mesela geçen yıl yağan aşırı yağmurlardan kurakta bile dekara 600 kg ürün alan hububat üreticisi ne yapacak o kadar sapı samanı?

Oysa bir kıvılcım yeterdi.

Atalarının sözünü dinlemeden sarı samanın geleceği zamanını beklemedi.

Canın büyüğü küçüğü olur mu demeden binlerce canlıyı bir ateşle kavurmaktan çekinmedi.

Hani bir türkü var…

Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana diye…

Yiğit kim bilmem gerçekten yiğit miydi, ölçüsü neydi onun terazisini elinde tutan kişi türkünün söz yazarı…

Ama o küçümsenen soğanın ne kadar önemli bir nimet ve şifa kaynağı olduğunu bilmeyen yoktur herhalde.

Şimdi bizim memleketteki bazı insanlar için bu türkü pat diye oturuyor.

Kendileri gerçekten yiğit…

Fedakar bir şekilde yıl boyu çalışıyorlar, evinin geçimini helal boyutta sağlama derdindeler.

İşte onlardan memlekette son yıllarda sayıları 10 katlayan ineklerine gram saman bulamayanlar var.

Ve o türkü onları anlatıyor sanki…

Yiğit muhtaç olmuş kuru samana!

Ne mutlu o kuru samanın kıymetini bolluk içindeyken bilene!

Bu yazı toplam 2095 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.