Basınçlı Sulama Şart

Basınçlı Sulama Şart
Konya Kapalı Havzası’nda 66 bin kaçak su kuyusunun bulunduğunu hatırlatan Buket Bahar Dıvrak, basınçlı sulama sistemlerinin zorunlu hale getirilmesi gerektiğini vurguladı

WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) ve Eti Burçak işbirliği ile gerçekleştirilen, "Türkiye'nin Yarınları İçin İklime Uyum Seferberliği" projesi kapsamında Konya'nın Beyşehir ilçesine gelen Seferberlik TIR’ı, bölgedeki çiftçilerle buluşarak bilgilendirme çalışmalarına başladı.WWF-Türkiye Doğa Koruma Direktör Yardımcısı Buket Bahar Dıvrak, Anıt alanında düzenlenen etkinlikte, Konya Ovası'nın en büyük su kaynağı durumundaki Beyşehir Gölü'ndeki su seviyesinin durumunun bu yıl gayet iyi olduğunu, ancak buna aldanmamak gerektiğini, önümüzdeki yıllarda yağışların nasıl olacağının şimdiden bilinmediğini söyledi. Yer altı suyunun durumunun iç açıcı olmadığına işaret eden Dıvrak, Konya Havzası'nda her yıl halihazırda 3.2 milyar metreküp yer altı suyu kullanıldığını belirterek, şu bilgileri aktardı: “Oysa ki her sene bizim havzamız 1.9 milyar metreküp suyla besleniyor, dolayısıyla aradaki 1.3 milyar metreküp kadar suyu biz fazladan çekiyoruz. Yani bütçemizin üstünde su kullanıyoruz. Her sene yer altı sularımız, en az bu miktar kadar daha azalıyor, 2-3 metre dolayında seviyeler düşüyor.”HAVZADA 66 BİN KAÇAK KUYU VARBuket Bahar Dıvrak konuşmasında, Konya Kapalı Havzası'ndaki kaçak kuyulara da değinirken, DSİ 4. Bölge Müdürlüğü verilerine göre, havzada 94 bin su kuyusu olduğunu, bunun 66 bininin ise kaçak durumda olduğunun belirlendiğini söyledi. Dıvrak, havzada suya çok fazla ihtiyaç duyan bitkiler yetiştirildiğini, bu tablonun artık değişmesi gerektiğine dikkat çekti. Bu sorunun mutlaka çözülmesi lazım geldiğini, bu mevcut ürünlerin üretilmeye devam edilecekse, farklı bir şekilde su kullanımı yöntemlerine geçmek gerektiğine vurgu yapan Dıvrak, havza genelinde suya ihtiyaç duyan ürünlerin ekiminin 2003 yılından bu yana yüzde 100 ile 400 arasında artış gösterdiğini vurguladı. Önümüzdeki yıllarda Konya Havzası'nı nasıl bir geleceğin beklediğini şimdiden anlamak gerektiğini ifade eden Buket Bahar Dıvrak, bunun için dört senaryo hazırladıklarını, ancak dördüncü senaryo olarak nitelendirdikleri hem ürün deseninin değişmesi, hem de modern sulamaya geçilmesi durumunun Konya havzası için en mantıklı ve rantabl çözüm olduğunu gördüklerini kaydetti. Kuraklığa dayanıklı bitkilerin üretiminin yaygınlaştırılması ile birlikte artık modern sulama tekniklerinin olabildiğince fazla kullanmak gerektiğini belirten Dıvrak, geleneksel sulama yöntemlerinin ise terk edilmesi noktasına gelindiğine işaret etti.MEVCUT SULAMA PROJELERİ DE GÖZDEN GEÇİRİLMELİBu noktada çiftçilere ve bireylere düşen görevler kadar devlete ve kamu yöneticilerine de düşen görevler olduğunu vurgu yapan Dıvrak, acilen Konya Havzası'nın bir su yönetiminin planının hazırlanması ve mevcut projelerin de gözden geçirilmesinin lazım geldiğini belirtti. Basınçlı sulamaların artık bir zorunluluk haline gelmesinin lazım geldiğini ve artık boşa harcanacak bir damla suyu tüketmek lükslerinin kalmadığını dile getiren Dıvrak, "Elbette pancar ve mısır üreteceğiz ama bunun yanında kuraklığa dayanıklı ürünleri artırmamız ve ürün tipini değiştirmemiz gerekiyor. Yeraltı su kullanımını kontrol altına almamız lazım.Eskisi gibi yeraltı suyu kullanırsak, zaten 10 yıl sonra suya ulaşamayacağımız çok açık. KOP’u küresel ısınmanın etkilerini de hesaba katarak geliştirmek, güncellemek durumundayız. Artık eski projeleri hayata geçiremeyiz. Örneğin Göksu'dan gelecek suyu biz hala geleneksel sulama ile mi sulayacağız? O zaman yine yetmeyecek Göksu'nun suyu bize; dolayısıyla bütün bu projeleri, bir gözden geçirmemiz gerekiyor" diye konuştu.

Merhaba

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.