Eskil Kazanacaksa, Hepimiz Aynı Masada Olmalıyız

Siyaset elbette demokrasinin vazgeçilmezidir. Farklı görüşler de olacaktır, farklı düşünceler de...

Ancak konu Eskil'in geleceği olduğunda siyasi kimlikler ikinci planda kalmalı, ilçenin menfaati her şeyin önüne geçmelidir.

Bugün Eskil'in çözüm bekleyen birçok sorunu var. İstihdam, eğitim, sağlık, sanayi ve tarım... Bunların hiçbiri tek bir kurumun ya da tek bir kişinin çabasıyla çözülemez.

Başarı; kaymakamlığın, belediyenin, siyasi partilerin, sivil toplum kuruluşlarının, iş insanlarının ve medyanın aynı hedef etrafında birleşmesiyle gelir.

Son günlerde Organize Sanayi Bölgesi (OSB) konusunda yürütülen çalışmaları yakından takip ediyoruz.

İlçe Kaymakamı'nın bu konuda ciddi bir gayret gösterdiği görülüyor.

Peki, bu çabanın kişisel bir kazancı var mı?

Muhtemelen yok. Devletin görevlendirdiği bir bürokrat olarak bugün burada, yarın başka bir ilçede görev yapabilir. Belki de iki yıl sonra Eskil'de olmayacak.

O hâlde şu soruyu kendimize sormalıyız:

Eskil için emek veren bir kamu görevlisinin yanında neden olmayalım?

Üstelik burada kastettiğim, toplantılarda çekilen fotoğraflarda yer almak değil; samimiyetle, gönülden destek olmaktır.

Çünkü ilçeye gelecek her yatırımın kazananı bir kişi ya da bir kurum değil, bütün Eskil olacaktır.

Açılacak her fabrika gençlerimize iş kapısı, esnafımıza hareketlilik, üreticimize ise yeni fırsatlar demektir.

Bu nedenle ilçeye kazandırılacak her hizmette siyasi hesaplar değil, ortak hedefler konuşulmalıdır.

Aslında bunun en güzel örneğini geçmişte yaşadık. Eskil'e ilk yüksekokulun kazandırılması sürecini hatırlayın.

O dönemde kimse "Bu hizmet kimin hanesine yazılır?" hesabı yapmadı. Kaymakamlık, belediye, siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları ve yerel basın aynı masada buluştu. Herkes elini taşın altına koydu. Sonunda kazanan da Eskil oldu.

İşte bugün de ihtiyaç duyduğumuz ruh tam olarak budur.

Eleştiri elbette yapılmalıdır. Yanlış görülen uygulamalar dile getirilmelidir.

Ancak eleştiri, hizmet üretmenin önüne geçmemeli; tam tersine daha iyisini ortaya koymanın aracı olmalıdır.

Sürekli ayrışan, birbirini yıpratan bir anlayışın ilçeye kazandırdığı hiçbir yatırım yoktur.

Eskil'in kaybedecek zamanı yok.

Bugün devlet hastanesi konuşuluyor, OSB konuşuluyor, eğitim yatırımları konuşuluyor. Bunların her biri gelecek nesiller için atılan adımlardır.

Bu süreçlerde "Ben yaptım" ya da "O yaptı" anlayışı yerine, "Eskil kazandı." diyebilmek en büyük başarı olacaktır.

Çünkü makamlar gelip geçicidir.

Siyaset değişir.

Yöneticiler değişir.

Ama yapılan bir okul, açılan bir fabrika, kurulan bir hastane onlarca yıl bu ilçeye hizmet etmeye devam eder.

Gelin, siyasi ihtirasları bir kenara bırakalım.

İlçemize gelecek her yatırımın arkasında duralım.

Farklı düşünsek de aynı hedefte buluşalım.

Çünkü kazanan bir kişi değil,

Eskil olsun.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Hilmi YOL Arşivi