Erdoğan Kaya
Aksaray'da Polis Okulu ve Şehir Hastanesi
Polis Okulu, geçmiş dönem milletvekillerimizden Mahmut Öztürk’ün, dönemin İçişleri Bakanı İsmet Sezgin döneminde, kendi imkân ve gayretleriyle başlattığı bir hizmetti. Öztürk’ün şahsi çalışmaları ve ilimizin yardımsever iş insanlarının desteğiyle Polis Okulu binası meydana getirildi ve daha sonra bakanlığa devredildi. Bakanlık da kalan resmi işlemleri tamamlayarak okulu resmileştirdi ve eğitim-öğretime açtı.
Yaklaşık 30 yıldır ilimize hizmet veren bu bina, Aksaray’ın da yüz akı olmuş, Sayın Mahmut Öztürk’ün iftihar edeceği önemli bir hizmet olarak varlığını sürdürmüştür.
Ancak son günlerde binayla ilgili “çürük raporu alındığı ve yıkılacağı” yönünde söylentiler ortaya çıktı. Ben şahsen bunu önce bir dedikodu olarak düşünürken, daha sonra konunun gerçek olduğu ortaya çıktı.
Kardeşim, 30 yıl boyunca hizmet veren bu bina hangi akılla meydana getirildi de bugün Ankara’dan gelen bir mühendisin raporuyla yıkılması gündeme geliyor?
Sayın Mahmut Öztürk’ün konuyu gündeme getirmesi sonucu, İmam Hatip Lisesi binasının Polis Okulu olarak kullanılması hususunun araştırıldığı ifade ediliyor.
Yapmayın be kardeşim! İlimizin medar-ı iftiharı olan bu okul yerinde dursun. Yıkmayı bırakın, yenilerini yapmaya bakalım.
Okulun yıkılması, hele hele başka bir ile taşınması düşüncesi, ilimiz açısından büyük bir kayıp olur. Böyle bir düşüncesi olanların bu kararından vazgeçmesini istiyoruz. Biz, yıkım değil, yeni hizmetler bekliyoruz.
Şehir hastanesi meselesi
Gelelim hastane meselesine...
Aksaray Araştırma Hastanesi yapılırken, “Burası üniversiteye bağlı araştırma hastanesi olsun, yani havamız olsun” denildi. Oldu, oldu da ne oldu?
Bugün iller içerisinde şehir hastanesi olmayan illerden biri Aksaray’dır.
Üniversitenin tıp fakültesinden kaç hoca burada düzenli olarak hasta bakıyor ve hastalarla ilgileniyor? Adı araştırma hastanesi...
Daha sonra “Bu hastane hastalarla yeterince yakından ilgilenmiyor, şehir hastanesi yapılması lazım” denildi ve konu bu şekilde devam etti.
Madem şehir hastanesi yapılacak, neden eski hastane atıl vaziyette bırakıldı?
Yazık değil mi devletin bunca masrafına?
Mevcut hastane araştırma hastanesi olarak kullanılmaya devam etse, eski hastane de şehir hastanesi olarak değerlendirilse kime ne zararı olurdu? Bunca bina ne olacak? Atıl mı kalacak?
“İçim sızlıyor”
Oradan geçerken inanın içim sızlıyor. O kadar bina boş duruyor, bir yandan da çeşitli amaçlarla kullanılmaya çalışılıyor.
Burası güzel bir tadilattan geçirilip şehir hastanesi olarak değerlendirilse kötü mü olurdu?
O koca binanın üst katlarına çıkın bir bakın; bazı bölümleri adeta güvercin yuvası olmuş. Yazık, gerçekten çok yazık.
Beş ayrı bölümde hizmet veren bu hastane binaları ne olacak? Yıkılacak mı, yoksa yeni bir hizmet alanı olarak mı değerlendirilecek?
Buna acil bir çözüm bulunması gerekiyor.
Yazık değil mi devletin bunca parasına ve emeğine? Sağlam ve kullanılabilir binaların kaderine terk edilmesine gönlümüz razı olmuyor.
“Aksaray bu kadar sahipsiz olmamalı”
Aksaray bu kadar sahipsiz olmamalı.
Güçlü devletin güçlü yöneticilerinin ilimizde olması ve Aksaray’ın meselelerinin Ankara’da yakından takip edilmesi gerekiyor. Elbette vatandaşlarımızı gezmek, ziyaret etmek önemli. Ancak ilimizin sorunlarının da takipçisi olunmalı.
Biz devletimizden yıkmasını değil, yapmasını bekliyoruz.
Mevcut hizmetlerin korunmasını, yeni hizmetlerin kazandırılmasını ve devletin yaptığı yatırımların en verimli şekilde kullanılmasını istiyoruz.
Aksaray’ın ihtiyacı yıkmak değil, yapmak ve daha ileriye gitmektir.
Cemaat Yok, Allah Bize Yeter
24 Ağustos 2026 Pazartesi 12:39İnanç Var Ama Yaşayışta Eksiklik Var
16 Haziran 2026 Salı 15:35İnsanlar Arasını Bozan Sessiz Tehlike: Dedikodu
02 Nisan 2026 Perşembe 13:33İnsanlar Arasını Bozan En Büyük Tehlike: Dedikodu
26 Mart 2026 Perşembe 14:55Gerçek Dostu Tanımak ve Değer Vermek
19 Mart 2026 Perşembe 12:16Bir Gün Sen de Yaşlanırsın
30 Aralık 2025 Salı 15:07Nerede Oturursan Otur, Dürüst Olacaksın
19 Aralık 2025 Cuma 11:59Emeklinin ve Dar Gelirlinin Sesi: Görmezden Gelinen Sessiz Çığlık
04 Aralık 2025 Perşembe 12:43Dürüstlük: Hayatımızı Yalanın Zincirinden Kurtarmak
21 Kasım 2025 Cuma 09:07Sosyal Medya Bataklığı: Ahlaki Çöküntünün Görünmeyen Yüzü
30 Ekim 2025 Perşembe 09:29
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.