Eskil’de Sessiz Taşların 1600 Yıllık Sırrı: Böğet’te Roma ve Bizans İzleri

Eskil’de Sessiz Taşların 1600 Yıllık Sırrı: Böğet’te Roma ve Bizans İzleri
Eskil’in Böğet Köyü’nde bulunan cami, duvarlarına kazınmış 1600 yıllık yazıtlar ve sembollerle Anadolu’nun çok katmanlı tarihine ışık tutuyor.

Araştırmacı yazar Kadir Altan’ın dikkat çektiği detaylar, yapının yalnızca bir ibadet mekânı değil, aynı zamanda inanç ve sanatın kesiştiği eşsiz bir tarih mirası olduğunu ortaya koyuyor.
Eskil ilçesine bağlı Böğet Köyü’nde yer alan cami, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerini aynı yapı üzerinde birleştiren nadir eserlerden biri olarak öne çıkıyor. Yüzyıllar boyunca farklı inançlara ev sahipliği yapan bu yapı, Anadolu’daki mimari ve sembolik sürekliliğin somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
1600 Yıllık Yazıt Böğet’in Tarihini Aydınlatıyor
Caminin duvarında bulunan ve MS 4. yüzyıla tarihlenen mezar kitabesi, bölgenin geçmişini yaklaşık 1600 yıl öncesine götürüyor. Yazıtta yer alan, “Burada Rahip ve Başpiskopos Palladios yatmaktadır. Tanrı onu korusun, okuyanlar da dua etsin.” ifadesi, Böğet’in yalnızca sıradan bir yerleşim yeri olmadığını; aynı zamanda dönemin dini ve idari merkezlerinden biri olduğunu kanıtlıyor. Bu bilgi, Eskil ve çevresinin erken Hristiyanlık dönemindeki önemine dair güçlü ipuçları sunuyor.
Kapı Bezemelerinde Kozmik ve İnançsal Sembolizm
Kadir Altan’a göre, yapının eski giriş kapısında yer alan bezemeler antik dünyanın sembolik dilini günümüze taşıyor. Dairesel rozetler evrenin düzenini ve ilahi bütünlüğü simgelerken, döngüsel motifler zamanın doğrusal değil; doğum, ölüm ve yeniden var oluş ekseninde ilerlediğini anlatıyor. Kapı üzerindeki bitkisel süslemelerde yer alan lale ve palmet formları ise yaşamı, bereketi ve ruhsal olgunlaşmayı temsil ediyor. Açmış çiçek motifleri mitolojik bir uyanışı simgelerken, kapalı formlar ölüm sonrası sessiz bekleyişi ifade ediyor.

Kilise, Han ve Cami: Değişen İnançlar, Süren Miras
Roma döneminde kilise olarak kullanılan, Selçuklu devrinde han işlevi gören ve Osmanlı’dan günümüze cami olarak hizmet veren Böğet’teki bu yapı; inançlar değişse de mimari hafızanın ve sembollerin nasıl korunduğunu gözler önüne seriyor. Sessiz taşlara kazınmış bu izler, Eskil’in ve Aksaray’ın binlerce yıllık kültürel zenginliğini bugüne taşıyor.
Altan, Böğet’teki bu yapının yalnızca geçmişi anlatmadığını, aynı zamanda Anadolu’nun kadim medeniyetlerinin ortak hafızasını simgelediğini vurguluyor.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.