Eskil’den yükselen feryat!

Geçtiğimiz günlerde Eskil’de çarşı merkezindeki umumi tuvaletin yanındaki çöp konteynırının içerisine atılan 4 adet köpek yavrusu çöp toplayan belediye ekiplerince son anda fark edildi.

Onlar 4 can...

4'ü de açlıktan ve soğuktan tir tir titriyor....

Bir imam arkadaşım anlatmıştı... "Bir kişi sekaret, yani  son nefesinde ama o son nefesi bir türlü veremiyor. Adam oldukça garip sesler çıkarıyor... Adamın oğlu hemen bizim imam arkadaşı arıyor. Babam çok sıkıntılı bir gel. Adeta çinileme sesi..."

İmam o ürpertici sesi çıkaran kişiyi görünce oğluna soruyor, "Babanız ne iş yapardı?"

"Hocam, biz koyunculuk yapardık. Bizim kancık köpeklerimiz olurdu. Senede bir iki defa yavrularlardı. Babam da o yavruları acımasız bir şekilde kürek vurarak öldürür, onlar telef olurken böyle sesler duyardık. Bugün aynı sesi babam can verirken çıkarıyor...."

Evet hangi canlı olursa olsun onlar Allah'ın (sessiz) kulları...

Onlar ırzına geçtiğimiz doğada bize birer emanet...

Daha önce Eskil'in sulak alanlarında yaşayan sürüngeninden, uçanı-kaçanına kadar yüzlerce canlı türünün akıbeti çekilen su kaynaklarıyla birlikte ne oldu hiç düşündük mü?

Ya kıraçta doğal yaşam alanları olan meraların tarlaya döndürülmesi...

Aslında her hikaye, her olay, her söylem bizlere mesaj…

Burada da Hz. Ömer'in Hz. Ali'ye ifade ettiği sözleri önemli…

"Fırat kenarında bir oğlak kaybolsa (yahut kurt bir koyunu kapsa) korkarım ki kıyamet gününde onun bile hesabı Ömer'den sorulur!"

Yani…

Bir yerde yöneticiyseniz tebaanız altındaki canlılara karşı sorumluluğunuz var.

Yönetici derken de, olayı sadece Eskil Belediye Başkanı’na kadar daraltacak değilim.

Onunla birlikte meclis üyeleri…

İl genel meclis üyeleri…

Köy muhtarları ve azaları…

Yaylalardaki mahalle muhtarları ve azaları…

Bu konularda halkı bilinçlendirme görevine sahip imamlar…

Öğretmenler…

Hacı emmiler…

Hacı ablalar….

Köylü, esnaf tüm Eskillilerin sorumluluğu yok mu?

Hatırlar mısınız…

haberfark.net’te yıllarca önce bir haber vardı. Yeniyayla’dan Mehmet Ali eşi Meliha Ceylan, sokağa atılan köpek ve kedilere ev sahipliği yapıyordu. Kendisi fiziksel olarak zor durumda olmasına ve ileri yaşına rağmen yaklaşık 40 tane kedi ve köpeğe bakıyordu.

Ne güzel bir merhamet örneğiydi o öyle. Mekanı cennet olsun inşallah.

Bugün ise; o başıboş köpekler başta olmak üzere hepsi emanetimizdir…

Bu noktada barınak bir çözüm değil, çünkü kanun gereği bu hayvanların kısırlaştırma ve gerekli aşıları yapıldıktan sonra tekrar doğaya bırakılması gerekiyor. Barınakta ise fiziksel olarak yetersiz hayvanlara ev sahipliği yapılıyor.

Burada yapılması gereken, öncelikle Eskil Belediyesi merkez ve yaylalardaki başıboş köpekler için kısırlaştırma ve gerekli aşıları yaptırmalı. Başıboş köpeklerin yoğun olduğu yerlere bir çok belediyenin yaptığı gibi beslenme odak noktaları kurulmalı. Buradan yem ve su verilmeli.

Bizlere düşen görev ise onların birer can olduğunu unutmamak.

Küssük gibi karnımızı doyururken, belki günlerce aç susuz doğada gezen Allah’ın sesiz kullarını unutmamak….

Bu yazı toplam 1965 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.