İnanç Var Ama Yaşayışta Eksiklik Var

Ancak inancın varlığı ile o inancı günlük hayatta yaşamak her zaman aynı oranda gerçekleşmemektedir.

Bir kişiye "Müslüman mısın?" diye sorulduğunda çoğunlukla tereddütsüz bir şekilde "Elbette Müslümanım" cevabı alınır. Fakat aynı kişiye dini vecibelerini ne ölçüde yerine getirdiği sorulduğunda, genellikle "İhmalkârlık ediyoruz" veya "Fırsat bulamıyoruz" cevabı verilmektedir.

Aslında burada dikkat çekici olan nokta, toplumdaki inanç duygusunun güçlü olmasına rağmen dini yaşantının aynı seviyede olmamasıdır. İnsan hata yapabilir, eksiklikleri olabilir. Kusursuz insan yoktur. Önemli olan, eksiklerimizi fark edip onları gidermeye çalışmaktır.

Günah işlemek elbette doğru değildir; ancak günah işlemek ile inançsızlık aynı şey değildir. İnsan hata yapabilir, tövbe edebilir ve kendisini düzeltebilir. Dinimiz de insanın kusurlu bir varlık olduğunu kabul eder. Esas mesele, hatalarda ısrar etmemek ve doğruya yönelmektir.

Son yıllarda özellikle genç nesiller arasında dini bilgi eksikliğinin arttığı yönünde gözlemler yapılmaktadır. Temel dini bilgileri bilmeyen veya ibadetler konusunda yeterli bilgiye sahip olmayan gençlerin sayısındaki artış, üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir meseledir.

Bu durum yalnızca gençlerin değil, ailelerin ve toplumun tamamının sorumluluğudur. Çünkü dini eğitim ve manevi değerler, sadece okulda değil; ailede ve sosyal hayatın içerisinde de öğrenilir.

İnanç, sadece dil ile ifade edilen bir kavram değildir. İnanç; bilgiyle güçlenmeli, ibadetle desteklenmeli ve güzel ahlakla tamamlanmalıdır. Eğer inandığımız değerleri hayatımıza yansıtamazsak, inanç ile yaşayış arasındaki mesafe giderek büyür.

Bugün belki de en çok ihtiyaç duyduğumuz şey; birbirimizi yargılamak değil, eksiklerimizi görmek ve onları gidermeye çalışmaktır. Dini bilgimizi artırmak, çocuklarımıza güzel örnek olmak ve manevi değerlerimizi yaşatmak hepimizin ortak görevidir.

Unutmamalıyız ki güçlü toplumlar sadece ekonomik imkânlarıyla değil, aynı zamanda manevi değerleriyle de ayakta kalırlar. İnanç kalpte başlar; ancak gerçek karşılığını davranışlarda bulur. Bu nedenle inancımızı bilgiyle, ibadetle ve güzel ahlakla güçlendirmek zorundayız.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Erdoğan Kaya Arşivi