Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın ömrü mücadeleyle geçti

Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın ömrü mücadeleyle geçti

Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, vefatından sonra da sıklıkla adından söz ettiriyor. Merhum Erbakan'ın hayatının mücadele ve zorlukla geçtiği biliniyor.

 

Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi'nce gerçekleşen “Türk Siyasi Hayatında Milli Görüş Hareketi ve Necmettin Erbakan” başlıklı sempozyumun ilk gününde Erbakan'ın siyasi hayatı ve davası, düşünceleri, ekonomi ve dış politika alanındaki çalışmaları birçok önemli akademisyen tarafından ele alındı. Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi’nin, Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocayı anmak ve anlamak için gerçekleştirdiği 2. Ulusal Erbakan Sempozyumu’nun ilk günü tamamlandı. “Türk Siyasi Hayatında Milli Görüş Hareketi ve Necmettin Erbakan” başlıklı sempozyumun ilk gününde, ömrünü tüm insanlığa saadet, huzur, adalet ve barış getirmek için vakfeden, büyük devlet adamı, âlim, Mücahit Erbakan Hocamızın siyasi hayatı, davası ve düşünceleri, ekonomi ve dış politika alanındaki çalışmaları birçok akademisyen tarafından ele alındı. İki gün sürecek olan E-sempozyumun kapanış bölümünde Milli Görüş Hareketi’nin mücadelesi ve politikaları masaya yatırıldı.

ERBAKAN DERDİNİN BEDELİNİ ÖDEDİ”

Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu, sempozyumda “Ne idik ki, Ne Olacağız?: Necmettin Erbakan ve Medenî Özgüveni ‘Bilim Tarihi’ ile Kazanmak” başlıklı açılış konferansında konuştu. Erbakan Hocamızın “İslam ve İlim” başlıklı konuşmasına dair değerlendirmelerde bulunan Fazlıoğlu, o dönem ABD’nin gerçekleştirdiği uzay faaliyetlerinin ardından Türkiye kamuoyundaki bazı kimselerin Müslümanları küçük gördüğünü söyleyerek Erbakan’ın ‘İslam ve İlim’ başlıklı konuşmasının bu küçük görme durumunu çürüttüğünü vurguladı. “Erbakan ilmi ve kültürel sömürgeciliğin oluşturduğu yarayı tedavi etmek istedi” diyen Fazlıoğlu, “İlmi ve kültürel sömürgecilik kapsamında Batı, diğer ülkelere yönelik, ‘Neydiniz ki ne olacaksınız?’ sorusunu sordu. Bu soruyla birlikte milletlerin kendisini küçük görmesi amaçlandı” diye konuştu. “Erbakan’ın bir davası vardı, derdi vardı, bunun gereğini yaptı, derdinin bedelini ödedi” Fazlıoğlu, “Erbakan, ‘Bilgi ile gerçeklik arasında modelleme noktasında sahih bir ilişki yok. Sahih bir ilişki olsa bilim manipülasyona açık olmazdı’ diyor. Ne yapacağız? Erbakan yeni kavram şemalarına yeni mefhumlara ihtiyacımız olduğunu söylüyor. Dikkat edin bu 1969’da söyleniyor. Erbakan’ın bir davası vardı, derdi vardı. Bunun gereğini yaptı. ‘İman varsa imkân vardır’ der Erbakan. Ben de bir cümle ekliyorum buna, bedel mümkün kılar. Erbakan derdinin bedelini ödedi” diye konuştu.

2-4.jpg

HOCAMIZI ANLAMAK İÇİN ÇALIŞMALAR YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, “Necmettin Erbakan, bugün her kesimin üzerinde uzlaştığı ve hakkını verdiği sembol bir isim haline gelmiştir” şeklinde konuştu. Zorlu, “İsmini taşımanın verdiği sorumlulukla üniversitemiz Erbakan’ı anlamaya dönük bilimsel faaliyetleri yapma kararı aldı. Bu doğrultuda iki gün sürecek sempozyumu gerçekleştireceğiz. Önümüzdeki dönemlerde de merhum hocamız ve başbakanımız Necmettin Erbakan’ı anmaya ve anlamaya yönelik çalışmalar yapmaya devam edeceğiz inşallah. Bu vesileyle hocamızı bir kez daha rahmet ve minnetle anıyorum. Sempozyumumuzun hayırlara vesile olmasını diliyor, katılımcılarımızı tebrik ediyorum” dedi.

ÖNEMLİ HEDEFLERİNDEN BİRİSİ İSLAM BİRLİĞİ’NİN KURULMASIYDI”

Dr. Muhammet Maruf, “Milli Görüş hareketi ve Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın siyasi mücadelesi boyunca dış politika alanındaki en önemli vurgu noktasının İslam Birliği ideali olduğu bilinmektedir” dedi. Dr. Ahmet Recai Tekin ise şunları söyledi: “Erbakan, küresel düzeyde uygulanan çifte standartların maskesini düşürmeye çalışarak, bütün insanlığın huzur ve saadetinin Batı’nın eline ve insafına bırakılamayacağını kabul edilmesi gereken bir zorunluluk olarak görür. Dünya barışını sağlayacak temel paradigma bir ölçü olarak “hak” kavramında yerini bulur.

Bartın Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Ömer Baykal da “İslam düşüncesini partilerinin, mensuplarının ve toplumsal tabanının temel kalkış noktası yapan, uğradığı tazyike rağmen benzer kurumsal kimlikler üzerinden sürekliliği sağlayarak parlamenter mücadeleye devam eden ana akım oluşum, liderliğini Necmettin Erbakan’ın yaptığı Millî Görüş hareketidir” dedi. Afyon Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Görevlisi Recep Kaya, “Siyasal alanda hemen hemen kesintisiz şekilde Millî Görüş hareketinin var olması, toplumsal anlamda meşruiyet kazandığını ve ideolojik olarak kabullenildiğini göstermektedir” derken, Prof. Dr. Bekir Biçer de “Milli Görüş, ekonomide adil düzeni, eğitimde maarifin millileştirilmesini ve dış politikada İslam ülkeleri arasında ittifak kurulumunu savunan bir siyasi anlayıştır. İç politikada ise İslam kardeşliği üzerinden siyaset yapmayı ve milli birliği gerçekleştirmeyi hedeflemiştir” şeklinde konuştu. Dr. Halil İbrahim Uzun ise şunları kaydetti: “1969 yılından bu yana Türkiye siyasetinin teveccühten bağımsız olarak merkezinde olan, ahlâk ve maneviyatı temel alan Millî Görüş düşüncesi ve kurumları dünyaya da aynı esaslar temelinde bir nizam fikri sunmaktadır”

HOLLANDA’DA EN ETKİN TOPLUM KESİMİ MİLLÎ GÖRÜŞ”

InternatIonal UnIversIty Amsterdam Öğretim Üyesi Hasan Yar, “İslamın kurumsallaşmasında Hollandalı Türkler ve onlar içerisinde Millî Görüş cemiyetleri en etkin toplum kesimi olarak biliniyor” dedi. Necmettin Erbakan Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Cemil Tekin ise “Sadece Türkiye’deki değil İslam dünyasındaki tüm Müslümanları düşünen büyük mücadeleci, Millî Görüş lideri Necmettin Erbakan, Bosna Müslümanları ile ilgilenmeye başladı” şeklinde konuştu.

Dr. Ekrem Boyraz: “Bireyi, bedenî bir kalıptan ibaret görmeyen Erbakan Hoca, eğitimde bireyin batınında yer alan nefis ve ruh bağlamında değerlendirilerek bütüncül bir anlayış üzerinden bireylerin yetiştirilmesini hedeflemektedir” şeklinde konuştu.

2-5.jpg

REFAH PARTİSİ BELEDİYELERDE EFSANE HİZMETLER YAPTI”

İlk oturumda “Milli Görüş ve Yerel Siyaset Bağlamında Sosyal Politika Uygulamaları” başlığı ile konuşma yapan doktora öğrencisi Adem Şahinkaya, “Prof. Dr. Necmettin Erbakan tarafından 1975’te Milli Görüş hareketi esasları yayınladı. 1983 yılında Refah Partisi kuruldu. Üç dönem yerel seçimlere katıldı ve kazandığı belediyelerde efsane hizmetler yaptı” şeklinde konuştu.

YENİ BİR DÜNYAYI KURMANIN YOLU İSLAM BİRLİĞİ’NDEN GEÇER”

Sinop Milletvekili Dr. Nazım Maviş, “Erbakan’ın mücadelesini iki temel hedef üzerine kurduğu görülecektir: Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünya. Erbakan’ın düşüncesinde Yeniden Büyük Türkiye’yi kurmanın yolu maddi ve manevi kalkınmanın sağlanmasından, yeni bir dünyayı kurmanın yolu da İslam Birliği’nin tesis edilmesinden geçmektedir” ifadelerini kullandı.

TOPLUMUN KALKIŞ NOKTASI MİLLİ GÖRÜŞ HAREKETİDİR”

Bartın Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Ömer Baykal, “İslami kimliğe sahip ideolojik oluşumlar rejim tarafından sıklıkla sistem dışı görülmüşlerdir. Bu minvalde, İslam düşüncesini partilerinin, mensuplarının ve toplumsal tabanının temel kalkış noktası yapan, uğradığı tazyike rağmen benzer kurumsal kimlikler üzerinden sürekliliği sağlayarak parlamenter mücadeleye devam eden ana akım oluşum, liderliğini Necmettin Erbakan’ın yaptığı Milli Görüş hareketidir” diye konuştu.

MİLLİ GÖRÜŞ TÜRKİYE’NİN EN ÖNEMLİ İSLAMİ HAREKETİDİR”

Milli Görüş Hareketi’nin Türkiye’nin en önemli İslami hareketi olduğunu belirten doktora öğrencisi Dilek Almas, “Toplumsal bir sava sahip olan bu hareket, Türk modernleşmesi sürecinde ötekileştirilmiş taban içinde gösterilmesine karşın, şüphesiz Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli İslami hareketi olmuştur. Benimsenen bu yeni üslupta İslami olanla siyasi olanın birleştirilmesi, İslami birliğin sağlandığı ‘hak’ temelli düzen anlayışını da ortaya çıkarmıştır” şeklinde konuştu.

SİYASETİNİ ÜLKEYE YANSITABİLDİ”

Yüksek Lisans Öğrencisi Songül Güneş, “Adalet Partisi, Milli Selamet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhuriyetçi Güven Partisi’nden müteşekkil I. Milliyetçi Cephe Hükümeti, ulusal çapta ideolojik kamplaşmaların tırmandığı bir dönemde kurulmuş, dahili meselelerin yanı sıra, dış politikada Kıbrıs Sorunu ve Soğuk Savaş gölgesindeki kronik problemlerle karşı karşıya kalmıştır. Bu süreçte, Başbakan Süleyman Demirel ile Dışişleri Bakanı Sabri Çağlayangil’in dış politikadaki etkilerine karşın MSP lideri Necmettin Erbakan, parti politikalarını güçlü bir biçimde hükümetin dış politikasına yansıtabilmiştir” şeklinde konuştu.

EYYÜB KARAKUZU merhaba gazetesi

haberfark.net

Bu haber toplam 738 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.