Seçi-yorum

2011’in Türkiyesi’nde artık köylüsü-şehirlisi, küçüğü-büyüğü, okumuşu-cahili kısaca çoğu kesim ülkedeki gelişmelerden an be an haberdar olmaktadır. Partilerin tüzüklerinden tutun da taa seçim beyannamelerine kadar çoğu ayrıntıyı bilmek artık sıradan bir hale gelmiştir.

Siyasi liderlerin 3.000 TL’ye kadar vardırdıkları emekli ya da ev hanımı maaşı taahhütleri, elektriğin bedava olacağı, mazotun 1 Lira’ya indirileceği gibi vaatleri bunu teyit etmektedir. Artık “üç tane anahtar verme”  gibi eskiden kalma muğlak ifadeler değişmiş, daha ayrıntılı ve net kampanyalar yürütülmektedir.

Yine halka yönelik sitemlere de rastlamıyoruz. Besim Tibuk’un bundan geçmişte bir seçimin ardından “Halk yamuk yaptı.” ve bir sonraki seçimde yine sonuç alınmaması üzerine “Halk yine yamuk yaptı.” tarzı yaklaşımlarını tebessümle hatırlıyoruz.

Geçmişte siyasiler atışırdı fakat öyle küfürlü, hakaretli konuşmalar yoktu. Şimdi meydanlar evlere şenlik, sokak ağzıyla konuşmalar adet haline geldi. Artık haberleri çocuklara seyretmenin sakıncalı olacağını düşünüyorum.

Başta dediğimiz gibi halk artık siyasilerin ağzından çıkanları kelime kelime takip ediyor. Eskilerin anlattığına göre, Eskil’de seçim zamanı geldiğinde toplumda “Oylar nereye atılacak? A partisine, tamam.” şeklinde bir anlayış varmış. Adayın kim olduğu, partinin programı ve sair konularla ilgilenilmezmiş. Daha doğrusu bilmek pek de mümkün değilmiş.

Şimdi televizyon, internet, cep telefonu derken haber kaynağımız çoğaldı. Bırakın Türkiye’yi, dünyanın bilmem hangi adı duyulmamış ülkesinde olan gelişmelerden anında haberdar oluyoruz. İletişimin güçlü olması haliyle seçmenin bilgisi kadar ilgisini de arttırıyor. Sokakta herhangi bir kimseye mikrofon uzatıldığında gayet mantıklı şeyler söyleyebiliyor. Hele kahvehanelerdeki siyaset bir başkadır. Bizim insanımız kahvehanede hükümetleri yıkar, tekrar hükümet kurar, politika üretir.

İletişim başka şey. Siyaset ise…

Seçimin ülkemiz için hayırlı olması dileklerimle.

Bu yazı toplam 871 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar