Sait Çamlıca

Sait Çamlıca

Bal reklamları mide bulandırıyor!

Bal reklamları mide bulandırıyor!

Benim çocukluk yıllarımda, babam mide rahatsızlığı geçirmiş. Alman doktorlar çare bulamamışlar. Bir arkadaşı babama, “Bal ye!” deyince, babam her yıl en az iki – üç petek bal alıp götürürdü Almanya’ya.
Babam, bal yiyerek mide rahatsızlığından kurtuldu. Otuz yıldır evimizde bal eksik olmaz. Kur’an’da şifa olarak nitelendirilen balın faydaları, herkesçe malum.
Çok tüketilen her şeyin sahtesi de üretilmeye başlanıyor maalesef.

Arabayla yolculuk yaparken radyo dinlemeyi seviyorum. Ancak ne zaman bir bal reklamı duysam, hemen kanal değiştiriyorum. Ne kadar sık kanal değiştirmek zorunda kaldığımı, radyo dinleyenler daha iyi anlar.
Bal almak için bir dükkana girdiğim zaman, “Televizyonlarda reklamı yapılan ballardan verme bana!” diye özel bir tembihle bal istiyorum.
Bal kalitesinden çok fazla anlamam. Ancak bal yemeği de ihmal etmem. Sürekli evine bal giren herkes, az çok bal fiyatlarını bilir. Reklamlarda gösterilen şartlar ve kalite de, bal üretmenin imkansız olduğunu bilmek için, uzman olmaya gerek yok.
Üreticisinin bile “70 TL’den ucuza mal edilemez” dediği bir balı, “25 TL’ye sizin için ürettik!” diyen adama nasıl inanırsınız?

Ayet gerçek bal sahte!
Medya’da sürekli reklamı yapılan balın, gerçek bal olduğuna inanan var mı bilmiyorum? Sağlık Bakanlığı daha sıkı denetleme yapacağını duyurdu. Bana sorarsanız, sıkı denetim yapmak için, geç bile kaldı bakanlık. Yakında patlak verir, yüzlerce kilo balı nasıl ürettikleri, hangi şartlarda paketledikleri?
Sahte balı gerçek diye satma günahından mı bahsedeyim, sahte balı ayet ve hadislerle süsleme günahından m? Günahınıza dindar (!) kişi ve kurumları ortak etmenizden mi, Anadolu insanının saf (temiz) duygularıyla oynamanızdan mı bahsetmeli?
“Oğlum ‘beş dakika içinde arayanlara indirim var’ dediler, bende son anda yetiştirdim aramayı. Bal siparişi verdim!” diyen, 60 yaşında teyzenin saf ve temiz duygularıyla oynamaya hiç kimsenin hakkı yok.
Sahte balı, gerçek bal diye millete satanlara ve buna sürekli aracı olanlara yazıklar olsun.

Güven kaybetmek!
Bir zamanlar çok büyük olan birçok kurumun “güven kaybı” nedeniyle nasılda battığına defalarca şahit oldum.
Bal satanlar ve bu bal satışından reklam payı kapanlar, kısa vadeli bir mutluluk yaşarlar belki. Ancak güven kaybı ve piyasa kirliliğine vesile olmanın bedelini çok ağır öderler. Hem bu dünyada hemde ebedi alemde.
Bal satanlar para kazanıyor. Bal reklamı yapanlar güven kaybediyor. Üç kuruşluk reklam parası, güven kaybetmeye değer mi?

Suçlu Kim?
Bu işten para kazananlara mı kızayım, bu işi reklam parası için aracı olanlara mı?
Aslında kızılacak olan en önemli grup, sessiz kitlelerdir. Cebinizden para verip kurdurduğunuz televizyon yönetimini, bir kere bile arayıp hesap sordunuz mu?
Bileziğinizi satıp kurulmasına vesile olduğunuz radyo kanalı yöneticisini, bir kere bile arayıp, “Sahte bal reklamları için destek olmadım ben size!” dediniz mi?

Sonsöz
“Reklam almazsak ayakta duramayız” cümlesiyle itiraz edecek olanlara; “Hani iman en büyük imkandı?”

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sait Çamlıca Arşivi