Eskil Belediyespor veryansını bırak!

Necati Belgemen, yıllar sonra Eskil Belediye Başkanlığı koltuğuna oturunca farklı bir başkan profili çizdi.

En dikkat çeken özelliklerinden birisi de çalışmaları yaparken sineğin kanadındaki yağı hesap etti.

Belediye'nin bir kuruşunun zayi olmaması için adeta üzerinde titredi.

Başkanın bütün hassasiyetleri içinde onun bu anlayışının dışında tuttuğu tek şey ise Eskil Belediyespor oldu.

Önce BAL'daki Eşmekayaspor'u alma girişimi....

Sonra da Eskil Belediyespor'a destek.

Duyumlara göre geçen yıl takıma harcanan rakam 300-350 Bin TL civarında....

"O da para mı canım Gonya'dan bir 4+1 daire bile alamazsınız" dediğinizi duyar gibiyim.

O halde ben de size başkaca basit bir hesap yapayım.

Rakamı mütevazı alalım 300 Bin TL olsun. Belediyenin her ay 250 TL olmak üzere Eskilli 150 öğrenciye 8 ay burs verdiğini hesap edin kaç TL: 300.000 TL de mi?

B şıkkını yapmış olsaydık.

O 150 öğrenci ve ailesinin Eskil aidatını kazanma, Eskil'e ve Belediyesi'ne olan muhabbeti-sevgisi, ihtiyaçlarının giderilmesi gibi bir çok husus da kazanan Eskil olacaktı.

Yaa "A" şıkkı...

Netice olarak kazandırdığını dün gördük, "Depresyon"

Yanlış anlaşılmasın spora karşı olan birisi değilim.

Ama spordaki gerçek başarın özü öz kaynak!

"Koyunu oğlun güder-kızının gelinin sağarsa karlı bir iş, değilse ötesi boş..."

Futbolda da senin Eskil'in çocuğu yetişir. Altyapıda rakibimiz Aksaray Karadenizspor gibi bir ekol olabilirse başarıdır.

Ötesinde ise yapılanda netice işte bu....

Sadece sporda değil, her alanda Eskil'in insanına, evladına desteğimiz sürmeli...

Şimdi şöyle bir geçmişe gidelim. Mesela yıl 1988 olsun ve Eskil Aksaray'da amatör ligde mücadele etsin. Eskil'in evladı bırakın BAL'ı doğrudan takımı 3'üncü ligi taşırdı.

Mustafa Mutlu, Kıyasettin Oruç, Mustafa Tosun, Recep Çelen, Rasim Böğe, Cuma Böğe, Ahmet Görür, Halil ve Ahmet Güç, Kazım Güdendede, Kemal Tura, Yusuf ve  Necati Altan, Duran Mutlu, Sıtkı Altan, Atilla Altan, Yusuf ve İbrahim Keskin, Veli Öksün, Abdülkadir ve Ramazan Özgiray gibi isimlerden oluşan bir takım herhalde Aksaray'ı sallardı.

Bir de o dönemin Eşmekayaspor'u vardı ki en az Eskil kadar başarılıydı....

Bugün de bize düşen bu...

Değilse, yapılan açıklamalara akıl mantık erdiremiyorum.

Sen ligi birinci bitiriyorsun, kurayı kabul ediyorsun, şartlara ses çıkarmıyorsun. Kuraya hiç bir hazırlık yapma, tiyatro izler gibi komediyi izle sonra da veryansın.

Yok taraftar fazlaymış, yok Eskil çok para harcamış, yok efendim futbolu çok seviyormuş.... mış, muş...

Bu tepkileri siz, yılan hikayesine dönen kuradan önce verecektiniz.

Ve hiç kimse "Allah'ım ben nerede yanlış yaptım?" demiyor....

Hep karşı tarafı suçlayanlar... (Birileri artniyetli de olabilir, bize düşen hakkımızı savunmasını bilmek).

"Geçti Bor'un pazarı" mı desem, "Atı alan Üsküdar'ı geçti" mi desem..

Kurbanın boğazına bıçağı vurduktan sonra geri döndürmeye çalışmanın anlamı ne!

Sadece Ayhan Erel Vekil'in buyurduğu gibi Eskil'le aynı şartlarda olup başka şehirde BAL'a yükselen takım varsa onları emsal gösterin....

Karar alırken, kimi bağlar senin taraftarın, harcadığın para...

Yani ya kurayı kabul etmeyecektik, kura esnasında gözümüzü dört açacaktık ya da artık o hususa ses vermenin bir anlamı yok.

O zaman sesine verilen ses aynen şu olur, "Uyanığa bak kurada sen çıksan iyiydi de mi?"

Kura esnasında yaşananlar zaten evlere şenlik düğünümüz var gibi... bir şey....

Bu olay bir de şunu gösterdi ki...

Machiavelli'nin çok hoşuma giden bir sözü var....

"Bir yöneticinin vasfı kurduğu kadronun niteliğinden belli olur..." diye...

Eskil'in günümüzde en önemli problemlerinden birisi de nitelikli insan yetiştiremiyoruz.

Sponsoru hazır bir takımı bile yönetmekten aciziz.

Sahi Eskil'de kaç Ömer Güç'ümüz var...

Yaptığı işin profesyonelce ve gecesini gündüzüne katarak özverili yapan...

O nedenle bu musibetin evla olarak verdiği çok ders var... Almasını bilirsek...

Değilse, önce biraz yüksek perdeden söylemler...

"Zaten biz üvey evladız, Konya'ya mı bağlansak, Eskil'in hakkı yendi, ligden çekiliriz..."

Bir kaç gün sonra da "Yenilen pehlivan güreşe doymazmış" söylemine can suyu vermek için daha iddialı! bir takımla yola çıkılır... (Olacakta bu, zaman gösterecek...)

Geçen yıl 300 Bin olan bütçe 500 Bin olur...

Ve takım buralara da gelemez....

Eskil Belediyespor yönetiminde yer alan ve bugüne dek Eskil adına, memleket adına, spor adına hizmet eden herkese bir teşekkür edelim ve Eskil Belediye Başkanımıza da son söz, "Bu şartlarda, bu yönetimle, bu kadroyla bu saatten sonra bu takıma bir kuruş harca.... Bir Eskilli olarak ben hakkımı helal etmiyorum ve o veballe sizi baş başa bırakıyorum..."

Bu yazı toplam 1848 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum