Abdullah Güdendede

Abdullah Güdendede

Fizyoterapistler ne istiyor?

Fizyoterapistler ne istiyor?

 

 Daha yakın zamana kadar ziraat mühendisi, veteriner vb. gibi meslekelamanlarının hatta lise mezunlarının ilkokul sıralarındaki çocuklarımızıeğitmek için bir anda öğretmen olduğu dönemleri yaşadık. Bu meslekleriküçümsemek için değil amacım ama bu yönde eğitim almamış birinin bir andaöğretmen olup çocuk yetişmesi için okula gönderilmesi gerçekten büyük birproblemdi.  Bütün bunlar eğitimi sadecebirinin derse girmesi olarak algılayan bir zihniyetin ürünüydü. Eğitimi alacakçocuklar mı? Onlar zaten kimin umurundaydı!

Peki, günümüze gelecekolursak durum farklı mı? Sağlık alanında geçmişe nispetle iyi yönde gelişmelersağlanırken, hastanelerin kalitesi bir o kadar artırıldığı, sağlık güvencesikonusunda devrim niteliğinde gelişmelerin sağlandığı bir dönemi yaşıyoruz.Hastaların hastanelerde rehin kaldığı dönemleri çoktan geride bıraktık.Herkesin isteği hastane de tedavi olabileceği bir zamana geldik. Sıra almakiçin günlerce hastanenin bahçesinde çadır kurulduğu dönemleri artık unutmaküzeriyiz. İlaçların karo borsaya düştüğü günleriyse hayal mayal hatırlıyoruz.

 Evet, halkımıza sağlık alanında yapılanhizmetler için minnettarız. Fakat madalyonun birde diğer yüzüne gelecekolursak, belki kasıtlı, belki değil son zamanları geçmişteki yaşadığımızkorkularımız hortlatacak gelişmeler oluyor. Halkın sağlığı için hizmet eden vebunu da son dönemlere kadar Avrupa standartlarındaki üniversite bölümlerindealdıkları eğitimle yapan fizik tedavi(fizyoterapi) ve rehabilitasyon bölümümezunları yani fizyoterapistlik mesleği üzerinde yapılanları üzüntüyleizliyoruz. Geçmiş dönemde eğitim sektöründe halkımıza reva görülenler bugünsağlıkta da mı görülmek isteniyor diye büyük bir endişe hakim.  Sanal medyada komedi malzemesi haline gelenbir durum başta cereyan etti. Fizik tedavi ve rehabilitasyon bölümüüniversitelerde bir anda mantar gibi hemen hiçbir kriter olmadan açılınca biranda bölüm hocasından çok okulu olan meslek diye anılmaya başlandı. Okul açılmasına izin veriliyor ancak dersleri verecekbölüm hocaları yok! Bu bir komedi! Ve özellikle özel eğitim ve rehabilitasyonmerkezlerindeki durum daha vahim. Yurt dışından YÖK denkliği aranmadan tamolarak ne okuduğu belli olmayan kişilerin bir anda bu sektörde fizyoterapistolarak çalışmasına göz yumuluyor. Bunların hemen hepsi 3.dünya ülkelerindengelirken eğitim olaraksa çoğunun 6 aylık kurslarla ülkelerinde bu ünvanıaldığını biliyoruz. Türkçeyi ise zaten bilmiyorlar. Evet, bu kişilerrehabilitasyon merkezinde fizyoterapist olarak çalışıyor zaten oradaki hastalarkimin umurunda!

İşte hal bu iken yasaldüzenlemeler noktasında meslek tanımı yapılmasına rağmen yönetmelikler nedensehep askıya alındı. Ha bugün ha yarın derken, hala özlük haklarını tam vermediği gibi hakları verilmesi yerine biranda yeni bir şok yaşadı fizyoterapistler! Şimdide bir anda hemşireleri fizyoterapistyapmaya uğraşılırken yetmezmiş gibi uzaktan eğitim gibi ciddiyetsiz biruygulama daha gündeme oturtuldu. Bütün bunlar acaba ölümü gösterip sıtmaya razıetmeye mi uğraşılıyor diye düşündürmüyor değil. Hastane de sağlık çalışanıolarak zaten hak ettiğini alamazken, hala hastane ve dal merkezlerindefizyoterapist zorunluluklarının kaldırılması için uğraş veriliyor. Hâlbukikaliteli sağlık hizmeti için her bölüme ayrı atamalar yapılması gerektiği gibigünlük hasta kotası da konması gerektiği aşikârdır. Bunun yanında döner sermayeadaletsizliği ise sürüyor. Fizyoterapist tedavisi yapıyor ama bu nedensemaaşına yansımıyor.

Halk sağlığı ve meslekonuru için üniversitelerde açılan bölümlere meslek için gerekli eğitim veeğitici kriterleri konulması, yurt dışından özel eğitim ve rehabilitasyonmerkezlerine getirilen kişiler için denklik şartlarının aranması, meslekyönetmeliklerinin çıkartılması, günlük tedavi edilecek hasta sayısına kotakonması, döner sermaye payının tekrar gözden geçirilmesi( tedavi edici konumdaolduğunun hatırlanması), tüm uzmanlık alanlarıyla çalışabilme ve diğer hertürlü haklar için gelişmiş ülkelerdeki koşulların kıstas alınması artık birzorunluluktur.

Sağlıklı, mutlu ve ağrısızgünler dileğimle…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
Abdullah Güdendede Arşivi