Sait Çamlıca

Sait Çamlıca

Milli olmayan Piyango!

Milli olmayan Piyango!

Anadolu’nun birçok yerinde, defineciler meşhurdur. Elli yıldır define aradığı halde, halen yarın bulacakmış gibi davranan insanlar da gördüm. Garip ama, anlatırken neredeyse sizi bile inandıracaklar, yarın defineyi çıkartacaklarına.

At yarışı oynanan Jokey kulüplerinin önünden geçerseniz, birkaç dakika durup o insanları seyredin. Atları değil, atları seyreden insanları seyredin. Ben her gördüğümde, hem üzülürüm hem acırım o insanlara.

Her yıl aynı sahneler yaşanıyor. Büyük ikramiye kime çıkmışsa, hemen ortalıktan kayboluyor. Ne akrabaları, ne mahallede ki komşuları kendisine ulaşamıyor. Çalıştığı işyerinden istifa ediyor. Bankalar peşinde koşuyor. Kimisi çevresini, kimisi eşini, kimisi yaşam biçimini değiştiriyor. Ancak hepsinin sonu, aynı şekilde bitiyor. Kolay yoldan kazandıkları para onları mutlu etmediği gibi, o parayı kazanmadan önceki hallerine veya daha kötü durumlara düşüyorlar.

Zengin kalamayan zenginler…

Her yılbaşı haftası, bir önceki yıllarda piyangodan zengin olmuş ve hayatı mahvolmuş insanların dramları da haber olur. Zengin olmuş ancak zengin kalamamış insanlardır hepsi. Piyangodan zengin olup zengin kalan “hiç kimse yok!” diye kaldı benim aklımda. İnanmayan internette araştırsın.

Garip değil mi? Bir anda çuval dolusu para geçiyor insanın eline. Ancak bu çuval dolusu para, o insanı mutlu etmediği gibi, elinde de kalamıyor.

Daha iyi ve mutlu bir hayat yaşamak için piyango biletiyle zengin olanların hiçbirisinin zengin kalmaması ve mutlu olamaması, bilet kuyruklarında olan insanlara ders olmuyor. Garip bir varlık bu insanoğlu!

Ayakkabı boyacılığı yaparken piyangodan zengin olduktan tam on yıl sonra, aynı yerde ayakkabı boyamaya dönmek zorunda kalanlar var.

Büyük ikramiye ile zengin olduğu halde, cenazesini kaldıracak, kefen parası bile kalmadan ölüp gidenler var.

Soyma Makinesi!

“Ben bu insanları anlamıyorum. Biz o kumar makinelerini onların cebindeki parayı çalmak için özel tasarlıyoruz. Makineye atılan paranın %80’i benim cebime giriyor. Çünkü ben o makineyi o şekilde üretiyorum. Ancak insanlar ısrarla o makineden para kazanma umuduyla beni zengin ediyorlar.”

Bu sözler, kumarhanelerde kullanılan kumar makinelerini üreten bir Fabrika’nın sahibine ait.

“Ya Çıkarsa!” tuzağı.

“Bana 1000 TL para verin. Size bunu geri ödeme ihtimalim %1” diye bir teklifte bulunsam, kaç kişi bana bu parayı öder. 1000 TL gibi bir rakamı bırakın, 50 TL bile olsa, hiç kimse, %1 geri alma ihtimali olan bir parayı, başkasına vermez. Bırakın %1 gibi bir ihtimali, “%90 geri ödeme yapacağım!” desem, o %10’luk şüphe yüzünden bile, borç para vermez birçok insan. Kazanma ihtimali, milyonda bir bile olmayan Piyango biletini alan insan, bunu hangi umut ile alıyor?

“Ya çıkarsa?” cümlesi, bu kadar insanı kandırmak için yeterli mi? Umudu yalanla paketleyenlere mi kızmalı, yalan paketinde ki umuda her yıl aldananlara mı?

Milli olmayan Piyango!

“Çalışmak, üretmek, tasarruf etmek, elinin emeğini yemek, helal para kazanmak” gibi erdemlerle, mayası yoğrulmuş Anadolu insanına satılan piyango biletlerinde ki, “Milli” yazısı, beni rahatsız ediyor. Çünkü milli değil!

At yarışlarında koşan atlarda, o atları takip edenlerde, Milli Piyango türü biletlerle zengin olmaya çalışanlarda, beni ilgilendirmiyor aslında.

Gençlerin, bu bakış açısıyla zehirlenmesinden rahatsız oluyorum. Okul duvarlarına çalışkan olma erdemine dair sözler yazacaksın, sonra da her yerde piyango bileti satacaksın!

Çalışmadan kazanmak, çiğnemeden yutmaya benzer. Sindiremediğiniz için kusarsınız.

“Ya çıkarsa!” tuzağına düşmeyin

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sait Çamlıca Arşivi