Abdullah İnaltekin

Abdullah İnaltekin

NEU (YENI) OSMANLI

 

Osmanlı’nın son yadigarı  Anadolu, onu yönetenler ve Türk milleti ‘osmanlı’ refaransıyla neredeyse bir yüzyılı devirmiş durumda.
Osmanlı imparatorluk sistemine kabaca şöyle bir bakıldığında aslında ünü sadece uzun yaşamış bir imparatorluktan daha çok kurduğu yönetim, adalet, yaşam, eğitim, ekonomi, savunma velhasıl her alanda üstün yöntem ve tekniklerden inşaa edilmiş bir sistem sahibi olmasından ileri gelmektedir. Zaten bugün Osmanlı’nın dağılma sürecinde  yaptığı anlaşmalar, okullar, ulaşım, maliye sistemi bile bugün hayranlıkla takip edilmekte ve örnek alınmaktadır.
Takip edilen sistemde Osman Bey’in yetiştirilme metodu ile 154 yıl sonrakä Fatih, 191 yıl sonraki Yavuz,  221 yıl sonraki  Kanuni, 551 yıl sonraki Abdulhamit Han’ın yetiştirilme metodu aynıdır. Halen Anadolu’nun başta Bursa, Amasya, Konya gibi yerler  şeyhzadelerin yönetime nasıl olağan üstü hazırlandıklarına şahitlik ederler. Diğer taraftan  ticari kaygıdan başka bir amacı olmayan ‘Muhteşem Yüzyıl’ yakıştırmasındaki gibi ‘harem’  bir yevk-i safa yeri olamayıp Prof.Dr.Halil İnalcık’ın tarifi ile bir ‘okul’ olmuştur. Orada hizmetle mükellef cariyeler zaman içinde eğitilip üst yerlere geçmektedirler. Buralarda görev alan cariyelerin büyük bir çoğunluğunun yabancı dil bilmesi zorunludur. Müzikle tedavi merkezleri, askerin ailesine mektup yazmakla görevli nameciler, kuşların yuva ve yemlerinden sorumlu şükürcüler, hamal  ruhsatı, esnaf örgütü gibi kısaca Osmanlı Devleti diye tanımlandığı vakit büyük bir sistemi düşünülmesi gerekir.
Türkiye Devletini yönetenler için, Cumhuriyetin ilk yılları hariç genel olarak yeni sistemler üretmek yerine Osmanlı’nın manevi mirasından medet umma yoluna gitmek vazgeçilmez bir yöntem olmuştur. Sadece bu mirastan yararlanma değil elde olan değerleri yozlaştırma ve bozma alışkanlık haline gelmiştir. Örneğin osmanlı’nın savaşa giden orduya şevk heyacan ve motivasyon sağlamak için özel kurulan ve kullanılan  Mehter Takımı, günümüzde açılışların, düğünlerin baş gösterisi, Ya Allah bismillah nidalarıyla çocukları sünnet ettirmede bir vasıta olmuştur.
Üzerinde Osmanlı Tuğrası (patişah imzası) olan bıçaklarla adam öldürülmekte,  zenginlik alemeti siyah camlı arabaların camlarına tuğra yapıştırılmaktadır. Osmanlıyı şeklen yaşama ihtirası aslında Osmanlı’yı şeklen yok etme sürecidir. Bugün üniversite sırasına gelene kadar milyonlarca genç Topkapı sarayını görmemiştir. Muhtemelen üniversite yıllarında da görmeyecektir. Milyonlarca insan saraylarımızdan bi haberdir. Yüzlerce medreseler, yazma eserler, kaleler, burçlar, camilerimiz kendi halkımız tarafından bilinmemekte, öğretilmemektedir. Osmanlıca’yı bilen insan sayısı binde biri bile bulmamaktadır.Ülkemizdeki 200 e yakın üniversitemizde Batı iktisat yöntemleri kadar Osmanlı maliyesistemi okutulmamaktadır. Toplumsal değer yüzüstüdür. Arabalarda babamıza bile güvenmemizin gerektiği plaka olmuştur. Çakma Osmanlı isim, söz ve tavırla adam kaçırılmakta, dolandırıcılık hırsızlık yapılmaktadır. Divan-ı Humayun da gizli perde arkasından divan üyelerinin özgür iradelerini izleyen patişah yerine başbakan’ın sözünden çıkmayan bir meclis üyelerini, kılık kıyafet değiştirerek halkın arasında olan patişahın yerine geçerken tüm yolların kapatıldığı başkan ve başbakanlar görmekteyiz.
Osmanlı devleti sadece kuşatılan yerlerle ve ekomiyle ayakta durmadı. Topyekün bir sistem kuruldu o sistemden vazgeçilmediği sürece dimdik ayakta kaldı.
Türkiye Cumhuriyeti güçlü bir devlettir. Mazisini ve mirasını iyi korumalıdır. Her yerde Osmanlı refaransı kullanmak yerine kendi ürettiği sistemle anılmalıdır. Osmanlıda 72 millet barınmıştır, bugün 3-5 unsurla birarada yaşamak da güçlük çekilmektedir.
S.S.C.B. dağılmadan önce Türkiye, o bölgedeki esaret halkın lideri durumundaydı. Oluşan Türk devletlerinin ilk başlardaki heyacanı sönmüştür, Türkiye ikinci üçüncü alternatif ülke olarak değerlendirilmektedir. Nedeni Türkiye’nin o bölgeye sunamadığı sistem sorunudur. Çünkü kendisinin bir sistemi yoktur. Sıfır sorun adı altında vizelerin kaldırılmasına dönük iyi niyetli girişimlere muhatap ülkelerden bir çoğu  bugün yönetim sorununa girmiş, Türkiye dün vize görüşmeleri yapılan ikitidarın bugün muhalifleri ile yeni yönetim görüşmeleri yapmakta tutarsız bir hal almaktadır.
Sonuç olarak kuramadığımız bir sistemin zaten başka yerlere taşımakda mümkün değildir. Türk devleti Osmanlı’nın mirasını iyi kullanacaksa ve o refaransı tüm dünyaya yeniden bir model olarak sunacaksa herşeyden önce anlayışların, alışkanlıkların değişmesi, değerlerin yeniden oluşması; bilime, tarihe, üretime önem vermesi gerekir. Devletin içindeki her birey sisteminbir parçası bilincine sahip olmalıdır. Bugün Türk devleti kendi sistemiyle anılmalı tarihe yeni anlayışlar sunmalıdır. Ve en başta Osmanlı’nın değeri  şeklen ve ruhen  erezyondan kurtarılmalıdır.

Bu yazı toplam 1081 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.