Şampiyon Bursaspor

Tüm Türkiye’de sonucu heyacanla beklenen lig maratonunu Bursaspor’un şampiyon olarak bitirmesi gerçekten hepimizi gururlandırdı.

Son haftaya kadar Fenerbahçe’nin bir puan gerisinde olmasına rağmen sokaklar bayraklardan geçilmiyordu. Taraftarın maçlara ilgisini zaten televizyonlarda herkes gördü. Şampiyon olmasaydı bile şampiyonmuş gibi kutlamalar yapılacaktı ki bu da birlik ve beraberlik adına çok güzel bir tabloydu.

16 Mayıs 2010 tarihi ilk bakışta Bursa plakasını andırsa da 1963 yılında kurulan kulübün 47 yıllık şampiyonluk özlemine kavuştuğu günü anlatmaktadır. Ligde yıllardır tahakküm kuran İstanbul takımları geride bırakılmış, Trabzonspor’dan sonra Anadolu’dan çıkan ikinci şampiyon takım ünvanı kazanılmıştır. Dört büyükler tabiri de artık tarih olmuş, şimdi beş büyükler dönemi başlamıştır.

Maçın bittiği saatten sonra sokaklarda tam bir bayram havası vardı. Yollar, araçlar, metro ve istasyonları tribün görüntülerini aratmıyordu. Kutlamalarda sadece gençler değil, kadınlı erkekli her yaştan insanı görmek mümkündü.

Maçtan sonra sokaktaki bir kişiyle olan sohbetimiz olayı özetliyordu. İstasyonda metro bekleyen 55-60 yaşlarında birisi heyecanla trenin gelmesini bekliyordu. O heyecanla oradaki görevliye “Nerde kaldı kardeşim bu tren?” diye çıkıştı. Görevliye bu çıkışması sonucu biz biraz sakin olmasını uygun bir dille söyledik. Bu sözümüze “Siz ne diyorsunuz, ben yıllardır bugünü bekledim.” şeklinde cevap verdi. Bu söz taraftarın psikolojisini yansıtıyordu.

Yine maç ertesinde çevremde kimi görsem konu aynıydı; “Bursa’nın şampiyonluğu” Hatta sohbete ortak olmamızı isteyenden tutun da “Çay içmeden bırakmam, bugün çaylar benden” diyenler az değildi.

Ertuğrul Hoca’nın deyimiyle 20 bin dolarlık bir takım olan Bursaspor’un 200 bin dolarlık takımları geride bırakarak bugün Süper Lig’in şampiyonu olması inanılmaz bir olaydı. Bunda tüm taraftarın, yöneticilerin ve futbolcuların yanı sıra özellikle Ertuğrul Hoca’nın çok katkısının, emeğinin olduğu bir gerçektir. Beyefendiliği, ciddiyeti, futbol bilgisinin yanında mütevazi ve ilkeli duruşunun ayrı bir yeri vardır.

Bu farklılık taraftar üzerinde de etkisini göstermiştir. Diyarbakır olayları dışında bu yıl Bursa taraftarının kayda değer bir olayı olmamış, takımının herhangi bir ceza almasına sebebiyet vermemiştir.

Tüm bunları bir araya getirirsek şöyle bir sonuç çıkıyor diyebiliriz: İşini titizlikle yapan, disipline önem veren, her ne şartta olursa olsun polemiklere girmeyen, ancak çıkıp futbolunu oynayan ve bunu da takım ruhu biçiminde sahaya yansıtan bir futbol takımı başarıyı yakalayacaktır.

Yine burada futbolun birlik ve beraberlik için son derece önemli olduğunu Bursaspor’un şampiyonluğunda gözlemledik. Birbirini tanıyan tanımayan her yaştan insan ortak bir sevinci paylaşmaktadırlar. Bu ortak sevinç beraberinde birlik ruhunu oluşturmaktadır.

Bursaspor’un haklı başarısı takdire şayan. Darısı diğer Anadolu kulüplerinin başına.

              

Bu yazı toplam 1182 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar