Erdoğan Kaya
Bir Gün Sen de Yaşlanırsın
Bir yaşlı gördüğümüzde, sanki toplumdan dışlanması gereken bir bireymiş gibi davranabiliyoruz. Özellikle yeni neslin bir kısmı, yaşlıları bir yük ya da engel olarak görmeye başlıyor. Hatta bazıları “Ne işin var burada, otur evinde” diyebilecek kadar ileri gidebiliyor. Oysa çok azımız durup düşünür: Bir gün biz de onların yerinde olmayacak mıyız?
Bugün görmezden gelinen, horlanan o yaşlılar bir zamanlar dimdik ayakta duran insanlardı. Bizleri hayata hazırlayan, emek veren, bu memlekete hizmet etmiş bireylerdi. Kimisi öğretmendi, kimisi memurdu, kimisi işçiydi; ama hepsi bu toplumun temel taşlarını oluşturdu.
Geçtiğimiz günlerde hastanede sıra beklerken yaşadığım bir olay bu durumu bir kez daha düşünmeme sebep oldu. Yaşlı bir amcamız geldi, sıra bekliyordu fakat oturacak yer yoktu. Yanındaki gençler koltuklarda oturuyordu. İçlerinden birinin bile kalkıp yer vermemesi beni derinden üzdü. Dayanamadım, kalktım ve yerimi o yaşlımıza verdim. İşte o an anladım ki sorun sadece bireysel değil, toplumsal bir duyarsızlık hâline gelmiş.
Elbette bütün gençleri aynı kefeye koymak doğru olmaz. Ancak yaşlıya saygıyı bilmeyen gençler az da olsa var ve bu saygıyı mutlaka öğrenmeleri gerekiyor. Çünkü yaşlıya saygı, insanın kendine saygısıdır.
Bir yerde duymuştum; yolda zor yürüyen bir yaşlıya bir genç “Ne işin var dışarıda, evinde otursana” demiş. Bu söz karşısında tepkisiz kalmak mümkün mü? O gencin, o yaşlının evinde kendisine yardım edecek kimsesi olup olmadığını bilme şansı var mı? Belki de çok acil bir ihtiyacı vardı. Belki ekmeğini almak zorundaydı. Evde aç mı kalsın?
Bugün ne yazık ki evlatların anne babasına bakmadığı, yaşlıyı yük gören anlayışlar da var. Evinde horlanan, gelini tarafından istenmeyen, oturduğu yerden rahatsızlık duyulan yaşlılar az değil. Bunları insan yaşlanmadan anlayamıyor; yaşlanınca ise her şey çok geç olabiliyor.
Yaşam sonsuz değil. Kimi canlı uzun yaşar, kimi çok kısa. Kimi bir asır yaşar, kimi kelebek misali birkaç hafta. Mesele uzun yaşamak değil, dolu dolu ve insan gibi yaşayabilmektir. İnsanlık tarih boyunca ölümsüzlüğü aradı ama bulamadı. Çünkü bu dünya kimseye kalmadı.
Çocukken zamanın nasıl geçtiğini fark etmeyiz. Ama bir gün gelir, herkes yaşlılıkla tanışır. O gün geldiğinde artık eskisi gibi koşamayan, yürüyemeyen, yardıma ihtiyaç duyan bir birey oluruz. Yaşlılık bir tercih değildir ve kimse yaşlanmak istediği için yaşlanmaz.
İşte bu yüzden yaşlılara saygı göstermek bir lütuf değil, insani bir görevdir. Onlara baktığımızda aslında gelecekteki kendimizi görmeliyiz. Otobüste yer vermek, hastanede öncelik tanımak, karşıdan karşıya geçerken yardımcı olmak, merdivende koluna girmek… Bunlar küçücük ama çok kıymetli davranışlardır.
Yaşlılar her yerdedir: Evimizde, sokağımızda, otobüste, hastanede… Annemiz, babamız, dedemiz, ninemiz birer yaşlı birey olabilir. Onlara sadece saygı değil, sevgi de göstermeliyiz.
Tüm yaşlıların önünde saygıyla eğilmeli, onları hor görmemeli ve aşağılamamalıyız. Çünkü unutmayın; bugün yaptığınız davranışlar, yarın size döner. İnanın, dönüp geriye baktığınızda yaşlanmanın ne zaman geldiğini bile anlayamayacaksınız.
Nerede Oturursan Otur, Dürüst Olacaksın
19 Aralık 2025 Cuma 11:59Emeklinin ve Dar Gelirlinin Sesi: Görmezden Gelinen Sessiz Çığlık
04 Aralık 2025 Perşembe 12:43Dürüstlük: Hayatımızı Yalanın Zincirinden Kurtarmak
21 Kasım 2025 Cuma 09:07Sosyal Medya Bataklığı: Ahlaki Çöküntünün Görünmeyen Yüzü
30 Ekim 2025 Perşembe 09:29Gerçek Dostluk Nedir?
07 Nisan 2025 Pazartesi 08:05Zulme Uğrayanın Sabrı ve Allah’ın Adaleti
28 Mart 2025 Cuma 08:46Nerede Eski Bayramlar?
28 Mart 2025 Cuma 08:25İnsanlara Elde Ettiğiniz Güçle Bakmayın!
12 Mart 2025 Çarşamba 08:52Vicdanla Vicdansızlığın Muhasebesi
06 Mart 2025 Perşembe 16:17Komşuluk ve Dostluklar Bitti mi?
05 Mart 2025 Çarşamba 16:16
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.