VE GÜNÜN SONUNDA KUŞLAR FİLLERİ YENER!

Yıllarca çağdaş, medeni olarak adlandırılarak bizlere empoze edilmeye çalışılan hatta birçok kez de başarıya ulaşan ‘batıyı cici gösterme çalışmaları’ bence bu yıla kadardı. Çünkü 2026 yılı batının kanlı ellerinin, kokuşmuş zihniyetinin çok aşikâr olduğu bir yıl oldu, dahası da olacak görünüyor. ‘Maske yırtılmasa hala bize afetti o yüz, Medeniyet denilen kahpe, hakikat, yüzsüz’ Milli Şairimiz Merhum Mehmet Akif Ersoy bu dizeleri kaleme aldığında da yine bugün olduğu gibi eli kanlı batıya hayran, onların medeniyet tiyatrosuna meftun bir güruh vardı… Tiyatro sona erdi artık! O kirli dünyaları gün yüzüne çıkmaya başlamışken 2026’nın şubat ayı geldi hem de dolu dolu. Hiç beklenilmeyen bir anda bir silkelenme, bir öze dönüş başladı. Büyük bir ses yankılanıyor Türkiye’nin dört bir yanında! Bu ses özüne hasret, köklerine dönmek için sabırsızlanan bir milletin, bir gençliğin adımlarının sesi… Bu ses milli ve dini değerlerine pranga vurulmaya çalışılan bir milletin o prangaları kırma sesleri…
Bu kez Ramazan daha da bir anlamlı, daha da bir heyecanlı. On bir ayın Sultanı bu yıl hak ettiği gibi karşılandı evlatları tarafından. Her gün yüzlerce okulda ilahiler yükseliyor öğrencilerin dilinden. Minik minik yürekler oruç tutup Allah’ın rızasını kazanmaya çalışıyor. Besmeleler süslüyor arşı… Tekbirler eşliğinde Teravih namazlarına gidiyor ayakları şişene kadar namaz kılan Peygamberin ümmeti… Büyük bir coşku var yüreklerde. Ramazan bu yıl Türkiye’de şaha kalktı elhamdülillah. Hep birlikte ‘Allah’ nidaları atan çocukların sesleriyle yankılanıyor Arş-ı Âlâ …
Heyecanları yüzlerinden, gözlerinden okunan yüzbinlerce genç, çoluk çocuk dolduruyor camilerimizi… Camilerden kuş cıvıltıları gibi çocuk sesleri yükselmeye başladı. Bir çocuğumuz çok seviyor son zamanlarda evlatlarımız da dahil olmak üzere 7’den 70’e herkesin diline pelesenk olan o müthiş ilahiyi:
‘Kabe’de hacılar “Hu!” der Allah,
Yer, gök inim inim iniler Allah,
Melekler defterini yeniler Allah,
İzin ver de Kabe’ni görelim Allah ‘
Evladımız ilahinin vermiş olduğu manevi haz ile annesine ‘Kâbeye nasıl gideceğini’ soruyor ve annesi; ‘Büyüyünce gidebilirsin ama şimdi gitmek istersen biz namaz kılarken Kâbeye yöneliyoruz, sen de namaz kılarak Kâbeye yönelebilirsin’ şeklinde cevap veriyor ve bunun üzerine çocuk 3 vakittir namaz kılmaya başladığını ve böylelikle Kâbeye gittiğini ve mutlu olduğunu söylüyor. Allahuekber! Ne kadar güzel bir netice… Peygamberimizin ümmeti, peygamberimizin gözünün nuru gençliğimiz gümbür gümbür geliyor!
Selam olsun minicik yüreklerde Allah ve Kâbe aşkı uyandıran Allah dostlarına…
Tohumlarımız fide verdi, fidanlarımız yeşerdi bu ramazan… Bu ramazan bu aziz milletin köklerine döndüğü an. Vakit o vakit… Artık vakit ‘Biz Resulün Ümmetiyiz’’ deme vakti…
Şimdi vakit İslam’ı kuşanma vakti. Şimdi vakit bilinçlenme ve bilinçlendirme vakti. Böylesine bir sefere çıkılmışken şimdi vakit ‘kutlu bir fetih vakti’! 7’den 70’e herkes suya susayan toprak misali susamıştı özüne…Bir sefer sevinci var bu kez… Fethe doğru giden adımlar bunlar.
Büyük Üstat Abdurrahim Karakoç’un dizelerinde dile getirdiği gibi,
Askerlerin miğferine,
Kağnıların tekerine,
Buda’nın tunç heykeline,
Hak yol İslâm yazacağız.
Herkes duyacak, bilecek,
Saklanmaz gayri bu gerçek,
Yaprak yaprak, çiçek çiçek,
Hak yol İslâm yazacağız.
And olsun ki yazacağız...!
Bilinsin ki bizim inancımızda ‘günün sonunda kuşlar filleri yener’. Çünkü biz biliriz ki niyeti Allah rızası olanın seferleri zaferle sonuçlanır. Biz biliriz ki ‘Niyeti halis olanın akıbeti de hayr olur’ ve zerre şüphemiz yoktur Saf Sûresi(61) 8. Ayet’te geçtiği üzere;
يُر۪يدُونَ لِيُطْفِؤُ۫ا نُورَ اللّٰهِ بِاَفْوَاهِهِمْ وَاللّٰهُ مُتِمُّ نُورِه۪ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ
‘İstiyorlar ki Allah’ın nûrunu ağızlarıyla söndürsünler, Allah ise nûrunu tamamlayacaktır, kâfirler hoşlanmasalar da’
Selam olsun Alemlerin Efendisine, ümmeti O’nu görmeden sevdi…
Selam olsun İslam’ın neferlerine, duasını ümmetinin şefaati için kıyamet gününe saklamış olan bir Peygamberi var…
Ve selam olsun Allah nidalarıyla Arş-ı Âlâyı titreten gençlerimize…
Esselamü Aleyküm ve Rahmetullahi ve Berekatuhu…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sariye Uçar Arşivi