Zimem defterleri

"Silin borçlarını Allah kabul etsin…"
Osmanlı… 624  yıl hüküm sürmüş, İslam'ın sancağını omuzlamış o mükemmel devlet… İslam'ı ve İslam'ın gereklerini tüm kalbiyle benimseyen bir millet… Öyle bir millet ki kültür ve medeniyetiyle dünyada parmakla gösteriliyor. İşte bu mükemmel bir medeniyetin yalnızca bir parçası zimem defterleri… Yardımlaşma ve dayanışmanın İslâm dininde  ne denli ehemmiyet arz ettiğini bilen Osmanlı'nın bu alanda sergilediği bu uygulama halkın birbirine olan bağlılığını ve ehli sünnete uygun bir yaşam sürme gayretlerini gösteriyor. 
"Zimem defterleri" günümüzdeki ismiyle "veresiye defterleri". Bahsetmiş olduğumuz yıllarda da insanlar mahalle esnaflarından alışverişlerini yapar, hâli vakti yerinde değilse yahut o an için ödeme imkanı bulunmuyorsa bu zimem defterlerine yazdırırlardı, tıpkı günümüzde hâlâ belli kesimlerde devam ettirildiği gibi. Ve Osmanlı'nın o güzel dayanışma örneği bu aşamadan sonra ortaya çıkardı. Ramazan ayı geldiğinde dönemin hali vakti yerinde olanları tebdil-i kıyafet yaparak bu bahsini etmiş olduğumuz esnaflara ziyarette bulunurlardı. Hiç bilmedikleri, tanımadıkları semtleri seçerek gittikleri ve içeri girmek için mekanın sakin olmasını bekledikleri bu esnaflara;
"Zimem defteriniz var mı?" diye sorarlardı. Esnaf da hiç tanımadığı bu kişinin isteği üzerine defteri çıkartırdı. Çıkan defterden belli bir kısmı ki kimi zaman tamamını " baştan ortaya kadar yahut ortadan sona kadar" şeklinde belirterek bu kısmı hesaplamalarını isterlerdi. Hesabın yapılmasının ardından kişi "silin borçlarını Allah kabul etsin" der borçları ödeyerek giderdi… 
Böylelikle borcu ödenen, borcunu ödeyeni; borcu ödeyen de kimin borcunu ödediğini bilmezdi. Bu şekilde bu yardımı gerçekleştirilen kişi yalnızca Allah'ın rızasını kazanmak ve ihtiyacı olan kişilerin sıkıntılarını bir nebze de olsun rahatlatmak amacıyla karşılıksız ve riyasız yaptığı bu iyiliği unutur ve bu şekilde verebilme şuurunu kendisine bahşettiği için Rabbine şükreder;  borcu ödenen kişi ise borcunu ödeyen kişiden razı olması için Allah'a dua ederdi… 
Bizlerde şu dua ile yazımıza son verelim;
"Rabbim aynı şuur ve bilinçle yalnızca Allah'ın rızasını kazanmak için hayr yapıp, hayr söylemeyi nasip etsin bizlere…
Selam ve dua ile...

 

Bu yazı toplam 1720 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar