Şükrü Başarıkan

Şükrü Başarıkan

Zikirle huzura giden yol!

Zikirle huzura giden yol!

Günümüzde bir çok kişi huzursuz, sıkıntılı ve stresli, yalnız bu halden nasıl kurtulacağına dair fazla bilgi sahibi olmamakta, veya neler yapılırsa gönül huzura kavuşur, işte biz bu hususa dair bilgilerin yapılmasını tavsiye ederiz.  

        Yüce Mevla’mız şöyle buyuruyor: “O (Allah’a yönele)nler, iman eden ve Allah-ı zikretmekle kalpleri huzura kavuşan kimselerdir. Şunu iyi bilin ki gönüller,(ancak) Allah’ın Zikriyle huzura kavuşur.”(Ra’d, 28) “O halde beni (ibadet ve itaatle) hatırlayın(zikredin) ki, bende sizi (sevap ve mağfiretle) anayım; bana şükredin, bana (itaatsizlikle)  nankörlük etmeyin” diye buyrulmaktadır. (Bakara,152) Allah’ı zikreden, her zaman “dinde ve beden de” zinde olup huzur bulur. Allah’ı, istiğfar ve tevhid ile anmanın yanında en büyük zikir Kur’ân okumak, manasını anlamak ve okuduğuyla amel etmektir. “O’zaman fikir, gönül ve hayat huzura erişir.” Yoksa gayesi gerçekleşmeyen iman, ibadet, zikirlerle kalp ve hayat huzursuzluktan kurtulamaz.

       Allah’ın zikrini kalbine, fikrine ve hayatına geçiremeyenler, dalları sulanan fakat köklerine su ulaşmayan ağaçlar gibi olurlar. Kim Allah’a itaat etmişse, farz ibadetleri yerine getirip haramlardan korunmuşsa Allah’ı zikretmiş olur. Fakat haramlardan kaçınmayan kimse namazı, orucu, haccı zekâtı çok olsa da, Allah’ı zikretmemiş olur. Ayrıca beslenme eksikliği, zehirli gıdalar ve mikroplar vücut sağlığımızın düşmanı olup vücudu tahrip ettiği gibi, imanı yöndeki zayıflık, ibadetsizlik, Allah’ı zikirsizlik ve günahlar da ruh sağlığını tahrip eder. Şeytan’ın en önemli işi, İmanı yönde şüpheye düşürüp daha fazla oyun ve eğlenceye daldırarak, ibadetten alı koymaktır. İnsanın yaratılış gayesi, Allah’a itaat, ibadet ve kulluktur. Bu hususta Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Kim benim zikrimden (Kur'ân'dan) yüz çevirirse, (hevasına/nefsine hoş gelene uyarsa) şüpesiz ki ona dar bir geçim /sıkıntılı bir hayat vardır.” (Tâ ha, 124)“Kim de Rahman (olan Allah)'ın zikri (Kur’an’ın hükümleri)ni görmezlikten gelirse, biz ona bir şeytan musallat ederiz ki artık o, onun (ayrılmaz) arkadaşı olur.” (Zuhruf, 36)

       Aşağıdaki önerilen vazifelerin amacı, şeytani, nefsanî düşüncelerden korunmak için, nefis ve ruh eğitimini gerçekleştirmek, yani insana gelen duygu, düşünce ve uygulamaları kontrol altına alarak denetlemektir. Nitekim her şeyi doğru olarak öğrenmek, yöneltmek, kullanmak, eğitimle mümkündür. Nasıl ki, düşmanla savaşmak, zafer kazanmak eğitim ve mücadeleyle oluyorsa, İmanı, beden ve ruh sağlığını korumak için, nefis ve şeytanla mücadele etmeyi öğrenmek daha da önemlidir, çünkü nefis ve şeytanla mücadele edemeyen, düşmanla hiç mücadele edemez. Ebû Bekir (r.a.)’in sözü: “Kim ki, düşmanla mücadeleyi terk ederse, zillete uğramaya mahkûmdur.”

       İnsan her şeyden üstün olarak yaratılmıştır, bu üstünlük ise Allah Teâlâ’ya kulluk etmek ve Resûlulah (s.a.v.) Efendimiz’e ümmet olmakla korunur ve devamı sağlanır. İnsan iki şeyden müteşekkildir; biri beden, diğeri ise ruh, bunun ikisi ağacın kökü ve dalları gibi bir bütündür. Bu ikisinin de korunmaya ve barınmaya ihtiyacı vardır: Bunlar vücudun sıhhati için, temiz oksijen almak, helalinden ölçülü olarak yemek, içmek, hastalanıldığı zaman tedavi olmak ve korunmak için, giyim kuşam gibi şeylerdir. Ruhun ihtiyaçları ise; başta sağlam İman, ibadet, zikir ve korunma dualarıdır. Lakin kalbe bozuk inançların girmesi, ibadet ve hayırlı işlerin yapılmasını engeller. İbadetler yapılmadığı zaman ise, maddi ve manevi bir kırgınlık, bir tatsızlık meydana gelir, ayrıca sıkıntı, stres, ruhi bunalımlar başlar, beden ve ruh sağlığı bozulur. Örneğin, insan günlük yeme, içme, uyuma ve buna benzer şeylerini ihmal ettiğinde ki, huzursuzluk manevi yöndeki gibidir. Huzurlu olmanın tek çaresi ise: İnsan yaratılış gayesi üzere yaşamalıdır. Nitekim tüm eşya, mahlûkat, nebatat ve dünyada olan her şey yaratılış gayesi dışına çıkarsa, gereğince istifade edilemediği gibi, maddi ve manevi zarara uğrar.

       O’halde kişi, gönlündeki bozuk inanç ve kötülükleri çıkarmalı, ayrıca  manevi vazifelerini günlük samimi olarak manalarını düşünerek yaptığı zaman, kendisinde ve yaşam hayatında muhakkak olumlu değişiklikler görür, çünkü aşağıda tavsiye edilen, Farz ve Nafile olan ibadet ve vazifeler; Allah’ (c.c)’ın emri ve Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’in sünneti, Ulemâmızın yapıp tavsiye ettiği ibadetlerdir. Bunlardan farz olan ibadetler kesinlikle terk edilmemeli, nafile olan ibadetler ise, az dahi olsa devamlı olarak yapılmalıdır.

Yapılacak Görevler Hakkında; Ayet Ve Hadisler:

    Kutsi hadiste: “…(Allah Teâlâ) Kulum, üzerine farz kıldığım şeylerden daha iyi bir yolla bana yaklaşamaz. Kulum nafile ibadetlerle de yaklaşmaya devam eder, nihayet ben onu severim. Onu sevince de işiten kulağı, gören gözü, tutan eli ve yürüyen ayağı olurum; benden bir şey isterse veririm, bana sığınırsa onu korurum…”(1)  “Azbir sadaka belayı def eder, ömrü uzatır.” “Allah temizdir, temizlenenleri sever” “Temizlik imanın yarısıdır.”“Ben bir söz biliyorum, eğer bu kişi onu söylerse üzerindeki bu kızgınlık hali geçer: “Eûzübillahi’ mineşşeytânirracim.” derse üzerindeki hal kaybolur.”(2)Yüce Mevla’mız buyuruyor: “Ey iman edenler! Sabır ve namazla (Allah’tan) yardım isteyin. Şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir.”(3) “…Namaz hayâsızlıktan ve kötü şeyden(kişiyi) alı koyar...” (4) “…Ey Mü’minler! Hepiniz Allah’a tövbe edin (ve emirlerini yerine getirin)ki, korktuğunuz dan emin, umduğunuza, nail olasınız.”(5)

      Hadis-i şerifte ise, “Bir kimse günahlarına tövbe ile bağışlanma talebine devam ederse, Allah (c.c) o kimseye her darlıktan bir çıkış, her üzüntüden bir kurtuluş yolu gösterir ve ona beklemediği yerden rızık verir.”(6) “Cennetin sermayesi Lâ ilâhe illallah, nimetlerin sermayesi ise elhamdülillahtır.”(7) “En iyi dua istiğfar, en iyi ibadet (zikir): Lâ ilâhe illallah demektir.”(8) Kur’an-ı Kerim’de: “Şüphesiz ki Allah ve melekleri Peygamber’e salavât getirirler. Ey iman edenler! Siz de onun için (tam bir teslimiyetle) salâvat ve selâm getirin”(9) Akşama ve sabaha erince: “Kul hüvallâhu ahad ve Felak ve Nas Sûrelerini üçer kere oku. Bu sana, her şeye karşı yeterlidir.”(10) Yine: “Bir kul fatiha ve âyete’l kürsi’yi bir evde okursa, o gün o eve hiçbir insan ve cinin nazarı değmez.”(11)  "Kim yatağına temiz (abdestli) olarak girer ve uyku bastırıncaya kadar AIIah'ı zikrederse gecenin herhangi bir saatinde uyanıp da AIIah'tan dünya veya âhiret hayırların dan bir şey isterse AIIah Teâlâ, istediğini mutlak ona verir."(12)

        Maddi ve manevi hastalıkların iyi olmasına karşı faziletli duâ: “Ya Muhyi, ahyina hayaten tayyibeten, bissıhati vel afiyeti, fiddini veddünya vel ahirehireti, inneke ala külli şeyin kadir.” Hasta bu duâyı, okumaya devam ederse, biiznillah şifa bulur.

 Ayet ve hadis kaynaklar: (1) (Buhari, rikak, 38) (2)(Buhârî, C. 18, S, 479. No: 5588) (3) (Bakara;43-153.)(4) (Ankebut, 41) (5) (Nûr Sûresi, 24/ 31.) (6)(Ebu Davut Vitir 26 İbni Abbas)(7) (Ramuz’ül Ehadis H. No: 3362(8) (Ramuz’ül Ehadis H. No: 3517) 9) (Ahzâb Sûresi, 33/ 56.) (10) (Nesâî, İsti’âze 1, (8, 250-253). (11)(D Hâkim, Müstedrek, 4/413.) (12) (Tirmizi, Daavât 100,3.

                            Günlük Yapılacak Vazifeler

1-  Sadaka vermeli. Sıkıntı ve hastalığa niyete alarak, imkân ölçüsünde bir defa sadaka vermeli ve sadaka verdiği kimselerin iyi insanlar olmasına dikkat etmelidir.

2-  “Boy abdesti” Diğerleri 41 gün yapılmalı. (İsteyen kişi ise sürekli devam edebilir.)

3-  21 defa “Eûzü besmele” çekmeli, Şeytanın şerrinden Allah’a sığınmalı. (Hatıra gelen kötü hatırlatmaların arkasına kesinlikle düşülmemelidir.) Ayrıca bize üç şey öğretiyor:1-Şeytanın ve şeytanın emrine girmiş kişilerin şerrinden Allah’a sığınmayı. 2- Zihnimize şeytani düşünceler gelince onu reddetmeyi yani gönlümüze almamayı. 3- Şeytan kalbimizin solunda olduğunu, gaflet içinde olma durumunda gönle götü düşünceler atacağını.

4-  100, adet. “Tövbe istiğfar etmeli.” Tövbenin anlamı, kötülüklerden dönmek, istiğfar ise, mükellef olunduğu günden bu güne kadar işlenen günahları hatıra getirip pişmanlık duyup, “Estağfirullah el-Azım.” denilmeli. Tövbe ve istiğfar iki çeşittir: Birincisi: Allah’a karşı, olan günahlar. İkincisi; kullara ait haklar. Şayet haksızlık yaptığı kişiler varsa, hakkını vererek helâlleşmelidir.

5-  5, vakit. “Namazı geçirmeden ömür boyu kılmalı.” (Son namaz gibi kılınmalı.)

6-  100, adet. “Kelimei Tevhid” (Lâilâhe İllallah, sonunda Muhammedür resûlüllah.) La ilahe illallah’ın, bize sağladığı faydalar; Allahtan başka ilah, otorite sahibi olmadığını, zarar verici, fayda verici, ömrü uzaltıp kısaltıcı olmadığını ve Ondan başka kimseden korkmamayı sağlamak üzere bu Tevhidi söylemeli.

7-  100, adet. “Allah,” sonunda celle celaluhu demeli, Allah Teala’nın şah damarımızdan daha yakın olduğunu ve biz Onu zikrettiğimiz müddetçe Yüce Mevla’mızın bizimle beraber olduğunu unutmamak için yapılmalıdır.

8- 100, adet. “Salavat-ı şerife” (Allahümme salli alâ Muhammed ve alâ, âli Muhammed, sonunda Sallallahü aleyhi vesellem) demeli, Sevgili Peygamber Efendimiz’in ümmeti için vermiş olduğu hayat mucadelesini, İslam’ın bize kadar gelmesi ve onun sünnetine uygun olarak yaşamayı alışmak niyetiyle çekilmeli,

9-  100, defa. “İhlâs-ı Şerif,” (Kulhü va’llahü ehad, Allahü’s-Samed, lem yelid,..)

10- “Yatmadan önce: İki veya dört rekat. Nafile Namaz kılmalı, 3. İstiğfar, 3. Salevat, 1. Fatiha,3. İhlâs, 3. Nas, 3. Felak, 1. Kureyş sûresi, 3. Ayete’l-Kürsi. 1. Kafirun sûresini” okuduktan sonra (ayaklarının altı ve avret yerleri hariç) vücudu mesh etmeli. (Amenerresulü ve Mülk Sûresi’nin okunması da çok faziletlidir) Bu Sûreleri kim ihlâsla okur, abdestli olarak yatırsa, sabaha rahat ve zinde bir şekilde kalkar ve gündüzü de huzurlu olur. Ayetel Kürsü, Felak ve Nas Sûreleri sabahları da okunmalı.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Şükrü Başarıkan Arşivi