Gazetecilik biter mi, devam eder mi?

10 Ocak her yıl çalışan gazeteciler günü olarak kutlanır, bizde bu gün ile ilgili bir şeyler yazmak istiyorum. Öncelikle şunu söylemek isterim ki, gazetecilik bitiş noktasına gidiyor. Hele buna gazeteciliği meslek edinme değil de hobi olsun, bana gazeteci desinler ve kamuoyunda havam olsun diye meslekle ilgisi olmayanlar bu mesleği yapmaya çalışınca bu meslek ayaklar altına düşmeye başladı. İnternet üzerinden bir iki çakma ona buna sataşma yazısı yazdınız mı gazetecisiniz. Her mesleğin kendine has bir eğitimi ve çıraklığı vardır. Ama maalesef bizim mesleğin baktığınızda ne çıraklığı ve ne de eğitimi var.

         Bunları yazarken kimseyi eleştirmek ve yermek için yazmadığım gibi, husumet içinde yazmıyorum. Kamuoyundan dinlediğim kadarı ile son yıllarda bizim mesleğe itibar eden insan sayısı çok az kalmış durumda. Bunu 10 Ocak nedeni ile bir kez daha hatırlatmak istiyorum.

        Tabii buna pirim veren kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarıdır. Kim gazeteci, kim değil adam ne iş yapar bakmadan pirim verirsen mantar biter gibi gazeteci bitiyor. Ben inanın bu mesleğe 43 yılını vermiş birisi olarak artık nerede ise gazeteciyim demekten imtina eder duruma geldim. Zaten gazeteciliğinde sonu gelmeye başladı.

        Adam iki gün gazeteciyim diye ortaya çıkıyor, daire müdürü aldırıp, daire müdürü tayini çıkartmaya çalışıyor. Gazeteci ne devletin üzerinde ne de vatandaşın üzerinde bir imtiyaza sahip değildir. Hatta mesleğini tehdit ve şantaj olarak kullanmaya yetkisi yoktur.

         Bizim görevimiz toplumu bilgilendirmek, varsa yanlışları adabı üslubu ile yazarak uyarmaktır. Hatta eksiklikleri biliyorsak, bilgi sahibi isek yol göstermektir. Devletin hiçbir makam ve koltuğunun üzerinde değiliz. devletin erkanı da yaptığı bir toplantıya gazeteci çağırırken kimi çağıracağını bilmelidir.

        Yapılan eleştirileri kurumlar eğer doğru ise dikkate alarak eksiklikleri gidermektir. Gazeteci bir kimseye kişisel meselesinden dolayı hakaret ve iftira ediyorsa o kişi hemen adli mercilere çekinmeden şikayette bulunup suç duyurusu yapmalıdır.

        Bizi kim bizi gazeteci olarak görüyor? Bu bizim meslektaşlarımız için bir ayıp ve dışlanmışlık değil mi? önce biz gazeteciler içimizdeki gazetecilikle alakası olmayanları neden dışlamayız? Hatta bize üye ise meslekle alakası olmasa da baş tacı etmiyor muyuz? Bunu önce bu mesleği yapanlar temizliği yapmalılar.

          Bizler bu temizliği yapamıyorsak kurum ve kuruluşlar bu meslekle alakası olmayanlara itibar edip değer vermemeliler. Bence en büyük hata kurum ve kuruluşlardadır. Kişilerin özel hayatlarını gazeteciyim diyerek yazıp eleştiriyorsa bu adamı toplumdan dışlanmalı.

           Gazetecilik zaten İnternet sayesinde bitme noktasındadır. Devletin resmi ilan kurumu tarafından destek verilmese ilimizde gazete sayısı üçü geçmez. Esnaf zaten bir kaç gazete dışında yeterli gazete almıyor. Resmi kurumlarda olmasa bitiş noktasındadır. Hatta Nisan ayında başlayacak internet gazetelerine ödenecek ücret yazılı basını bitirecektir.

         Bunlar bir gerçek ve doğrudur. Şimdi sosyal medyada anında aldığı ve okuduğu haberi okuyucu bir gün sonra okur mu? Ulusal medya bile bazı yerlerden destek almasa bitmiş durumdadır. Kimsenin çaka yapmaya ve hava sallamasına gerek yok.

          Benim burada asıl anlatmak istediğim, şahıslar üzerinde durmak yerine gazeteciliğe bir çeki düzen verilmesini istememdir. Bu meslek ayaklar altına alınıp seviyesi düşmemelidir. Yeniden toparlanıp, birlik ve beraberlik içinde mesleğimizin itibarını yeniden kazandıralım istiyorum. Yoksa mesleğimiz her geçen gün bitmeye doğru gidiyor.

Bu yazı toplam 298 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.