Abuzuddin Kılfırça

Abuzuddin Kılfırça

Gölbez’deki inşaat yıkımı!

1990’lı yıllar!

Hafızam beni yanıltmıyorsa 1994’ün Mayıs’ı idi.

Ortakuyu Yaylası’ndan bir vatandaşın, (Osman Başpınar) ev inşaatı belediye ekiplerince meraya yapıldığı gerekçesiyle yıkıldı!

Aradan birkaç ay geçmemişti ki Eskil’in Karakolu’ndan ilçe merkezindeki Selvi Cıngırığı’na kadar bin yıllık meralar (nasıl oldu hala kafam basmaz)…

(Burada içim kan ağlayarak yazıyorum) tarlaya dönüştü!

Bu tarla dağıtımından Ortakuyu da nasibini almıştı.

Yani vatandaşın meraya oturduğu 500 metre kare alan kurtarılırken, yine belediye öncülüğünde binlerce dekar mera diğer taraftan tarla oluyordu!

Bugün Ortakuyu’da koyun başta olmak üzere Kıraç bölgesinde koyunculuk yapmaya çalışanlar minyatür sahada 11’e 11 maç yapan iki takıma hakemlik yapar gibi oradan oraya koşarak dar alanda koyunlara adeta Japon kale maç yaptırıyor!

Sebebini bilmiyorum, çöl bölgesindeki bu sözde tarlalar iptal olurken ne yazık ki kıraç bölgesinde o canım yavşanlıklar tarla olarak kaldıL

Allah kendisinden bin kere razı olsun Kıraç’ta buna itiraz eden tek kişi Yeniyayla’dan Mehmet Ali Ceylan oldu.

Kendi cebinden para harcayarak, olayı mahkemeye taşıdı ve köyündeki meraları kurtardı.

Onun o çabayla kurtardığı o meraların içine birçok yayla ve köyde olduğu gibi, tabuta son çivi toplulaştırmada çakıldı.

Yayla halkının ifadesine göre toplulaştırmada Yeniyayla’da yaklaşık 750 Dekar (750 Bin m2) alan tarla oldu.

Aynı yayladan size bir de acı örnek vereyim.

Eskiden tarlalar bir sınırda başlardı.

İşte bu durumu gözünüzde canlandırın.

Meranın ortasından at kuyruğu gibi “n” harfi şeklinde bir tarlanın yüzlerce metre uzandığını ve merayı ortadan ikiye böldüğünü düşünün.

Ortada tarla var yandan geç hesabıJ

Sadece Yeniyayla’da mı?

Toplulaştırma gibi bir fırsatı ağalar beyler kaçırır mı?

Sanki yüz yılda bir görünen Halley Kuyruklu Yıldızı mübarek!

Hazine arazilerine ilişkin ciddi sıkıntılar!

Öyle ki tarlanın sınırları içine gömülen hazineler bile olduğu iddia edildi.

Bununla tatmin olmayanların ekmeye devam ettikleri hazine arazilerinin yeri sabit dururken, olmayan meralara tarlalar kaydırıldı!

Öte yandan Eskil, Karatepe’de fedakarca çobanlık yapan hemşehrilerimizin Kırgıl sınırana ilişkin feryadını Bursa’daki Sağır Sultan bile duydu!

İnşallah Eskil’de de duyulacak.

Kumlu, İkizce yaylalarının ortak merasına Tuzgölü Arıtma Tesisi’nin akacak tuzlu suyu merayı katlediyor! İnşallah çözülecek.

Ne yazık ki Eskil bölgesinde mevzu mera olunca görmedim, bilmiyorum, duymuyorum mantığı hakim oldu, işe gelen hep işgal oldu!

100’lerce dönüm merayı ekenler…

Öyle ki ekme bir yana “Höt” deyip hazineyi, merayı ekip icara verenler…

10’larca dönüm meranın üstüne “ev” yapıp yoncasından, arpasına kadar ekenler!

Bütün bunların üstüne İmar Barışı da tuz-biber ekince durum aynen şu oldu!

Şener Şen’in o meşhur filmindeki gibi her şeyi nizami yapan bir kuruş hak yemeyen bir devlet memuru (Mera, hazine ye dikkat eden) bir yanda, İstanbul başta olmak üzere canım yerlere gece kondu olarak konup, kolay yoldan köşeyi dönenler hesabı (Hazine, mera hassasiyeti olmayanlar)…

Bir çok yayla bu engellerin önüne geçmek için köy oldu!

Bugün komşumuz Obruk’un yaylalarına gidin Eskil’in çölü gibi merası var!

Eskil’in Kıraç baştaki köy ve yaylalara gidin çoğu insan tavuk ve mısırgayı dışarıya bıraktı mı burnunun dibindeki tarlaya giriyor.

İşte böyle bir ortamda madem yapan kazanıyor!

Yapmayanın başı kel mi?

Sahi Gölbez’deki olayın akabinde bir tane yorum gördünüz mü?

“Mübarek Ramazan Ayı’nda 82 Milyonun hakkı olan bir meraya tecavüz edilir mi?” diye!

Neymiş Ramazan’da meraya yapılan inşaata dokunulmazmış!

Hele böyle bir olayda Aziz bir Şehidimizin isminin kullanılması olayın en tatsız, itici yönüydü.

Netice, Siz Eskil’de ağzından mera çıkan, merayı koruyan, muhtar azasından belediye başkanına kadar bir isim gördünüz mü?

Allah kendisinden razı olsun bu konuda fedakarca mücadele eden Kaymakam Kübra Karaalioğlu oldu.

Onun da Eskil’den gitmesi için birileri nerdeyse dua zinciri oluşturacaktı!

Bugün de Necati Başkan ezber bozan isim olarak sahada!

Allah yar ve yardımcısı olsun.

Kısmen de olsa mera diyen bir başkanımızın olması umut verici.

Burada da Necati Başkan, "Oraya ev yapma şikayetler var. Bu konuda kesin kararlıyım, taviz veremem, bunun önüne geçmem mümkün değil sen biraz bekle çatı malzemelerinin alımına da yardımcı olayım" dediği bir insanın inşaatı yıkılırken ruh hali nedir?

Yani o inşaatın yıkılmasına herhalde en çok o üzülmüştür.

Mahmut İriş ve ailesini bilmiyorum ama emeğiyle geçinen, kendisi beyfendisi bir insan(mış).

Kardeşim neden bir olayı bu kadar zorladın!

Netice itibariyle dün; doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar söyleminin altında uyanıkça! Yetiştirilen bir toplumda bugün doğru bir eylemde bulunan bir insanı birilerinin aklınca 90 yayladan kovmaya çalışması okyanus ve köpük arasındaki bağlantı kadar sığdır.

 

 

Bu yazı toplam 17949 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
5 Yorum