Sözde Medeni Almanya’nın Müslüman Mezarlığına Yaptığı Zulüm

‘Lâ tahzen innAllâhe meanâ’…

Mezarlıklar bir milletin tarihi, dini, kültürel değerlerinin tümünü barındıran yerlerdir. Mezarlıklar bir milletin kimliği niteliği taşırken aynı zamanda o bölgede yaşayan insanların varlığını kanıtlayan birer tapu görevi de üstlenmektedirler. Türkiye toprakları sınırları içerisinde sayısız mezarlık bulunmaktadır. Bunlar yalnızca Müslüman mezarlıkları değil; Hristiyan, Yahudi, Musevi gibi birçok inanca sahip olan insanların da mezarlıklarıdır. Sahip olduğumuz İslam inancının gereklerinden biri olan ‘hoşgörüye’ sahip olan bireyler olarak bu mezarlıklar günümüzde biz Müslümanlar tarafından hiçbir zarar görmeksizin topraklarımızda var olmaya devam etmektedir.

Müslümanlar için mezarlıklar ayrı bir öneme sahiptir ve bu nedenle saygı ve hürmetin yanı sıra sevdiklerinin ebediyete intikal etmiş olduklarını bilmenin vermiş olduğu hüzünle birlikte mezar ziyaretleri çok başka anlamlar taşımaktadır. Yine o anlamlı mezar ziyaretlerinden biri gerçekleşmektedir. Tarih 01.01.2022’dir. Yani 2022’nin ilk günüdür. Fakat yer bu kez Türkiye değil Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya eyaletine bağlı Iserlohn kentinde bulunan Müslüman mezarlığıdır. Sevdiklerinin mezarlarına ziyarette bulunan Müslümanlar karşılaştıkları görüntüyle büyük bir hüzne ve öfkeye kapılırlar çünkü mezarlıkları tarumar edilmiştir. Aralarından ‘Mikail Işık’ isimli bir vatandaş o anı video ile kayıt altına alarak Almanya’daki bu vahşetin medyada yer edinmesini ve aslında medeniyetleriyle(!) her daim övünen Avrupa’nın ne denli vahşi ve Vandal bir yapıya sahip olduklarının gözler önüne serilmesini sağlamıştır. DİTİP İserlohn Merkez Camii Başkan Yardımcısı Aytaç Kuruağaç’tan alınan bilgiye göre Almanlar içerisinden bir grup 45 Müslüman mezarlığından 32 tanesini kırıp, yıkmak suretiyle tahrip etmişlerdir. Haberin yayınlanmasının hemen ardından Türkiye bu vandallığa tepki göstermiş, Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada: Avrupa’da son dönemlerde yapılan ve özellikle Müslüman mezarlarlıklarını hedef alan İslam karşıtı zihniyete dikkat çekilerek saldırının faillerinin belirlenerek cezalandırılması temennisinde bulunulmuştur. Yaşanan bu olay her ne kadar medyada geniş çaplı bir şekilde yer edinmemiş olsa da geçen yılda aynı şekilde ve yine aynı mezarlıktaki 7 adet mezarın tahrip edilmesi şeklinde gerçekleşmiştir. Dikkat çeken husus ise aslında en can alıcı noktadır. Bu vandallığı yapan şahıslar bunu yılbaşı kutlamalarında gerçekleştirmekte ve yaptıkları bu vahşetten de zevk almaktadırlar. Yılbaşı kutlamalarına bu vahşeti de ortak eden bu Vandalların Müslümanların ve İslam dininin varlığından rahatsız oldukları çok açıktır. Ne yazık ki yaşanan bu zulüm ne ilktir ne de son olacaktır. Dünya üzerinde İslam sancağı dalgalanmaya devam ettiği müddetçe medeniyetten bihaber olan İslam düşmanları Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un İstiklal Marşımızda ifade ettiği gibi ‘tek dişi kalmış bir canavar’ olarak saldırmaya devam edeceklerdir.

Yaşanan bu olay ne yazık ki birkaç kanal ve haber sitesinde: ‘Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya eyaletine bağlı Iserlohn kentindeki Müslüman Mezarlığında 45 mezarlığın 32’si kimliği henüz belirlenememiş kişi yahut kişiler tarafından tahrip edilmiştir ‘şeklinde bir kaç dakikalık haber olarak verilmiştir. Tüm dünya kamuoyunun gündeminde çokta geniş bir yer bulmayan bu tarz haberler önemsiz birer başlıkmışçasına verilir ve gündemin o yoğun(!) temposu arasında kaybolur gider. Tarihler, tahrip edilen mezarlık sayıları ve oradaki halkın inancı, çaresizce söyledikleri sözler, uzatılmasını istedikleri o yardım elinin içerisinde bulunduğu o cümleler, birkaç haber sitesinde o günün tarihiyle kayıtlara geçer ve olay bir iki gün içerisinde kapanır gider... Çünkü mevzu bahis olanlar ‘Müslümanlardır’. Çünkü Müslümanlar üstat Abdurrahim Karakoç’un dizelerinde belirttiği üzere: ‘Yıldıza, aya, güneşe Hak yol İslam yazmaya’ ant içmişlerdir. Kırdıkları, tahrip ettikleri o taşlarla yüreklerdeki o güçlü iman duygusuna zarar verebileceklerini düşünenler düpedüz bir sapkınlık ve büyük bir yanılgı içindedirler. Allah-u Teâla Kur’an-ı Kerimde Bakara Suresi 162. Ayetiyle yüreklerimize su serpmektedir:

‘Onlar, lanete uğramış olarak cehennemde ebediyen kalacaklardır. Azapları asla hafifletilmeyecek, geciktirilmeyecek ve kendilerine özür dilemeleri için mühlet de verilmeyecektir.’

Buradan başta Almanya’daki bu vahşete maruz kalan Müslüman kardeşlerimize ve sonrasında dünyada zulüm altında olan tüm Ümmet-i Muhammed’e Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’in Hz. Ebubekir ile Sevr mağarasında hicretin en hüzünlü zamanlarında kendilerine nazil olmuş olan Tevbe Suresi 40. Ayetiyle sesleniyorum:

لاَ تَحْزَنْ إِنَّ اللّهَ مَعَنَا

‘Lâ tahzen innAllâhe meanâ’ ‘Üzülme! Allah bizimle beraberdir.’ Bu Ayet-i Kerimenin yüreğin(m)izdeki mahzunluğu, kırgınlığı ve hüznü silmesi duasıyla.

‘Hiç şüphesiz Allah inananlarla (bizimle) beraberdir.’

Bu yazı toplam 1091 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar