Ömer Lütfi Ersöz

Ömer Lütfi Ersöz

Takva nedir?

Takva sözlükte; korumak, korunmak, sakınmak, saygı göstermek, itaat etmek, korkmak, çekinmek anlamlarına gelmektedir. Dini terim olarak anlamı ise; Allah’ın (c.c.) emirlerine uyup yasaklarından kaçınarak, azabından korunma çabasıdır.

Takva sahibi Mü’minler, her türlü küfür ve şirkten uzak dururlar. Büyük ve küçük günahları terk ederler. Allah (c.c.)’ın razı olmayacağı her türlü olumsuzluklardan uzak durup yüz çevirirler. Takvanın üst mertebelerinden biri, her ne şekilde olursa olsun Allah’a itaat edip hiçbir şekilde isyan etmemek, O’nu daima zikredip hiç unutmamak ve her zaman şükredip küfranı-ı nimette bulunmamaktır. Kişinin takvası, öncelikle haramlardan kaçınması ve sonrasında emredilenleri yapması ile değerlendirilir. Dikenli bir yolda yürüyen insan, zarar görmemek için nasıl dikkatli, titiz, uyanık hareket ederse; Mü’min de dini hayatında öncelikle haramlara düşmemek için dikenli yolda yürüyen gibi dikkatli ve hassas davranmalıdır. Bu anlamda takva, tenhada, toplum içinde, bela, musibet anında, bollukta ve darlıkta hep imtihan edildiği şuuru ile hareket etmektir. Kısacası; İslam’ın emrettiklerini yapıp yasak ettiklerinden de sakınıp uzak durmayı başarmak demektir.

Takva sahiplerinin bir çok özellikleri ayet ve hadislerde çok net bildirilmiştir. Öncelikle her işlerinde Allah (c.c.) ve Resulü Hz. Muhammed’in (s.a.s.) emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınırlar. Her zaman Allah’ın (c.c.) rızasını gözeterek hareket ederler. Allah (c.c.)’ın var ve bir olduğuna, meleklere, kitaplara, peygamberlere, ahiret gününe öldükten sonra dirilmeye, kaza ve kadere İman ederler. Allah’ın (c.c.) rızasını gözeterek, yakınlara, yetimlere, yoksullara, ihtiyaç sahiplerine yardım ederler. Namazı huşu içinde dosdoğru kılarlar, maddi imkanları olanlar zekatlarını verirler, hac görevlerini imkan bulunca geciktirmeden yapmak için çaba sarf ederler. Her hangi bir konuda yaptıkları anlaşmalarına sadakat gösterirler. Sıkıntı, hastalık, savaş ve benzeri imtihanlarında isyan etmezler, tam bir teslimiyet ile sabır gösterirler. Bollukta ve darlıkta Allah (c.c.) için infak ederler. Adaletten ayrılmazlar, öfkelerini yutarlar, affedicidirler. Kötülükte, yanlış işlerde bile bile ısrar etmezler. Bir günah işlediklerinde hemen Allah’ı (c.c.) hatırlayıp tövbe istiğfar ederler. Kısacası takva; sevap, günah, helal, haram konularında derin bir hassasiyet gerektirir. İslam da helal ve haramlar bellidir. Ancak bu ikisi arasında şüpheli olan şeylerde vardır. Takva sahipleri; Allah’ın (c.c.) emirlerini yapıp yasaklarından da kaçınırlar ve aynı zamanda her tür şüphelilerden de gerçek anlam sakınarak İslam’ı en güzel bir şekilde yaşamış olur.

Takva, bir çok ayet-i kerimede ve hadis-i şeriflerde ifade buyrulmuştur.

Ayet-i Kerimelerde: “…Muhakkak ki Allah yanında en değerli olanınız, O'ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, her şeyden haberdardır.” (Hucurat Sûresi âyet:13)

“Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi âdil davranmamaya itmesin. Adaletli olun; bu, Allah korkusuna daha çok yakışan (bir davranış) tır. Allah'a isyandan sakının. Allah yaptıklarınızı hakkıyla bilmektedir.” (Maide Suresi âyet:8) buyrulmuştur.

Abdest ve namaz, dinin direği, ferdin dinî hayatının temelidir. Adalet ise, sosyal hayatın en önemli denge unsuru ve teminatıdır. Kur’an nizamı, insanı daima bir bütün olarak ele almış, irşad ışığını ferdî yön kadar ictimai yöne tutmuştur.

Hadis-i Şeriflerde: “Bir kul günaha girerim korkusuyla, yapılması mahzurlu olmayan bazı şeylerden bile uzak durmadıkça, müttakîler/takva sahipleri derecesine ulaşamaz.” (Tirmizi, Kıyamet, 19/2451, İbni Mâce, Zühd, 24)  Nerede ve nasıl olursan ol, Allah’tan kork! Kötülük işlersen, hemen ardından bir iyilik yap ki, o kötülüğü silip yok etsin. İnsanlara karşı da güzel ahlakla muamele et!” (Tirmizî, Birr, 55/1987) buyrulmuştur.

İmtihan edilmek üzere gönderildiğimiz dünya hayatımızı takva sahibi olarak yaşayıp Allah (c.c.)’ın rızasını kazanan mü’minlerden olmamız duasıyla sıhhat ve afiyetler dilerim.

Bu yazı toplam 1598 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.