Ömer Lütfi Ersöz
Gazze İçin Sessiz Kalma!
Kadın, çocuk, yaşlı, sivil demeden yapılan bu saldırılar, gıda ve ilaç girişinin engellenmesiyle derinleşen bir kuşatma halini almıştır. Ne yazık ki, dünya ülkelerinin büyük kısmı bu vahşete karşı ya sessiz kalmakta ya da göstermelik kınamalarla yetinmektedir. Bu sessizlik İsrail’i cesaretlendirmiş, zulmü pervasızca artırmasına neden olmuştur.
Bugün Gazze’de yaşananlar, sadece Filistinlilerin değil, tüm insanlığın ortak vicdanına yapılan bir saldırıdır. Emperyalist güçlerin desteğini arkasına alan İsrail, yetmiş beş yılı aşkın süredir aynı senaryoyu tekrar etmekte, ama artık bu senaryo eskisi gibi işlememektedir. On iki gün süren İsrail-İran çatışmasında “Demir Kubbe”nin aşılabilir olduğu görülmüş, “yenilmez İsrail” efsanesinin bir propaganda olduğu ifşa olmuştur.
Geçtiğimiz hafta sonu İstanbul’da “Gazze’ye Umut Ol” sloganıyla düzenlenen yürüyüş, toplumun vicdanının hâlâ diri olduğunu göstermiştir. Türkiye, bu konuda öncü rolünü sürdürmektedir. Ancak sadece protestolar yetmez. İsrail mallarına boykot, maddi yardımlar, dua ve kamuoyu oluşturma gibi fiili ve sözlü destekler de hayati önem taşımaktadır.
Batı dünyasının ikiyüzlü yaklaşımı artık gizlenemez durumda. Gazze'deki zulmü görmezden gelen bu güçler, sadece kendi çıkarlarını merkeze alan bir politika izlemektedir. Buna karşın İslam ülkelerinin birleşmesi ve cesur adımlar atması şarttır. Bazı ülkelerin Gazze'yi tanıyacaklarını açıklamaları olumlu gelişmelerdir, ancak yeterli değildir. Artık askeri ve siyasi caydırıcılık gündeme alınmalıdır.
Müslüman coğrafyaların yaşadığı acılar, tesadüf değildir. Bu acıların çoğu, birlik ve beraberlik eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Oysa İslam, kardeşliği, dayanışmayı, adaleti emretmektedir. Toplumlar bir araya gelmeden, bu zulmü durdurmak mümkün değildir.
Unutmayalım: Zulüm ile abad olanın ahiri berbat olur. Nice Firavunlar, Nemrutlar, Ebu Cehiller tarihte yok olup gitmiştir. İsrail de bu gidişle aynı sonla yüzleşecektir. Mazlumların duası yerde kalmaz. Gazzeli kardeşlerimizin direnişi ise tarihe destan olarak geçmiştir.
Allah (c.c.) bizlere birlik ve beraberlik ruhunu tekrar kazandırmayı, zalimlere karşı dik durmayı ve mazlumların yüzünü güldürecek adımlar atmayı nasip etsin.
Banka Promosyonu ve “Faizsiz Kredi” Uygulamalarının Fıkhî Açıdan Değerlendirilmesi
23 Ocak 2026 Cuma 07:56Doğruluk: İmanın Sessiz Şahitliği
19 Ocak 2026 Pazartesi 12:03Helâl Rızık Bilinci ve Müminin Hayat Duruşu
06 Ocak 2026 Salı 15:35Yılbaşı Kutlanabilir mi?
30 Aralık 2025 Salı 15:49Özü Sözü Bir, Güvenilir ve Örnek Dava Adamı Olmak Gerekir
19 Aralık 2025 Cuma 12:04Kaza ve Kader İnancını Doğru Anlamalıyız
08 Aralık 2025 Pazartesi 10:51Allah Teala İyiyi ve Güzeli Emreder: Emredilen Her Şey İyidir, Güzeldir
04 Aralık 2025 Perşembe 12:53Asım’ın Nesline Adanmış Öğretmenlere Anlamlı Mesaj
25 Kasım 2025 Salı 11:39Tevhid, Şirk, Şeriat ve Tağut: İslam İnancının Temel Kavramları
18 Kasım 2025 Salı 12:49İlâh, Rab, İbadet ve Din Kavramları: Hakiki İman ve İslam’ın Rehberliği
12 Kasım 2025 Çarşamba 13:09
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.