Ömer Lütfi Ersöz
Silahlar Susuyor, Türkiye Kazanıyor
Binlerce canımızı toprağa verdik, milyarlarca doları güvenlik harcamalarına yönlendirmek zorunda kaldık. Ancak bugün geldiğimiz noktada, yıllardır süren bu karanlık dönemin artık sona erdiğine şahit oluyoruz.
Terör örgütleri, hem yurt içinde hem sınır ötesinde ağır darbeler aldı. Özellikle Irak ve Suriye’deki terör unsurları, artık silah bırakmaktan başka bir seçeneklerinin kalmadığını kabul ediyorlar. Üstelik bu kez bir ön şart ileri sürmeden, pazarlık yapmadan…
Bu gelişmenin öncülüğünü, teröre karşı net ve tavizsiz duruşuyla bilinen Sayın Devlet Bahçeli yaptı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da güçlü desteğiyle yürütülen süreç, olumlu bir sonuca ulaşmış durumda.
Elbette bu noktaya kolay gelinmedi. Yıllardır sadece dağdaki teröristle değil, onu destekleyen uluslararası yapılarla da mücadele ettik. Amerika’sı, Avrupa’sı, küresel emperyal güçleri yıllarca bu coğrafyada terörü bir araç olarak kullandı. Her 10 yılda bir darbe ile içimizdeki hainleri devreye soktular. Fakat artık bu oyunlar tutmuyor.
Şimdi karşımıza bir soru çıkıyor:
Silahların susmasından, barıştan, huzurdan kim rahatsız olur?
Bazı çevrelerin terörün son bulmasını “şaşırtıcı bir şekilde” eleştirmesi gerçekten düşündürücü. Adeta terör devam etsin, kan akmaya devam etsin istiyor gibiler. Oysa gerçek şu ki; 41 yıl süren terör devri artık kapanıyor. Türkiye, terörsüz bir geleceğe yelken açıyor.
Terör örgütü liderleri bile artık bir Kürt devleti kurma hayalinden vazgeçtiklerini açık açık ifade ediyor. Ellerindeki silahları bırakmaya hazır olduklarını, bunun için bir şartlarının olmadığını söylüyorlar.
Sayın Cumhurbaşkanımız da bu gelişmelerin milletimizin aleyhine olacak bir sonucu olmayacağının altını çiziyor. Ne verildi, ne alındı tartışmalarına girmeden, asıl kazancımızın “barış” olduğunu görmek gerekir.
Terörün ülkemize sadece ekonomik maliyeti yaklaşık 2 trilyon dolar. Ama işin manevi boyutu, şehitlerimizin acısı, ailelerin gözyaşı hiçbir hesapla ölçülemez.
Artık bu kaynaklar yoksul halka, emekliye, asgari ücretliye, küçük esnafa aktarılabilecek. Ülkemiz hem ekonomik hem de toplumsal anlamda daha huzurlu, daha güvenli bir döneme girecek.
Unutmayalım:
Tarihte her savaşın sonunda bir barış masası kurulur. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.S), yıllarca savaştığı müşriklerle sonunda Hudeybiye Barış Antlaşması’nı imzalamıştır. Bu, sürekli savaşın değil; doğru zamanda gelen barışın ne kadar kıymetli olduğunu gösteren bir örnektir.
Bugün bizler de aynı sorumlulukla yaklaşmalıyız.
Ben terör örgütlerinin bugüne kadar yaptıklarını asla unutmuyorum, unutmam da. Ama yarınlarımızda çocuklarımızın korkmadan yaşayacağı bir Türkiye için bu silah bırakma sürecini destekliyorum. Barışa, kardeşliğe ve huzura inanıyorum.
Artık silahlar sussun, analar ağlamasın, Türkiye kazansın.
Banka Promosyonu ve “Faizsiz Kredi” Uygulamalarının Fıkhî Açıdan Değerlendirilmesi
23 Ocak 2026 Cuma 07:56Doğruluk: İmanın Sessiz Şahitliği
19 Ocak 2026 Pazartesi 12:03Helâl Rızık Bilinci ve Müminin Hayat Duruşu
06 Ocak 2026 Salı 15:35Yılbaşı Kutlanabilir mi?
30 Aralık 2025 Salı 15:49Özü Sözü Bir, Güvenilir ve Örnek Dava Adamı Olmak Gerekir
19 Aralık 2025 Cuma 12:04Kaza ve Kader İnancını Doğru Anlamalıyız
08 Aralık 2025 Pazartesi 10:51Allah Teala İyiyi ve Güzeli Emreder: Emredilen Her Şey İyidir, Güzeldir
04 Aralık 2025 Perşembe 12:53Asım’ın Nesline Adanmış Öğretmenlere Anlamlı Mesaj
25 Kasım 2025 Salı 11:39Tevhid, Şirk, Şeriat ve Tağut: İslam İnancının Temel Kavramları
18 Kasım 2025 Salı 12:49İlâh, Rab, İbadet ve Din Kavramları: Hakiki İman ve İslam’ın Rehberliği
12 Kasım 2025 Çarşamba 13:09
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.