Mehmet Emin Parlaktürk

Mehmet Emin Parlaktürk

Hastalık Bulaşıcı mıdır?

Kardeşlerimiz arasında sosyal medyada bazı tartışmalara şahit oluyoruz.

Konu şu: “Hastalıklar bulaşıcı mıdır?”

Bulaşıcı değilse, Tıp’ta “Bulaşıcı hastalık” tabiri niçin kullanılıyor?

Eskiler, bulaşıcı olan bir şeye “sirayet eden” anlamında “sârî” derlerdi. Buna “sârî hastalık” da deniyor. Demek ki, eskiden beri bu tâbir var.

Peki, Hadis kitaplarında geçen ( لاعدوى / lâ ‘advâ ) yani: "hastalığın bulaşması olmaz" ya da "bulaşıcı hastalık yoktur" ifadesini nereye koyacağız? Özellikle, Sahihayn dediğimiz Buhari ve Müslim gibi iki önemli hadis kitabında geçen bu ibare ne anlama geliyor?. (Bkz. Buhâri, Kitabu't-Tıb / 19,25,43-46; Müslim, Kitabu's-Selâm / 111-116, Hadis no: 2224-2225 ve diğer hadis kitapları.)

Buhari Şarihi Prof. Kâmil Miras’ın da dediği gibi; Cahiliye dönemindeki insanlara göre, bulaşıcı hastalıklar dahil her şey, hurafe bir inançla İlahi bir güce dayanmadan meydana geliyor, olayların ve sonuçların Allah ile bir ilgisinin, bir bağının olmadığına inanılıyordu.

Cahiliye anlayışıyla yılmadan mücadele eden ve tüm batıl inanç ve hurafeleri ortadan kaldırarak fıtrata uygun aydınlık bir medeniyet kuran inkılapçı Peygamberimiz Hz. Muhammed Aleyhisselam, buradaki “hastalıkta bulaşıcılık yoktur” ifadesiyle insanların dikkatini, her şeyi yaratan Allah’a çekmeyi hedeflemiştir. Hadisin sebeb-i vürûdu, illeti budur.

Kaynaklarını yukarıda da verdiğim Hadis-i Şerif’in içinde yer alan; “İslam’da uğursuzluk yoktur, baykuşun ötmesiyle ya da Safer ayının gelmesiyle hayır veya şer meydana gelmez. Fakat siz, arslandan kaçar gibi cüzzamlıdan kaçınız” ifadesiyle, takınmamız gereken İslâmî tavrı Resulüllah özetlemiştir. (Bkz. Tecrid-i Sarih, Hadis no: 1927. c.12, s.84.)

Hz.Peygamber’in, yukarıdaki hadiste geçen "hastalığın bulaşması olmaz" sözüne, Bedevî bir Arap köylüsü karşı çıkmış ve aralarında şu diyalog yaşanmıştır:

“Ey Allah’ın Elçisi! Sen “Bulaşıcı hastalık diye bir şey yok” dedin. Nasıl olmaz? Eğer, bulaşıcı hastalık yoksa, benim çöldeki develerime ne oldu? Hepsi birer geyik gibi (güzel ve sağlıklı) idiler, sonra aralarına uyuz develer katıldı ve develerimi de uyuz ettiler!” dedi.

Resulüllah (a.s) cevaben:

“Peki, ya ilk uyuz deveye hastalık nereden geçti? O hastalığı kim geçirdi?” buyurdu.

Dikkat ederseniz Allah Resulü, hastalığın bulaşıcılığını reddetmiyor, hastalığın başlangıcına atıf yaparak bulaşıcılığın kaynağına işaret ediyor.

Bu ifade, hiç şüphesiz şu gerçeği açıkça ortaya koyuyor:

Her şeyin bir başlangıcı, bir muharrik (hareket ettirici) gücü var. Cahiliye anlayışının hiç gündeme getirmediği o güç de, Allah Teâlâ'dır. Hastalığı veren Allah olduğu gibi, o hastalığa bulaşıcılık özelliğini veren de Allah’tır.

Tıpkı, yağmurun, karın, dolunun yağışına da elbette sebepler vardır. Ama bunları yağdıran sebepler değil, o sebepleri yaratan ve hareket emrini veren Yüce Allah’tır. Rüzgârın esmesi de, diğer doğa olayları da böyledir.

Demek ki, Allah’ın kainata koyduğu yasalarla bunlar gerçekleşmektedir. Bu yasalar, Kur’an’da da anlatıldığı gibi, bazen fiziksel, bazen biyolojik, bazen de toplumsal yasalardır ki, Kur’an bunlara “Sünnetullah” diyor.

Yine bir Hadisi-i Şerif’te Peygamberimizin (a.s):

"Hastalıklı deve, sağlıklı devenin yanına sakın yaklaştırılmasın" dediği ve yukarıda da geçtiği üzere “Arslandan kaçar gibi cüzzamlıdan kaçınız” buyurduğu da dikkate alınırsa, bu tür hastalıklara karşı tedbir almak, bir başkasına bulaştığı sabit olan hastalıklara karşı tecrit veya karantina uygulayarak korunmak, Sünnetullah’a uymaktır.

Sonuç olarak: ( لاعدوى / lâ ‘advâ ) "Bulaşıcı hastalık yoktur" sözü söylenmiştir, evet bu doğru ama bir doğru daha var,

o da: ( فمن اعدى الاول / femen a’del-evvel) "Peki ya ilk hastalığı kim sirayet ettirdi?!"

Demek ki, ilk hastalıktan sonra "hastalığın bulaşması" vardır.

Fakat bu hastalık, durup dururken kendiliğinden olmuş ve bulaştırmış değildir. Bunun sebepleri vardır. Bu sebeplerin yasalarını oluşturan da, bu hastalığa bulaşıcı özelliğini veren de; her şeyin yaratıcısı olan yüce Allah’tır.

Hastalığın sebeplerine, virüs veya mikroplarına takılıp da, evrendeki ilahi yasaları görmezden gelir ve arkasındaki yaratıcı gücü idrak etmezsek, kısır döngülü tartışmalar hiç bitmez, havanda su dövmeye devam ederiz.

Sağlıkla kalın.

Bu yazı toplam 3504 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.