Ömer Lütfi Ersöz

Ömer Lütfi Ersöz

Tesettür ve Ayasofya'nın Cami Olarak Açılması

Toplumumuzdaki bazı kendini bilmez, Milletimizin değerlerinden yoksun bazı zavallılar İslam’a düşmanlıklarını dini değerlere sahip olanlar üzerinden yürütmektedirler. Milletimizin ortak paydası olan İslam’ın emirlerini yapıp ve yasaklarından uzak duran, kutsal değerlerimizi savunup koruyan Müslümanlara düşmanlık eden hainler dün olduğu gibi bugünde olmaktadır. Bu anlamda tesettüre düşmanlık, İslam’a düşmanlıktır. İslam, tesettürü emretmektedir. Her coğrafi bölgeye, sıcak, soğuk olma durumuna göre farklılık göstermesi çok normaldir. İslam’ın tesettür emrinin özü şudur; İnanan bir Müslüman hanımefendi fitne dönemleri hariç olmak üzere el ve yüzü dışındaki bütün vücudunun hatlarını belli etmeyecek, şeffaf olmayan giysilerle örtmek zorundadır. İnanan Müslüman hanım efendi ister çarşaf giyer, ister pardösü, ister şalvar, ister başörtüsü, ister türban giyer. Bunların hepsi mümkündür. Aslında hak ve batıl mücadelesi ilk insanla başlamış, kıyamete kadar da sürecektir. Zaman zaman İslam düşmanlarının doğrudan olmasa da dolaylı olarak İslam’a saldırabilmenin yolunun tesettüre saldırmaktan geçtiğini maalesef görmekteyiz.

     Yazık...Çok Yazık...

İslam’ın emri tesettüre (başa örtüsü, türban, çarşaf v.b.) düşmanlık edip Müslüman mahallesinde salyangoz satmaya kalkan halktan kopuk halkçı Fikri Sağlar’ı  ve Ayasofya’nın Cami olarak açılmasını hazmedemeyen adete Yunanistan’ın, Bizans’ın sözcülüğünü yapan sözcü gazetesini, haberi yapan riyakarları, sahtekarları lanetliyorum ve şiddetle kınıyorum. Müslümanlardan özür dileyiniz. Aksi halde hukuki sonuçları itibariyle kısmen de olsa dünyada ve gerçek manada da ebedi olarak mahkeme-i Kübra da İslam’a, değerlerimize olan düşmanlıklarınızın bedelini mutlaka elem verici bir azapla ödeyeceksiniz. Ayasofya’nın müzeden aslına döndürülüp Cami olarak açılması 2020 yılının en önemli olayıdır ve Müslümanlar için adeta taçlı yıldızıdır.

Ayasofya’nın müzeden Camiye çevrilmesi sonrasındaki tepkiler Yunanistan’dan ve haçlıların içimize yerleştirmiş olduğu Lawrenslerinden gelmiş ve halende maalesef gelmeye devam etmektedir. Kim ki, Ayasofya’nın Cami olarak açılmasına karşı çıkıp eleştiriyorsa açıkça ihanetin içindedir. Aslında yıllardır haçlılarla savaşmaktayız. Hilal ile haç savaşmaktadır. Ayasofya’nın cami olarak açılmasını isteyen Müslümanlar Anadolu irfanı ile bu coğrafyayı vatan yapmıştır. İslâm’ın asırlardır bayraktarlığını yapmış olan Anadolu insanlarına karşı içimizdeki ve dışımızdaki Bizans'ın çocukları hep karşı çıkmışlardır. Rabbimizin yardımı ile dün olduğu gibi bugün de fikrimizle, hukuki mücadelemizle, gerektiğinde savaşarak  bütün haçlı zihniyetlerini yenecek güçte, cesaretteyiz. Yüreği yeten varsa gelsin… hodri meydan…

     Ayasofya yeniden ibadete açıldı,

     Sözcü gazetesinin kini dışa yansıdı.

                          Ömer LÜTFİ ERSÖZ

Ayet-i Kerimelerde: “Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve Mü’minlerin kadınlarına (bir ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman) dış örtülerini üstlerine almalarını söyle. Onların tanınması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.” (Ahzab Sûresi âyet: 59)

“Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, ziynetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (Mü’min kadınlar), ellerinin altında bulunanlar (köleleri), erkeklerden, ailenin kadınına şehvet duymayan hizmetçi vb. tâbi kimseler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına ziynetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları ziynetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar (Dikkatleri üzerine çekecek tarzda yürümesinler). Ey Mü’minler! Hep birden Allah'a tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz.” (Nur Sûresi âyet:31) buyrulmuştur. 

En kuvvetli olan görüşe göre ayetteki ‘zînet’ tabiri, kadının vücudunu ifade eder ki, buna göre yasaklanan, süs eşyalarının teşhiri değil, vücudun teşhiridir. Bu yasaklamadan istisna edilen ‘görünen kısım’ ise, kadının yüzüelleri ve -bir görüşe göreayaklarıdır. Rol model Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s) de tesettürün uygulamasını hem eşlerine, hem de Mü’mine hanımefendilere öğretmiş, asırlardır da uygulana gelmiştir.

Ayet-i Kerimede :“Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi âdil davranmamaya itmesin. Adaletli olun; bu, Allah korkusuna daha çok yakışan (bir davranış) tır. Allah'a isyandan sakının. Allah yaptıklarınızı hakkıyla bilmektedir.” (Maide Sûresi âyet:8)

Ey İslam’ı bilmeyen cahillik eden Fikri Sağlar! İslam’a göre; abdest ve namaz, dinin direği, ferdin dinî hayatının temelidir. Ancak Adalet isesosyal hayatın en önemli denge unsuru ve teminatıdır. Kur’an nizamı, insanı daima bir bütün olarak ele almış, irşad ışığını ferdî yön kadar ictimai yöne tutmuştur. Onun içindir ki hiç korkmayın… Sizi ister türbanlı, isterse sakallı bir savcı, hakime, hakim yargılasın size hak ettiğinizi vereceklerinden emin olun hiç kuşku duymayın. Kanaatimce, esasen hiçbir değeri olmayanların yargılamasından korkun.
     Bundan sonra hiçbir kimsenin İslam’ın emirlerine, sembollerine düşmanlık etmemesini gönülden diliyorum. Tesettüre, Ayasofya ya saldırıp da özür dilemeyip düşmanlıklarında devam edenleri lanetliyorum ve şiddetle kınıyorum. Her kes inancını yaşamakta hür ve serbesttir. Müslümanlar başkalarının kutsalına saygı duyarken, inandığımız İslam’ın hükümlerine saygı duyulmasını istememiz en tabii hakkımızdır. 

Bu yazı toplam 3047 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.