Ömer Lütfi Ersöz
28 Şubat post modern darbesi'ne unutmayacağız ve unutturmayacağız!
Kısaca hatırlatmak gerekirse; 27 Mayıs 1960 Darbesi, 12 Mart 1971 Muhtırası, 12 Eylül 1980 Darbesi, 28 Şubat 1997 Post Modern Darbesi, 27 Nisan 2007 Elektronik Muhtıra ve 15 Temmuz 2016 Darbesi’nden de öte işgal girişimi yapılmıştır.
15 Temmuz 2016'daki işgal girişimi ve halkın direnişi
15 Temmuz 2016’da, darbelere ve ihanetlere bir yenisi daha eklenmek üzere büyük bir işgal girişimi başlatılmıştır. Ancak, Allah’ın (c.c.) lütfu, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın cesareti ve kararlılığı, halkımızın meydanlara inmesiyle birlikte bu hain girişim başarısız olmuştur. Cumhurbaşkanımızın ölümüne vatanseverleri meydanlara davet etmesiyle halk, sokaklara çıkarak iradesine sahip çıkmış, tankların, topların durdurulması için ölümüne mücadele etmiş ve darbecilere karşı direniş göstermiştir. İlk defa, darbecilerin işgal girişimi önlenmiş ve hainler cezalandırılmıştır.
28 Şubat 1997 Post Modern Darbesi’nin tarihi önemi
28 Şubat 1997 Post Modern Darbesi, insan haklarından, hukuktan yoksun despotların, millet iradesini yok saydığı bir dönemdir. Bu darbe her zaman öfke ve nefretle anılacaktır.
Zulümler ve hukuksuzluklar
Şahsıma da 28 Şubat Post Modern Darbesi sonrasında birçok zulüm yapılmıştır. İsimsiz dilekçelerle şikayet edilmemiz sonucu görevden atılmam için psikolojik baskılar yapılmış ve hukuksuz bir şekilde soruşturmalar açılmıştır. 18 maddeden oluşan suçlamaların hiçbiri somut dayanağa sahip olmamıştır. Arapça dua öğretmek, okulda mescid açmak, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) hakkında konferans vermek gibi gerekçelerle yapılan suçlamalar, adeta bir İslam düşmanlığının örnekleridir. Bu baskılara rağmen doğrulardan sapmamış ve mücadeleme devam etmişimdir.
Zalimlik, riyakârlık ve ikiyüzlülükle karşı karşıya kalmak
1998 yılında Kadir Gecesi akşamı, İl Milli Eğitim Müdürü tarafından iftar yemeği verilmiştir. Oruç tutmayan din düşmanı bir idareci, devlete ait imkanları kullanarak iftar vermiş, münafıklık ve ikiyüzlülük sergilemiştir. Benim gibi Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni olarak milli ve manevi değerleri, güzel ahlakı, dürüstlüğü ve duayı öğrencilere öğretmekle yükümlü olan bir öğretmenin, bu hukuksuzlukla karşı karşıya kalması, dönemin zalimlerinin ve riyakârlarının gerçek yüzünü göstermektedir.
28 Şubat Darbesi Sonrası Uygulanan Yasa ve Zalimlikler
- Kur’an-ı Kerim Öğrenme Yasağı: 12 yaş altındaki çocukların Kur’an-ı Kerim öğrenmesi yasaklanmıştır.
- Meslek Liseleri ve Katsayı Zulmü: İmam Hatip Liseleri’nin önü kesilmiş, katsayı zulmü uygulanarak bu okullardaki öğrencilerin önü kapanmıştır.
- Başörtüsü Yasağı: Kamusal alanda başörtüsü yasağı başlatılmıştır.
- Siyasi Engellemeler: Refah Partisi (RP) ve Fazilet Partisi (FP) kapatılmıştır. Başörtülü devlet memurları hukuksuz bir şekilde görevlerinden uzaklaştırılmıştır.
İslam'a Açıkça Savaş Açılan 28 Şubat 1997
28 Şubat 1997’de, İslam’a açıkça savaş açılmış ve bin yıl süreceği ifade edilmiştir. Ancak, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlılığı ve liderliğiyle bu darbenin tüm dayatılan maddeleri kaldırılmıştır. Müslümanlar için, kendi ülkelerinde parya olmaları son bulmuş ve özgürlükleri sağlanmıştır. Bu dönemde her zalim kendi payına düşeni almış, ancak gerçek adalet ve özgürlük kazanmıştır.
Zalimlere Karşı Durduğumuz Duruş
Her dönemde zalimlere karşı duruşumuzu en somut anlamda gösterdik. Ancak zalimlerin yöntemlerine asla başvurmadık. Adaletin gereği, her hak sahibine hak ettiği değeri vermekti ve bu mücadelemizi hukuk zemininde sürdürdük. Adalet merkezli bir mücadeleyle, hiçbir zaman zalimlerin zalimliklerini tekrarlamadık.
Zulme Karşı Durmamız ve İslami Değerlerimiz
Her dönemde zulme karşı durmamız gerektiğine inandık. Zulüm, kimden gelirse gelsin, gücüne ve konumuna bakılmaksızın karşı durulmalıdır. Firavunlar, Nemrutlar, Ebu Cehiller gibi zalimler gelip geçmiştir. Zulümle abâd olanın ahiri berbat olur. Zulme uğrayan mazlumların yanındayız ve zalime karşı her zaman direneceğiz. Gazze’de, Doğu Türkistan’da ve dünyanın birçok yerinde zulümler hala devam etmektedir. Zulme destek verenlerin, mazlumların yanında durmayanların da İlahi adaletten kurtulamayacağına inanıyoruz.
Sonuç olarak…
Zalimler için yaşasın cehennem! Rabbimiz, zalim Siyonist İsrail’in ve destekçilerinin yıkıldığı günleri, tüm mazlumların zafer kazandığı günleri en kısa sürede bizlere göstersin. Müslümanlar, değerlerine, ezanlarına, bayraklarına ve vatanlarına olan bağlılıklarını, samimiyetle sürdürdükçe, zulümleri sonlandırabilir ve adaleti temin edebilirler. Bu mücadelenin, her bir insanın doğru bildiği yolda ilerleyerek, hayırla sonuçlanacağına inanıyor ve bu kutlu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz.
Zalimlerin cezalarını bulması dileğiyle…
Banka Promosyonu ve “Faizsiz Kredi” Uygulamalarının Fıkhî Açıdan Değerlendirilmesi
23 Ocak 2026 Cuma 07:56Doğruluk: İmanın Sessiz Şahitliği
19 Ocak 2026 Pazartesi 12:03Helâl Rızık Bilinci ve Müminin Hayat Duruşu
06 Ocak 2026 Salı 15:35Yılbaşı Kutlanabilir mi?
30 Aralık 2025 Salı 15:49Özü Sözü Bir, Güvenilir ve Örnek Dava Adamı Olmak Gerekir
19 Aralık 2025 Cuma 12:04Kaza ve Kader İnancını Doğru Anlamalıyız
08 Aralık 2025 Pazartesi 10:51Allah Teala İyiyi ve Güzeli Emreder: Emredilen Her Şey İyidir, Güzeldir
04 Aralık 2025 Perşembe 12:53Asım’ın Nesline Adanmış Öğretmenlere Anlamlı Mesaj
25 Kasım 2025 Salı 11:39Tevhid, Şirk, Şeriat ve Tağut: İslam İnancının Temel Kavramları
18 Kasım 2025 Salı 12:49İlâh, Rab, İbadet ve Din Kavramları: Hakiki İman ve İslam’ın Rehberliği
12 Kasım 2025 Çarşamba 13:09
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.