Ömer Lütfi Ersöz

Ömer Lütfi Ersöz

Dinimiz İslam Güzel Ahlaka Çok Büyük Önem Vermektedir

İman ve ibadetlerimizin ahlak ile sıkı bir ilişkisi vardır. İmanın ve ibadetlerin esas hedefi insanı ahlaklı kılmak, faziletlerle bezemektir. İslam ahlakı, cihanşümul olan kapsamlı bir özelliğe sahiptir. İnsanların yaşayışlarında lazım olacak olan bütün kurallar İslam tarafından bildirilmiştir. Güzel ahlak deyince şüphesiz aklımıza Kur’an-ı Kerîm hükümlerini en iyi anlayıp yaşayan Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’in ahlakı demek olan İslâm ahlakı gelir. İslâm ahlakı; İslâm’ın özü, esası ve bizzat kendisidir. İslâm ahlakının asıl kaynağı da Kur’an ve O’nun ışığında oluşan Sünnettir.

Ahlak: huy, tabiat, seciye anlamına gelen ‘hulk’ veya ‘huluk’ kelimesinin çoğuludur. Kavram olarak ise Ahlak: “İnsanın zorlanmadan, kendi hür iradesiyle inandığı değerlere bağlı olarak gerçekleştirdiği fiil ve davranışlar bütününe” yahut “İnandığı değerlere bağlı olarak kendi isteğiyle iyi davranışlarda bulunmak, kötülüklerden sakınmaktır” İslâmi kaynaklarda hulk ve ahlak terimleri genellikle iyi ve kötü huyları, fazilet ve rezaletleri ifade etmek üzere kullanılmaktadır. İslâm ahlakının asıl kaynağı Kur’an ve O’nun ışığında oluşan sünnettir. Nitekim Hz. Âişe annemiz kendisine sorulan bir soru münasebetiyle Hz. Peygamber’in ahlakının Kur’an ahlakı olduğunu belirtmiştir. (Müslim, Müsâfirîn 139) Bu sebeple İslâm ahlak düşüncesi Kur’an ve Sünnet’le başlar. Bu iki temel kaynak dinî ve dünyevî hayatın genel çerçevesini çizmiş, amelî kurallarını belirlemiş, böylece daha sonra fıkıhçı ve hadisçiler, kelâmcılar, mutasavvıflar tarafından ahlak anlayışlarının temeli oluşturulmuştur.

İslam ile Ahlak arasında sıkı bir bağ vardır. Her ikisinin de hedefi aynıdır.İslamiyet’in ahlaka verdiği önemi, Kuran–ı Kerim’de ve Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’in örnek hayatında açıkça görürüz.

Ayet-i Kerimede: “Gerçekten sen yüce bir ahlak üzeresin.” (Kalem Sûresi Ayet:4) buyrulmuştur.

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s) Efendimiz; “Ben ancak güzel Ahlakı ( üstün ahlak değerlerini) tamamlamak üzere gönderildim” (Muvatta,Hüsnül Hulk,8) buyurmuştur.

İnsanlar, hiçbir zaman kendi kurtuluşlarını, başkalarının felaketlerinde veya kendi yükselişlerini başkalarının alçalmasında aramamalı, yükselişlerini, kurtuluşlarını ve mutluluklarını inandığı değerlerine sahip çıkarak, ibadetlerini yaparak, sonucunda güzel ahlak’a erişerek elde edebileceğini çok iyi bilmelidirler. İlk insanla birlikte bu süreç başlamış, insanlığın varoluşundan itibaren İlâhi dinlerin tamamı, insanlara güzel ahlak sahibi olmayı emretmiş, son din olan dinimiz İslâm ise güzel ahlak’ı en büyük erdem saymış ve güzel ahlakla ilgili çok önemli kurallar koymuştur.

İman eden ve imanın gereğini gereği ibadetlerini yapan Müslüman, güzel ahlaka ulaşmış olur. İman eden kişi hem güven altına girmiş, hem de başkalarına güven vermiş olur. Bunun içindir ki Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) Hadis-i Şeriflerinde: “Müslüman, elinden ve dilinden başkalarının emin olduğu kimsedir” “İmanın en üstünü, Allah için sevmen, Allah için buğzetmendir” buyurmuştur. Bu hadis-i şerif, İman ile Ahlakı birleştirmiştir. Demek ki İslam, İmana dayanan, gücünü İmandan alan bir Ahlak getirmiştir. İman, Ahlaki davranışa; günah-sevap, haram-helal kavramlarını katmaktadır. Yalan söyleyen kişi Ahlaksızlık yapmanın yanında, Allah (c.c.)’a karşı gelmiş, günah da işlemiş olur. Bu şekilde herhangi bir yanlışa düşmemek için haramlardan kaçınarak, emredilmiş olan doğruluk, dürüstlük, yardımlaşmak v.b. güzel davranışlarda bulunmak sureti ile İslam Ahlakına ulaşmalıyız.

Hadis-i Şerifte: “Müminlerin İmanı en kuvvetli olanları, huyu (ahlakı) en güzel olanlardır.” ( Müsnedd-i Ahmet Bin Hanbel,C.2,250) buyrulmuştur. Kuran-ı Kerim Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’i bize en büyük örnek göstermekte, “Andolsun ki, Resûlüllah, sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok zikredenler için güzel bir örnektir.” (Ahzap Sûresi Ayet:21) buyrulmaktadır. O’nun ahlakı da zaten Kur’an dır. Kur’an neyi emrederse yapar, neyi nehye derse ondan da kaçınırdı.

İslâm, Ahlaka çok büyük önem vermekte ve onu gerçekleşecek en büyük hedef olarak almaktadır. İslâm Ahlakının ilk temel şartı İman etmektir. İkinci şartı ise inandığını uygulamaktır. Kısacası söylediği şeyi yapmak, yapamayacağı şeyi söylememektir. Yani özü-sözü, içi-dışı, fikri-fiili bir ve aynı olmaktır. İmanının gereğini yapanlar güzel ahlaka ulaşırlar. Kısacası; İman + İbadet = Güzel Ahlak.

Allah (c.c.) güzeldir, güzeli sever ve her güzel hasleti kulları üzerinde görmek ister. Güzel ahlaka sahip olanlardan olmamız duası ile sıhhat ve afiyetler dilerim.

 

Bu yazı toplam 2475 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.