Ömer Lütfi Ersöz
İslâm Dininde Zorlama Var mı, Yok mu?
İslam’ın Temeli: Özgür İrade ve İnanç Hakkı
İslâm dini, Allah (c.c.) tarafından Hz. Muhammed (s.a.s.) aracılığıyla tüm insanlığa gönderilmiş son ilahî dindir. Bu dinin en temel esaslarından biri, hiç kimsenin zorla Müslüman yapılmayacağı ilkesidir. Her insan, kendi hür iradesi ile İslam’ı kabul etmekte veya reddetmekte özgür bırakılmıştır.
Kur’an-ı Kerim’de bu gerçek şöyle ifade edilir:“Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğutu reddedip Allah’a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır.” (Bakara, 256) “Sizin dininiz size, benim dinim banadır.” (Kâfirun, 6)
Bu ayetler, inancın ancak gönül rızasıyla anlam bulduğunu ve İslam’ın zorlamayı reddettiğini açıkça ortaya koyar.
İslam’da Savaşın Amacı Din Zorlaması Değildir
İslam’da savaş, insanları zorla Müslüman yapmak için değil; din ve vicdan özgürlüğünü korumak, zulmü engellemek ve adaleti tesis etmek amacıyla yapılır. Müslüman olmayanlar, İslam düzeni içinde inanç özgürlüğüne sahip olup, kendi dinlerini yaşamaya devam edebilirler.
Bu yönüyle İslam, sadece inanç özgürlüğünü değil, aynı zamanda insan onurunu koruyan bir sistemdir.
Nefs, Şeytan ve Aklın Rolü
İnsanın en büyük düşmanları nefs ve şeytandır. Nefis sürekli kötülüğü emreder, şeytan ise insanı hakikatten uzaklaştırmak ister. Ancak Allah’ın insana bahşettiği akıl nimeti, doğruyu yanlıştan ayırma gücünü verir.
İslam, insanın aklını vahiy ile buluşturarak doğru düşünmesini, sorgulamasını ve iman etmesini ister. Bu nedenle inanç, körü körüne değil, bilinçli bir tercihle olmalıdır.
İslam’ı Seçmek Özgürlüktür, Ama Sorumluluk Getirir
Bir kişi kendi isteğiyle Müslüman olduğunda, artık İslam’ın gereklerini yerine getirmekle yükümlüdür.
Bu durum, tıpkı bir mesleği kabul eden kişinin görev sorumluluğunu üstlenmesi gibidir.
Nasıl ki öğretmen veya polis kendi rızasıyla görevi kabul eder ve kurallara uymak zorundaysa, Müslüman olan bir kişi de dinî vecibelerini yerine getirmekle yükümlüdür.
Namaz, oruç gibi ibadetler kişinin Allah’a olan sadakatini gösterir. Hanefî mezhebine göre namazı kılmayan bir Müslüman önce uyarılır, toplumdan tecrit edilir, sonunda tövbe edip ibadetine dönmesi sağlanır. Bu durum, inancı zorla dayatmak değil, imanın sorumluluğunu hatırlatmaktır.
Sonuç: Dinde Zorlama Yoktur, Sorumluluk Vardır
İslam, insanın aklını ve iradesini kullanarak doğruyu bulmasını ister.
Hiç kimse zorla Müslüman yapılamaz; fakat kendi iradesiyle Müslüman olan, bu tercihin gereğini yerine getirmekle yükümlüdür.
Gerçek iman, özgür bir kalbin samimi teslimiyetiyle mümkündür.
Son Söz:
Her Müslüman, İslam’ı özgür iradesiyle seçmeli, inancını bilgiyle güçlendirmeli ve yaşamına yansıtmalıdır.
Rabbimiz bizleri inancını bilerek yaşayan, ahlâklı, örnek Müslümanlardan eylesin.
Banka Promosyonu ve “Faizsiz Kredi” Uygulamalarının Fıkhî Açıdan Değerlendirilmesi
23 Ocak 2026 Cuma 07:56Doğruluk: İmanın Sessiz Şahitliği
19 Ocak 2026 Pazartesi 12:03Helâl Rızık Bilinci ve Müminin Hayat Duruşu
06 Ocak 2026 Salı 15:35Yılbaşı Kutlanabilir mi?
30 Aralık 2025 Salı 15:49Özü Sözü Bir, Güvenilir ve Örnek Dava Adamı Olmak Gerekir
19 Aralık 2025 Cuma 12:04Kaza ve Kader İnancını Doğru Anlamalıyız
08 Aralık 2025 Pazartesi 10:51Allah Teala İyiyi ve Güzeli Emreder: Emredilen Her Şey İyidir, Güzeldir
04 Aralık 2025 Perşembe 12:53Asım’ın Nesline Adanmış Öğretmenlere Anlamlı Mesaj
25 Kasım 2025 Salı 11:39Tevhid, Şirk, Şeriat ve Tağut: İslam İnancının Temel Kavramları
18 Kasım 2025 Salı 12:49İlâh, Rab, İbadet ve Din Kavramları: Hakiki İman ve İslam’ın Rehberliği
12 Kasım 2025 Çarşamba 13:09
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.